Türk Spor Ajansı

AÇILIŞ MAÇI NEYDİ?

A+
A-
13.06.2021
95
ABONE OL

Avrupa kupasının açılış maçında doğru plan ve organizasyonlar yapamadık. Oyununun hücum ve savunma organizasyonları ile geçiş oyunlarını takım halinde uyumlu bir şekilde uygulayamadık. Savunurken hücuma, Hücum ederken de savunmaya hazır değildik. Hakan, İrfan, Cengiz ve Burak gibi bireysel yetenekleri ortak güce dönüştüremedik. Kötü bir futbolla İtalya’ya 3-0 mağlup olduk.

Maçta defansif bir pozisyon almak direnmeyi, hücum oynamak oyunun inisiyatifini ele almayı işaret ediyordu. Yani, kendi sisteminin mantığı gereği, İtalyan takımı sürekli baskılı oynayan durumdaydı. İtalya karşısında ataklara karşılık vermeden maç boyunca çabalayan bir milli takımımız vardı.

Maçın sakat ve cezalı futbolcu olmadan bitmesi en olumlu tarafı oldu.

Oysaki ‘bizim çocuklarımız’ genç, yetenekli, hırslı ve mücadeleci güçlüydüler ama saha da izleyenlere sundukları neydi?

Rakipten korkmakla rakibe saygı duymak, defans yapmakla hücuma çıkamamak, uzun top oynamak ile şişirmek arasındaki farkı anlayamadık. Takımın kötü oynaması, Uğurcan’ın bireysel başarısındaki albeniyi artıracaktı ama isabetsiz pasları (ayaklarının zayıf olması) yüzünden olmadı. Futbolcularımız kazanma iddiası olmadan kaybettiler.

Bizim çocuklar maç içerisinde “ellerinden tutulup, yardım edilmesini bekleyen” çocuk gibiler.

Kendimize özgü futbol oynamamız gerekir ve beklenirken, Şenol Güneş’in sahada oynatmak istediği futbol neydi?

Şenol Güneş, takımını ne oynatacağını biliyordu ama oynatmaktan kaçındı. Rakibin güçlü ve ev sahibi olması bahanesine sığınarak oyun oynayan değil, oyun bozan bir anlayışla takımını oynattı. Saha da açık ve cesur futbol oynatmanın maliyetinden kaçındı. Bu durumda maç, Şenol Güneş’in kontrolü ötesinden bir maç oldu.

Pas yapamadık, geçiş oyununu oynayamadık, oyunu genişletemedik. Savunma yapmaktan rakip defansın arasına sızamadık. İtalya’nın 8’li defans bloğumuz içerisinde top çevirmesi rakiplerine ciddi bir meydan okuma ve kalite farkıydı.

Çok konuşmasına rağmen hiçbir iletişim emaresi göstermeyen TRT’nin en deneyimli spikerlerinden Erdoğan Arıkan ve Levent Özçelik’in sunum mantığı neydi?

Futbol bilgi ve birikimlerini ispatlamaya çalıştırlar. İzleyenlere “siz futboldan anlamıyorsunuz, durun biz size anlatalım” der gibi maç anlattılar.

Spikerin asli görevi maç anlatmak değil de slogan üretmekmiş gibi hareket ettiler. Rakibe saygı duymadan pozisyonu yorumlayıp, oynanan futbola bakamadan topluma zorla dayattıkları ‘Bizim çocuklar’ sloganından bizim takımımız, bizim gururumuz, ikinci maç bizim (Galler maçının Bakü’de oynanacak olmasına vurgu yaparak) stadyumumuzda gibi gereksiz türevler çıkarmaya çalıştırlar.

“Merih bu milli takım, bu vatan için çok şey yaptı-Ama top onlarda” sözlerini de gaf olarak kabul etmek gerekiyor.

“Her bildiğini söyleme, her söylediğini bil … “ Clavdius

Bunun yanı sıra, Mustafa Sandal, Derya Uluğ, Eypio ve Irmak Arıcı’nın birlikte söyledikleri ‘Bizim Çocuklar’ marşı çok basit, Kıraç’ın ‘haydi’ isimli milliyetçilik dozajı yüksek şarkısı gereksiz, maç günü bazı gazete manşetleri;

‘Roma’yı Yakın Gelin Çocuklar’ (Fanatik)                                             

‘Gazanız Mübarek Olsun’ (Fotomaç)

‘Alın Gelin Şu Kupayı’ (Hürriyet)

‘Bizim Çocuklar Tarih Yazacak’ (Milliyet)

‘Roma’yı Yakalım Üç Puanla Başlayalım’, ‘Yakarız Roma’yı da Yakarız Yaparız Bilirsin’ (Sabah) mantıksızdı.

Sonuç olarak turnuvaya, bütün olarak formsuz bir şekilde başladık. Galibiyet için performansımız yeterli olmadı. Futbol algımız ve oyun anlayışımız bu maç için yetersizdi.  Ancak önümüzde gruptan çıkmak için iki maçımız daha var. Aşırılıkları bir kenara bırakıp reel düşünmeyi, sakin kalmayı ve sabır olmayı becerebilirsek (skor için kahinlik yapmaya gerek yok) mutlu ve umutlu olabiliriz.

“Umut karın doyurmaz,” dedi kadın.

“Karın doyurmaz ama insanı ayakta tutar,” Halil Cibran

YAZARIN EKLEMİŞ OLDUĞU YAZILAR
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.