Türk Spor Ajansı

İKİ KERE YENİLMEK

A+
A-
02.07.2021
77
ABONE OL

Yenilmek bir trajedi değildir ama yenilmenin öyküsü yenilgiyi trajik hale getirebilir. Her sporcu veya spor insanı hayatında bir yazgı gibi mutlaka dramatik bir olay yaşamıştır. Örneğin bir futbolcunun kendi kalesine gol atması, bir güreşçinin kendi oyunu ile tuş olması,  bir atletin finişe yaklaşırken sakatlanıp yarışı tamamlayamaması, bir bisikletçinin önde götürdüğü bir yarışı tamamlamadan seyircileri birinci olmuş gibi selamlarken bir anda ikinci konumuna düşmesi gibi örnekler gösterilebilir.

Kendinizi iyi hissetmeyeceğiniz bu durum gerçekte “hayır” demeyi tercih ederken “evet” demenin bedelini çok fazla ödemek gibidir. Bunların bazıları bizim dışımızda gelişir, onları kontrol etmek, onlardan korunma şansınız olmayabilir. Bunlar çaresiz kaldığımız anlardır.

Kaybetmemizdeki esas nedenin; bireysel olarak rakibin çok yetenekli ve becerikli olmasından değil dikkatsizliğimiz, isteksizliğimiz, düşüncesizliğimiz, sorumsuzluğumuz veya iletişimsizliğimiz sonucu olduğu söylenebilir. 

Olaya takım olarak baktığımızda ise rakibin çok güçlü bir takım ve oyun stratejisinden değil plansızlığımız, vizyonsuzluğumuz, tercih hatamız, bilgisizliğimiz, öz kaynaklarınızı tüketmemizden veya oyunun gereğinden değil gereksizliğimizden yani rakibe değil, olanla olması gereken arasındaki farkta yenik düşeriz.

Bu ‘zıtları’ düşündüğümüzde, rakibin sevabından değil günahımızdan yenildiğimiz için ‘yenilmek iki kere yenilmek’ olur.

Neden bazılarının bunu başarabilirken, başaramadığımızı ortaya koymak istiyorsak, bu sorunu kendini gerçekleştiren insanlar bağlamında ele almamız gerekmektedir. Ancak o zaman kolay olmasa da yaşamın pek çok alanında olduğu gibi spor alanında da kendi yazgımızı yaratabilir, daha iyi seçim yapabilir, en azından bu ikilemleri yaşamadan yazgı diye sunulan zor koşulları aşmayı deneyebiliriz. Yoksa insan olmanın ayrıcalığı, özgürlüğümüz, bilgi ve zekâmız neye yarayacak, sportif yetenek ve becerilerimizin ne anlamı olacaktır?

Sonuç olarak, hiç kimse, kazanmak varken kaybetmeyi seçmez. Gerçeklik olarak kaybetmek üzüntü vericidir. Yaşamda kaybetmenin güzelliği diye bir şey yoktur. Ama ‘pisi pisine’ kaybetmek daha büyük üzüntü vericidir. Çünkü, emeklerimizin boşa gittiğini, kazananın hak etmeden kazandığını veya elimizden büyük bir fırsatı kaçırdığımızı düşünürüz.

                                        “Kaçan balık her zaman büyüktür.”

Bu düşünce üzüntüyü acıya dönüştürür. Ancak (nedeni ne ve nasıl olursa olsun) kaybetmek bir yazgı değildir. Yeter ki iyileştirilmiş koşullarda, doğru (liyakatli) insanlarla bilinçli adımlar atalım, sabredelim ve zorluklarla mücadele etme alışkanlığı kazanalım. Bu bir yaşam gerçeğidir “mücadele azmini kaybetmeyen kazanmayı başaracaktır.”

YAZARIN EKLEMİŞ OLDUĞU YAZILAR
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.