bahrivreskala@gmail.comİstanbul-İzmir Gençlik ve Spor e. İl Müdürü, TMOK Konsey Üyesi, İzmir KulüplerBirliği Kurucu ve Danışma Kurulu Üyesi, Türkiye Futbol Adamları Derneği İzmirŞube Başkanı, Genel Merkez Yönetim Kurulu Üyesi, Ege Tenis Eğitim VakfıKurucu Üye ve Başkanı, Atletizm, Futbol, Masa Tenisi, e. Hakemi, Atletizm, SualtıYüzme Federasyonları e. Üyesi.
30 yıl Gençlik ve Spor Bakanlığında memur , üst düzey spor yöneticiliği, 30 yıl da özelde spor kulüpleri yöneticiliği görevlerinde bulunan, başta futbol olmak üzere birçok spor dalında hakem ve Federasyon Yönetim Kurlu Üyesi olarak, sporumuza aralıksız 60 yıl hizmet eden ve halen de etmekte olan bir spor yöneticisi olarak TFF Başkanı Sayın Nihat Özdemir’e, futbolumuzun kurtuluşu ile ilgili olarak 2021-2022 futbol sezonu öncesinde aldığı radikal kararı nedeniyle teşekkür ediyorum.
İstanbul ve İzmir Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü görevlerimde, TÜRFAD – Türkiye Futbol Adamları İzmir Şubesi Kurucu Başkanı ve seçilmiş Başkanlığımda, TÜRFAD Genel Merkez Yönetim Kurulu Üyeliklerimde ısrarla üzerinde durduğum , uzun yıllar mücadele ettiğim , her ortamda ve toplantılarda dile getirdiğim , Futbolumuzun kurtuluşu olarak gördüğüm , ama başaramadığım ; bana göre futbolumuzun ilerlemesini engelleyen, kendi öz çocuklarımızın haklarının yenmesine sebep olan, “ yabancı futbolcu sınırlaması “ hususunda Türkiye Futbol Federasyonunun almış olduğu, zamana dayalı “ radikal karar futbolumuzun kurtuluşu olacaktır.”
Devamında Kulüpler Birliğinin, bu kararın iptali, yayın hakları ve benzer isteklerini TFF ye ültimatom verir gibi iletmeleri karşısında, Sayın TFF Başkanı Nihat Özdemir’in kararlı tutumu, taviz vermeyen duruşu , kararın kesin olarak uygulanacağını bir kez daha tüm kulüplere, spor kamu oyuna ve Kulüpler Birliğine hatırlatılması, takdire değer örnek bir davranıştır. Ne yazık ki önceki yıllarda , Kulüpler Birliğinin TFF’den benzer nitelikteki istekleri kabul ediliyor ve alınan kararlar iptal ediliyordu. Önceki TFF Başkanlarından bazıları ile dostluğumuz olmasına rağmen önerimi kabul ettiremiyor, yabancı futbolcu sayıları azalacağına giderek arttırılıyordu. O kadar ileri gidildi ki , bu sayı 16 çıkarıldı. Doğal olarak bu olumsuz tablo futbolumuzu çok etkiledi. Hatta resmi Süper Lig karşılaşmalarında takımlarımızdan bazıları sahaya “ on bir yabancı futbolcu “ ile çıkıyorlardı. Hatırlanacağı üzere Milli Futbol Takımımızın önceki teknik direktörlerinden Lucescu, karşılaşmalardaki yabancı futbolcu çokluğu yüzünden ; “ ben Milli Takımda oynayacak Türk futbolcuyu seçemiyorum , zira sayıları çok az “ diyerek öz eleştiride bulunmuştu.
