Türk Spor Ajansı

“ÇIKMAZ SOKAĞIN SONUNA GELİNDİ”

“ÇIKMAZ SOKAĞIN SONUNA GELİNDİ”
A+
A-
04.12.2021
67
ABONE OL

Galatasaray Kulübü Başkanı Burak Elmas düzenlediği basın toplantısında yine TFF’yi hedef aldı. Elmas “TFF, kulüplere rağmen görevi sürdürmekte ısrarcı” dedi

İSTANBUL (TSA)-Galatasaray Spor Kulübü Başkanı Burak Elmas, Ali Sami Yen Spor Kompleksi Nef Stadyumu’nda basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. Daha önce yaptığı basın toplantısında TFF’ye ilişkin eleştirilerini ve değişmesi gerekenleri dile getiren Galatasaray Başkanı, bu defa daha kesin ve kararlı ifadeler kullandı. Türk futbolunun dönülmez bir yola girdiğini ve Türkiye Futbol Federasyonu’nun, kulüplere rağmen göreve devam etmemesi gerektiğini ifade eden Galatasaray Başkanının açıklamaları şöyle: “Basın mensubu arkadaşlarım, saygıdeğer Galatasaraylılar… Bugün bu basın toplantısını Galatasaraylılara hitaben yapıyorum. Burada geçtiğimiz günlerde gelişen birtakım hadiseler sonrasında, biliyorsunuz iki basın toplantısında bir de sohbet toplantısında bir araya geldik. Şunu bilmenizi isterim ki, sizlerin önüne çıkmak beni mutlu etmiyor. Mümkün olduğu kadar çıkmıyor, çıkmak istemiyorum. Galatasaray adına gerçek konuşması gereken antrenörler ve sporcularımızın konuşması gerektiğini düşünüyorum. İçinden geçtiğimiz süreçte bir takım hassas konularda sizlerin karşısına çıkmak zaruri hale geldi. Bu zaruret şu anda oturduğum ve temsil etmek üzere üyelerimiz tarafından seçildiğim başkanlık koltuğunun gereğini yapmak sebebiyledir.

“TÜRK FUTBOLU DİBİ GÖRMÜŞ DURUMDA”

Burada şu unutulmasın ki her şeyden önce ben bir Galatasaraylıyım ve yaptığım her hareketin hesabını ilk önce kendi Galatasaraylılık vicdanıma, daha sonra da üyelerimize ve tüm Galatasaraylılar veriyorum. Benim için en önemlisi kendi Galatasaraylılığım ve kendi Galatasaray vicdanım. Çünkü orada Galatasaray’a yanlış yapmak, yanlış yaptırmak asla yok. Oturduğumuz koltuğun getirdiği geçici zorluklar var. Bu zorluklarla mücadele edip gerekirse de en radikal kararlar almaktan da imtina etmiyoruz. Bunu bağırarak çağırarak değil, Ali Sami Yen ve arkadaşlarının yaptığı gibi akılcı bir yöntemle yapıyoruz. Bizim üzerimizde dönem dönem baskılar kurulmaya çalışılıyor. Transfer döneminde olsun, dışarıya göstermemiz gereken tepkilerde olsun… Galatasaray’ı ve geleceğini korumak adına en doğru hareketi yapmak için düzgün düşünerek, hata yapma lüksümüz olmadığını bilerek hareket ediyoruz. Kimden gelirse gelsin başta ben ve yönetim kurulu arkadaşlarım bu baskılara boyun eğmeyeceğiz. Bugün geldiğimiz durumda Türk futbolu dibi görmüş durumda. 

“YAPTIĞIM AÇIKLAMALARIN ARKASINDAYIM”

Türkiye Futbol Federasyonu ile ilgili geçmişte yaptığım basın toplantısı ve sohbet toplantısında yaptığım açıklamaların tamamının istisnasız arkasındayım. Federasyona gittiğimizde, sadece kendimiz değil tüm kulüpler adına konuşuyoruz. Çünkü bizler ilk önce sistemde adaleti, yani futbol sistemi içerisinde adil kararların alındığı, kişilerin ilişkilerine göre değil, kurallara uyan ve uymayana göre karar alındığı, herkese eşit cezaların ve ödüllendirmelerin yapıldığı, herkesin eşit şartlarda mücadele edebildiği, bizlerin kulüplerimizi daha iyi yöneterek birbirimizi yukarı çekebildiğimiz bir sistem arzu ediyoruz. Bunun için de tüm kulüplerle beraber çalışıyoruz. Sadece kendimize değil, Türk futboluna adalet istiyoruz. Bunu sağlamak federasyonun görevidir. Bu görevi yerine getirmesini bekliyoruz. Burada federasyonun Galatasaray’a verdiği cezalardan ziyade aynı suçlara, farklı kişi ve kuruluşlara verdiği vermedi cezalar önemlidir. Bunu biz Galatasaray’a bir avantaj değil, bütün kararlarda cezalandırmalarda herkese eşit adalet istiyoruz. Bu yüzden tüm toplantıları diğer başkanlarımızla beraber yapmaya arzu ediyoruz. 

