rcengiz1965@gmail.com01.06.1965 Diyarbakır doğumlu. Lisans, Yüksek lisans ve Doktora eğitimini: Ankara Gazi Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor A.B.D.’da tamamladı.Ulusal ve uluslararası bilimsel Kongre ve Sempozyumlarda 84 bildirisi bulunmaktadır.Ulusal ve uluslararası spor bilimleri dergilerinde 45 yayınlanmış makalesi yer almıştır.“O Küçe Senin Bu Küçe Benim”, “Kulübümüz Köklü, Camiamız Büyük Allah Kerim”, “Köşeli Yazılar”, “Top Patladı Şimdi Onarma Zamanı”, “İletişim”, “Sporda İletişim”, “Futbolda Yıldırma” ve “Her Sorun Futbola Gol Oluyor” kitaplarını yazdı.TBMM ve bazı bakanlıklarda çeşitli komisyonlarda görev aldı.Birçok ödül sahibi, Manisa Celal Bayar Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi Rekreasyon Anabilim Dalı Öğretim Üyesi olan yazar evli ve iki çocuk babası.
İnsan ilişkilerinde eyleme dönüşmediği, kişi hak ve hürriyetini kısıtlamadığı, kişi veya topluma zarar vermediği sürece, hayat felsefemiz ve düşünce kalıplarımızdaki;
Açgözlülüğü yasaklayan yasa yok.
Bencilliği yasaklayan yasa yok.
Görgüsüzlüğü yasaklayan yasa yok.
Hadsizliği yasaklayan yasa yok.
Kibirli olmayı yasaklayan yasa yok.
Kindarlığı yasaklayan yasa yok.
Mantıksızlığı yasaklayan yasa yok.
Nankörlüğü yasaklayan bir yasa yok.
Önyargıyı yasaklayan yasa yok.
Ruhsuzluğu yasaklayan yasa yok1.
Tahammülsüzlüğü yasaklayan yasa yok.
Yalakalığı yasaklayan yasa yok.
Vefasızlığı yasaklayan bir yasa yok.
Doğal afetlerde ekran karşısında boş konuşmayı yasaklayan yasa yok.
Basit bir şey de olsa, sevgisizliği, saygısızlığı, hoşgörüsüzlüğü ve kötü yürekliliği yasaklayan yasa yok1.
Toplumsal yaşamda bu ‘yok’lar psikolojik vakaların ‘çokluğu’ anlamına gelmektedir. Bu anlam, toplumda özgüvensiz, çatışmacı, öfkeli, saldırgan ve şiddet eğilimli insan sayısının artması; sabırsızlık, sorumsuzluk, ukalalık, kuralsızlık, açgözlülük, kurnazlık ve fırsatçılığın etkili bir yöntem olarak kabul görmesi demektir.
Görüldüğü gibi kendi bilincine varamamış insanın ahlaki bilgisi ile davranışı arasında her zaman bir uyum olmuyor2. Bu önemsiz bir uyumsuzluk değildir: farklı bakış açılarını engelleyen kötü bir bilinç, yoz bir kültür ve bencil bir anlayış ürünüdür. Kötü alışkanlıklar gerçek problemlere karşı sahte çözüm veya kaçış şeklinde ortaya çıkabilir. Ancak, toplumda kabul gören her şeyin zıttı olan “öteki” vardır ve bu “öteki” yok veya etkisiz gibi görünse de aslında ertelenmiş bir anlam olarak bu şeylerin içindedir
Bu duygu ve düşüncelerin yanlış olduğunu bilmek bir anlam ifade etmiyor. Bu tür çelişkilerden kurtulmak umutlarımızı kaybetmemek, kendimizi daha iyi hissedebilmek, yani hayatımızdan hoşnut geleceğimizden umutlu olabilmek için etik, ahlak, terbiye, edep, vicdan, merhamet gibi değer kaynaklarını hayatımıza aşılamak gerekiyor.
Sonuç olarak, insan zor şartlar altında ilkeli ve prensipli bir şekilde yaşamak istiyorsa ahlaki duygularıyla hareket etmeyi, sezgileriyle kavramayı öğrenmelidir. Hayat, en büyük öğretmendir. Kuşkusuz bunun için hayat karşısında “öğrenci” olmasını bilmek gerekiyor.
“Dünyanın bir yerinde hava kapalıyken, bir başka yerinde güneş mutlaka parlıyordur.”
Kaynak:
Sponvıllı, A.C. (2012), Kapitalizm Ahlaki midir? Zamanımızın Kimi Gülünçlükleri ve Zorbalıkları Üzerine, Çev.Dilek Yankaya, İletişim Yayınları, İstanbul.
Güngör E (1997 ) Ahlak Psikolojisi ve Sosyal Ahlak, Ötüken Neştiyat, İstanbul.
01.06.1965 Diyarbakır doğumlu. Lisans, Yüksek lisans ve Doktora eğitimini: Ankara Gazi Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor A.B.D.’da tamamladı.
Ulusal ve uluslararası bilimsel Kongre ve Sempozyumlarda 84 bildirisi bulunmaktadır.
Ulusal ve uluslararası spor bilimleri dergilerinde 45 yayınlanmış makalesi yer almıştır.
“O Küçe Senin Bu Küçe Benim”, “Kulübümüz Köklü, Camiamız Büyük Allah Kerim”, “Köşeli Yazılar”, “Top Patladı Şimdi Onarma Zamanı”, “İletişim”, “Sporda İletişim”, “Futbolda Yıldırma” ve “Her Sorun Futbola Gol Oluyor” kitaplarını yazdı.
TBMM ve bazı bakanlıklarda çeşitli komisyonlarda görev aldı.
Birçok ödül sahibi, Manisa Celal Bayar Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi Rekreasyon Anabilim Dalı Öğretim Üyesi olan yazar evli ve iki çocuk babası.