Türk Spor Ajansı

Kaptan kimliğini düşürdün

A+
A-
17.04.2021
95
ABONE OL

Takımda hırs yok, mücadele yok, rakip ataklara karşı bir reaksiyon yoktu. Bu nedenle oynanan futbola “maç” demek mümkün değildi. Maç demek, iki takımın karşılıklı olarak mücadele etmesi demekti… Oysa burada rakiplerden biri ortada gözükmüyordu. Ataklar ‘hamle’ olsun diye değil rastlantılara göre yapıldığı izlenimi veriyordu. Tam o sırada tribünden bir ses oyunculara kim olduklarını hatırlattı: “Üzerinizdeki formayı çıkarın, öyle oynayın!”

Kelepir fiyatına profesyonel yapılan genç futbolcular, takımda yer bulmak için deneyimli futbolcularla mücadele ederken kendilerine yapılan haksızlıkları da profesyonelce sinelerine çekiyordu. Çünkü, dolaylı veya dolaysız karşılaştıkları haksızlığa pozisyonları gereği itiraz edecekleri güçleri yoktu. Bu süreçte, takım antrenmanı yanında sabır antrenmanı yaparken top toplayıcı çocuklardan birinin motive edici cümlesi duyuldu: “Abi, siz direnmezseniz biz futbolcu olamayız.”

İkili mücadele esnasında oyunculardan biri düştüğü yerden kalkmadı, canın acıdığı her halinden belli oluyordu. Ancak, rakip takım oyuncuları oyunu durdurmaya pek niyetli değillerdi, aralarında paslaşmaya devam ediyorlardı. Arkadaşlarının yerde acı içinde kıvrandığını gören oyuncular topla oynayan oyuncuyu ‘topu dışarı at’ diye uyarı yaptılar ama bu uyarı karşılık bulmadı… Sakatlık olduğunda oyunu devam ettirmek puan kazanma gayretiyse, yerde yatan oyuncu için oyunu durdurmak sahada duruş biçimiydi ama olmadı. İşte o an tribünden topla oynayan oyunculara hitaben ibretlik bir ses duyuldu: “Topu değil bozuk zihniyeti dışarı at!”

Zorluk derecesi yüksek bir maçtı. Takımlardan birinin kümede kalma, diğerinin prestij maçıydı. Küme düşme stresi yaşayan takım oyuncuları rakip takım oyuncularının mücadele etmesine öfkeleniyor, rakip takım oyuncuları da inatla mücadeleyi bırakmıyordu. Oyunu içinde sinirler gerilmeye başlamıştı. Önce itişmeler, sonra hakemlerin duymayacakları şekilde küfürleşmeler ve nihayetinde şut ile tekme atmak yer değiştirmişti. Rakibine kasıtlı tekme attığı için oyundan ihraç edilen bir oyuncu hakeme de saldırınca, sahaların tozu ve toprağını yutmuş kır saçlı antrenörü sustu.

Gözleri uzaklara daldı…

Sonra, kafasını yukarı kaldırdı ve dudaklarında şu dizeler döküldü: “Keşke saldırmak yerine sarılsaydın.”

Yılların deneyimli antrenörü sürekli hakemleri aldatmayı deneyen oyuncusuna hayatı boyunca unutmayacağı ders niteliğindeki şu cümleyi söyledi: “Hakemleri aldatmak için kurnaz olmak yeterlidir, ama saygın sporcu olmak için değil. Hakemi aldatmayı düşünürken, seni binlerce taraftarın gördüğünü yüzbinlerce insanın izlediğini unutma!”

Maçta bir türlü istenilen oyun oynanamıyor istenilen skor alınamıyordu. Teknik direktör oyuncu değişikliği yapmaya karar verdi. Kendince verimsiz olduğunu düşündüğü oyunculardan birini daha verimli olacağını düşündüğü bir başka oyuncu ile değiştirdi. Teknik direktörü ile aynı fikirde olmayan çıkan oyuncu tabelada kendi numarasını görünce söylenmeye başladı, bu karardan memnun olmadığı her halinden anlaşılıyordu… Kenara doğru gelince öfkesi arttı söylenme yerini küfretmeye bıraktı, sinirli bir şekilde üzerindeki formayı çıkarıp yere doğru fırlattı. Kulüpte uzun yıllar malzemecilik yapan emekçi adam o formayı yerden aldı ve ders alınması gereken şu cümleyi söyledi: “Kaptan kimliğini düşürdün.”

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.