“TFF’DEN HİÇBİR KULÜP MEMNUN DEĞİL”

Hakem atamalarında Galatasaray maçında rakiplerimizin iyi yönetmediğini, bir hata yaptığını düşündüğü hakemlere verilen cezalar ve onlar için alınan önlemlerle, Galatasaray maçında bizim maçı iyi yönetmediğini düşündüğümüz hakemlere verilen cezalar ve onlara alınan önlemlerin aynı olmasını istiyoruz. Değişik maçlarda hakemlere verilen cezalardaki standartsızlığın, hakemlere aslında bir mesaj verme niyeti taşıdığının farkında olacak kadar bu işi biliyoruz. Örneğin Galatasaray maçında rakibin şikayet ettiği bir hakemi çok uzun süre cezalandırırken, Galatasaray’ın maçını kötü yönettiğini düşündüğümüz bir hakemi ertesi hafta maç vermenin sadece bir gözlemci ve temsilci raporun sonucu olmadığını, hakemlere Galatasaray maçlarında rakibe hata yaparsınız cezası büyük olur, Galatasaray’a hata yaparsanız halleder geçeriz demek olduğunu biliyoruz. Orta saha hakemini atarken o maça atanan VAR hakeminin kişiliğinin, sahadaki hakemlerin maç yönetimine maç öncesi nasıl bir mesaj verdiğini biliyoruz. Dolayısıyla biz oradaki dengeleri biliyoruz. Kulüpler Birliği’nde yaptığımız toplantılarda Futbol Federasyonu’ndan memnun olan herhangi bir paydaş olmadığını biliyorum.  Bütün başkanlarımız farklı konularda bilaistisna ciddi haksızlıklara maruz kaldıklarını söylüyorlar; ama görünen o ki, mevcut federasyon bu görevi kulüplere rağmen ve kulüplerin memnuniyetsizliğine rağmen devam ettirmekte ısrarcı. 

“TÜM KULÜPLERLE BİRLİKTE HAREKET EDECEĞİZ” 

Bu vesileyle federasyonda olması gerekeni söyledim. Bugün bir değişime gidilmesi gerekiyor. Bunda kulüpler mutabık; ama gördüğünüz gibi zaten kulüpler kulüpler hakim değil… Bizim adımıza yönetenler bize rağmen yönetiyorlar. Zaten bu bütün kulüplerin ortak fikri. Hakem atamalarını yapan kişiler, disiplin sevklerini yapan kişiler… Bunların hepsinin isimlerini ben vermesem de zaten her yerde okuyorsunuz. İsimler değişiyor fakat sorunlar baki kalıyor. En önemli problem liyakatsiz insanların, futbolla alakası olmayan insanların, kulüplere rağmen kulüplerin geleceğini düşünmeden kararlar alabiliyor olmalarıdır. Kişilerin kulüplerden kuvvetli olduğu, kararların kişilere duyulan sevgi ve nefret bazlı alındığı bir sistem şu anda yürüyor. Biz bu sistemi Galatasaray olarak diğer kulüplerle de birlikte yapılması gereken neyse yaparak değiştirme iradesini masaya koyduk. Bunu yapmaya devam edeceğiz. Tüm kulüplerle birlikte hareket edeceğiz. 

Bugün karşınızda Ali Sami Yen Bey’in ilk federasyon başkanı olduğu, Türk sporunda çok büyük girişimlere aracılık etmiş, ilk olimpiyat Komitesi başkanı olan bir başkanın koltuğunda oturarak çıktım. Dolayısıyla Galatasaray’ın bağırıp çağırmaktan çok daha büyük bir misyonu var. Ayrıca Galatasaray’ın adaletin doğru uygulandığı ortamlarda da nasıl bir performans gösterdiği, bu sene yurtdışındaki performansımızlar açıkça ortadadır. Bunun dışında ciddi diğer önemler üzerinde çalışıyoruz. Bu önlemleri tehdit amaçlı değil, gerçekten düşünerek çalışıyoruz.

