Betpasgiris.vip restbetgiris.co betpastakip.com restbet.com betpas.com restbettakip.com güvenilir casino siteleri casino siteleri canlı casino siteleri deneme bonusu veren siteler
ANKARA (TSA)-Türk Atletizmine sporcu ve antrenör olarak yıllarca hizmet veren, 2004 yılında Çekiç Atmada Olimpiyat Bronz Madalyası kazanan Eşref Apak’ın antrenörü Artun Talay, Türk Spor Ajansı ailesine katıldı. Sporcu antrenörlüğünü bıraktıktan sonra antrenör yetiştirmeye başlayan Artun Talay, bundan böyle başta atletizm olmak üzere Türk Sporu hakkında Türk Spor Ajansı’nda değerlendirmelerde bulunacak.
ARTUN TALAY KİMDİR?
Artun Talay 1955 yılında Ankara’da doğdu, okul eğitimlerini de Ankara’da aldı, atletizm sporuyla 1968 yılında tanıştı. Atma branşlarından hepsini yapsa da çekiç atmanın kendisi için daha uygun olduğunu düşünerek çekiç atma branşında 20 yıl spor yaptı.
1988 yılında antrenörlüğe başladı. Binlerce sporcu taraması yaptı ve onlarca rekortmen sporcu, Türkiye şampiyonları, dünya ve Avrupa madalyalı, olimpiyat madalyalı sporcular yetiştirdi.
2016 yılında profesyonel sporcu çalıştırmayı bırakıp atletizm federasyonu bünyesinde antrenör eğitimleri için seminer kurs ve öğretici videolar çekmeye başladı. Teknik eksiklikleri olan sporcular için YouTube kanalı kurdu ve eğitici tekniklerin olduğu bir video serisi hazırladı.
Şu an atletizm federasyonunun açmış olduğu antrenörlük kurslarında atma branşı eğiticisi olarak dersler vermektedir. Yaşamını Ankara’da devam ettirmektedir.
FAİR PLAY ÖDÜLLÜ ANTRENÖR
Çekiç atmada Olimpiyat Madalyalı sporcumuz Eşref Apak’ın antrenörü olan Artun Talay, 2004 yılından sonra bu görevi bıraktı.
Atina’daki 28. Yaz Olimpiyat Oyunları’nda atletizmde erkekler çekiç atmada bronz madalya alan Eşref Apak’ı yetiştiren ve Eşref Apak’ın daha ileriye gitmesi için kendisinin artık yeterli olmadığını belirtip, onu daha yukarıya taşıyacak bir antrenörün getirilmesini isteyerek görevi bırakan Artun Talay, bu davranışından dolayı Türkiye Fair Play Büyük Ödülüne, ardından da Dünya Fair Play Şeref Diploması Ödülüne layık görülmüştü.
İşte Artun Talay’ın ilk yazısı:
KAÇ MADALYA?

Olimpiyat Oyunları’ndan önce kaç madalya alabileceğimizi söyleyebilecek spor yazarlarını neden yetiştiremedik?
Eğer her ana akım televizyon ve her gazete basın yayın yüksek okulu birer genci işe almış olsalardı bugün en az 25 bu soruya yanıt verecek spor yazarımız olurdu.
İşe alınacak bu yetenekli gençler, atıcılıktan yüzmeye kadar bütün dalların yarışmalarını ve antrenmanlarını takip ederek önceden kaç madalya alabileceğimizi söylerlerdi. Olimpiyat oyunlarına hazırlanma 4 yılla sınırlı değildir. Bunun öncesi de vardır. Sporcu ve antrenörü son 4 yılı ve önceki zamanı keyiflerinden ve özel hayatlarından fedakarlık ederek spor merkezi, okul ve ev arasında geçirirler.
Spor yazarı olarak yurtdışına gidenlere işini sorarlar. Spor yazarı olduğunu söylemesi yetmez. Çünkü ona ne sporunu yazıyorsun diye sorarlar.
Spor yazarı uzmanı olduğu dalı, sporcudan, antrenöründen, hakemden daha iyi bilmek zorundadır. Bunun için dünyayı yakından takip eder.
Gelişmiş ülkelerde yalan ve karalama haber yapanlara ağır cezalar vardır. Milli kayakçı hakkında yalan ve karalama haber yapan spor yazarına 30 gün, yazı işleri müdürüne 45 gün hapis ve her ikisine 290.000 dolar mahkeme para cezası vermiştir. Haberciliğin ana kuralı belgedir. Yanlış verilen bir haber ‘layık olmayanı abad, övgüye layık olanı da berbat eder.’ Spor yazarlarının duayeni Namık Sevik’in ‘işe yarar bir şeyler yapın’ parolasına uyabilmek için sporda dünya çapında söz sahibi olabilmek smacıyla halkı profesyonel futbol, basketbol, voleybol dışında da eğitmek zorundayız.
Hiç bilenlerle bilmeyenlerin eşit olamayacağını bildiğimize göre basın yayın mezunu yetenekli gençlerin olimpiyat uzmanı spor yazarları olarak işe alınıp yetiştirilmeleri zorunluluk halini almıştır.