Unutulmamalıdır ki ; Türk Milli Futbol Takımımızın FİFA Dünya Kupası’nda üçüncü olduğu 2002 yılında kulüplerimizde iki yabancı futbolcu oynuyordu. Resmi müsabakalarda sahada, şimdiki durumun aksine yabancılardan çok , Büyük Atatürk’ün güvendiği ve Vatanımızı emanet ettiği kendi gençlerimiz vardı. Ama ne acıdır ki ; günümüzde dünya üçüncülüğü değil, son 2020 UEFA Avrupa Futbol Şampiyonasında oynadığımız karşılaşmalarda bile, maalesef hiç puan alamadık, bir gol atarak 8 gol yedik ve başarılı olamayarak sonuncu olduk. Bu futbolumuzun geldiği durumunun açık göstergesidir. Acil durum alınmaz, geleceğe dönük ciddi, sağlıklı sistem kurulmaz ve uygulanmaz ise durum daha da kötü olacaktır. Burada bir terslik var. Şöyle ki ; 84 milyon nüfusu olan ve çoğu gençlerden oluşan Ülkemiz neden sporda ve futbolda istenilen yerde değildir. Son olarak Japonya Tokyo’da yapılan Olimpiyatlarda bile nüfusumuza göre alınan iki altın yeterli değildir. Çünkü gençlerimiz , hırslı, azimli, çalışkan ve öz veridirler , ama arzu edilen başarıları göremiyoruz. Yabancı ülkelerde doğan, oralarda sporla tanışan ve devam eden gençlerimiz çok daha başarılıdırlar. Örnek verirsek Almanya’da doğup büyüyen 2 milyon Türk çocuğumuzdan dünya çapında futbolcu yetişiyor. 84 milyonluk Ülkemizde ise maalesef Almanya’daki gibi dünya futbolcusu yetişmiyor, zira bizde Almanya’daki gibi sistem yok da ondan yetişmiyor. Bana göre yapılması gereken, gençlerimize en uygun sistem uygulanmalı, hemen başarı beklenmemeli geleceğe dönük kalıcı başarıları getirecek çalışmalara aralıksız devam edilmelidir. Yabancı ve devşirme sporcu ile başarı beklenmemelidir. Alınan başarılar kalıcı değil geçici olur. Yabancılara değil, gençlerimize güvenerek başarıya ulaşmalıyız.
Futbolumuzda da şimdiki gibi 16 yabancı değil, bir kulüpte en çok üç veya dört, genç ve başarılı yabancı olmalıdır. Sahada ise ilk on birde en çok iki yabancı ve yanlarında da alt yapıdan yetişen iki genç futbolcuya yer verilmelidir. Devamında da tüm resmi karşılaşmalarda, daha önceleri olduğu gibi A takımdan önce sahada genç takımların karşılaşmalarına yer verilmelidir. Bu şekilde seyircilerin karşısında oynayan gençlerin motivasyonları artacak , öz güvenlerine kavuşacaklardır. Ayrıca oynanacak iki karşılaşmadan dolayı saha bozulacak diye endişe olmamalıdır. Ciddi, sağlıklı ve düzenli bir bakım ile sahanın çimleri ve zemini hiç bozulmaz. Bir zamanlar İzmir Alsancak Stadında her hafta en az dört, bazen de beş karşılaşma yapılıyordu. Ama düzenli, bilinçli ve sağlıklı bakım ile zemin bozulmuyordu. 2020 – 2021 futbol sezonunda yağışlı havalarda bazı stadyumların zemini bozulmuş ve alınan kötü sonuçlar zeminlerin bozuk olmasına bağlanmıştı. Halbuki Kulüp Yöneticileri yaşı geçmiş yabancı futbolculara verdikleri anlamsız yüksek ücretler yerine, sahaların bakımları için bilgili ekiplere görev verselerdi yaşanan olumsuzluklar olmazdı.
Sporumuzda, futbolumuzda uygulanacak ciddi, bilgili ve sağlıklı sistem ile sporda , geleceğimizin başarılı olacağına inancım tam’dır. Dileğim odur ki ; alınacak kararlar geleceğe dönük olmalı ve uzun ciddi araştırmalardan sonra kalıcı olarak sisteme dahil edilmelidir. Sistemde günü kurtarma değil, geleceğe dönük ağırlıklı yatırımlar, uygulamalar olmalıdır.
Ne acıdır ki ; maalesef günümüzde görsel ve yazılı basındaki spor haberlerinde, kulüplerin transferlerinde, Süper Ligdeki resmi karşılaşmalarda, aşırı derecede yabancı futbolcu, sporcu isimleri yer almakta, kendi gençlerimizin isimleri çok az olarak geçmektedir.
Hatta bazen kulüplerdeki yabancı futbolcu isimlerinin çokluğu da düşünmeden geçilemiyor. Acaba Süper Lig Ülkemizin Lig’i midir diye !
TFF Başkanı Nihat Özdemir ve Yönetim kurulunun , taviz vermeyen duruşları, devrim niteliğindeki radikal kararları ile futbolumuzun ve gençlerimizin geleceğini düşünmeleri beni son derece mutlu etmiştir. Bu nedenle kalıcı olmasını dilediğim radikal ve önemli kararları nedeniyle Sayın TFF Başkanı Nihat Özdemir’e ve Yönetim Kurulu Üyelerine , yıllarını sporumuza adamış, bu güne kadar spordan beklentisi olmayan ve olmayacak olan bir spor yöneticisi olarak, futbolumuz ve gençlerimiz adına çok teşekkür ediyorum.