“ÇIKMAZ SOKAĞIN SONUNA GELİNDİ” 

UEFA’da adaletsizliğin kulüpleri nasıl önlemler almak üzere düşündürdüğü hepimizin malumudur. Eğer bu iş böyle giderse sadece biz değil diğer önemli büyük kulüplerle birlikte aynı önemleri almayı düşüneceğinden de eminim. Çünkü Türk futbolunda artık çıkmaz sokağın sonuna gelindi. Hala orada oturmak için burada bulunmanın herhangi bir anlamı olmadığını düşünüyorum.” 

futbolun kötü yönetilmesi. Futbolun Türkiye’de popülerlik seviyesi tekrar yükselmediği müddetçe kulüplerimizin içinde bulunduğu finansal şartlardan çıkması çok kolay değil. Onun için ilk önce futbolu düzgün yöneterek marka değerini arttırmamız ondan sonra da içerisindeki rekabeti sahada vermemiz gerekiyor. Bugün Galatasaray Avrupa’da bir sonraki tura kalarak Türkiye adına puan mücadelesi veren tek camia. Aynı zamanda da kadınların eşitliği için rakibimizle beraber ortak geliştirdiğimiz bir projeyle kadının futboldaki katkısı açısından da mücadele veren ve kadını ön plana çıkarmayı arzulayan bir davranış biçimi sergiliyoruz. Biz Türk futbolunun ve diğer branşlarda Türk sporunun gelişimine bu kadar katkı yaparken önümüzde bu gerçek görevi yapması gereken bir engel. Bu engelin artık ortadan kalkması lazım.

“HAKEMLERE MESAJ VERİLİYOR”

Hakemlere mesaj veriliyor. Bunu söyledim. TFF’de yaptığımız toplantıda TFF Başkanımıza ve yetkililerine en son Fenerbahçe maçında son derece memnun olmadığımız bir hakem performansı olduğunda cezalarda ve uygulamada eşitlik olacaksa en az o maçta görev yapan hakem kadar ceza almaları gerektiğini söyledim. Sonuç ortada! VAR hakemine birinci hafta, diğer hakeme ikinci hafta maç verildi. Çok enteresan bir uygulama daha yapıldı. Salı günü Şampiyonlar Ligi’nde maç yönetecek olan bir hakeme pazar günü Türkiye’de maç verildi. Buna da genelde çok rastlanmaz. Çünkü hakemin sakatlanma riski vardır. Enteresan kararlar, farklı uygulamalar var… Onlara verdikleri cevapları da kendilerine sorarsınız.

Karşılaştırın. Aynı fiilden başka teknik direktörlere hangi cezalar verilmiş. Aynı fiillerden başkanlar nasıl sevk edilmiş veya edilmemiş. Ceza verilmiş mi, yoksa verilmemiş mi? Kurala göre değil, kişiye göre uygulama var. Bundan memnun olmadığımı açıkça söyledim. Birçok kararda bu eşitsizlik, kişiye ve kulübe göre muamele var. Biz her yönden eşitlik istiyoruz. Bunu senelerdir istiyoruz. Bunun da olmayacağını görüyoruz. Buna rağmen orada oturan bir yönetim var.

“FUTBOLCULARIMIZ KARARLARDAN ETKİLENİYOR”

Futbolcularımız etkileniyor. Kendi mücadelelerinin karşılığını alacaklarından emin olmadan sahaya çıkıyorlar. Sahada ne kadar mücadele edilirse edilsin, verilip verilmeyen kararlarla mücadelelerinin karşılıklarını alacaklarını bilmiyorlar.

Milli takıma oyuncu göndermeyerek bir reaksiyon gösterileceği şeklinde bir şey asla konuşulmadı ve bu söz konusu değil. Milli takım bizim milli takımımız. Kişileri yaptıkları hatalar için Türk milli takımını cezalandırmayı asla düşünmeyiz. Böyle bir şey asla söz konusu olmaz. Böyle bir şeyi düşünmedik, konuşmadık. Galatasaray her zaman Türkiye’ye hizmetten ve milli takıma oyuncu vermekten şeref duyan bir camiadır. Mümkün olsa tüm oyuncuları biz versek. Bunu geçmişte yaptık. Neredeyse oyuncuların tamamını gönderiyorduk. Kişileri cezalandırmak için Türk futbolunu aşağıya çekecek bir kararı almamız asla söz konusu olamaz.”

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.