Türk Spor Ajansı

GALATASARAY’DA “YARA GÖRÜNMÜYOR AMA İZLERİ ORTADA”

A+
A-
26.01.2022
158
ABONE OL

Galatasaray’ın ligdeki konumu, taraftarına bir uçurumun kenarında yaşanan baş dönmesi hissi veriyor.  Her maç sonrası iyi takım kötü sonuç çelişkisi büyüyor. Sağlam bir defans ve kararlı bir takımla karşılaşınca, Galatasaray’ın oyun kalitesi ve kenar yönetiminin üretici gücü galibiyet için yeterli olmuyor. Hemen her maç galibiyete yakın gibi gözükse de ideale uzak görüntü sergiliyor. Üst üste yenilgiler, futbolcularda adeta öğrenilmiş çaresizlik yaratmış gibi görünüyor.

*

Galatasaray’ın rakip analinizi yapmasına gerek yok. Rakiplerin ne oynadığı belli rakiplere karşı nasıl oynayacağı bilinir olmasına rağmen zihinsel dayanıklığı çok zayıf olduğu için direnemiyor. Rakip futbolcuların ayağında sanki top değil eter var. Galatasaraylı futbolcuları uyutuyor.

*

Galatasaray’da agresif oyuncu var ama agresif oyun planı yok. Bu oyun anlayışı (Barış, Berkan, Emre, Taylan ve Halil baskı altında oynamayı bilmiyorlar) umut veren genç oyuncuların oyun kalitesini geliştirmiyor.

Öncesinde Fatih Terim sonrasında Torrent oyun anlayışını takıma yansıtamadı. Bir antrenörün oyun anlayışını takımında görmesi iradesini takımına vermesini, takımın oyun şeklini izlemesi çaresizliğini işaret ediyor. Biri otoriteye diğeri çelişki ve zıtlığa dayanıyor.

*

Galatasaray’da yönetimle, taraftarın ihtiyaçları farklı… Yönetim “geleceğin takımını kuruyor” taraftar “başarı” istiyor. Şurası bir sosyal gerçektir ki, her iki tarafta “sabırlı olmak” zorunda… Bu durumda tecrübeli ve genç futbolcu konusunda sorulması gereken soru nasıl bir denge olmasının uygun olduğudur.

*

Hakem kararları üzerinde ayrıntılı olarak dönüş dolaşmak, futbola hizmet etmediğinden zaman kaybından başka bir şey değildir.  Hani “Gözümle görmeden inanmam” diye bir laf vardır. Hakemler, taraflı tarafsız herkesin penaltı dediği bir pozisyon için gözüyle görse de inanmıyor.

*

Maçların son dakikasına kadar gol atma umudu taşıyan taraftar uzatmalarda takımlarının yedikleri gol sonrası şoktan buz gibi donmuş, hareketsiz duruyorlar. Önce, kimsenin ağzını bıçak açmıyor, sonra “Yönetim istifa” ve “İmparator Fatih Terim” sesleri yükselmeye başlıyor.

Fatih Terim’in bunca övgüden sonra gönderilmesine Çetin Altan’ın deyimiyle; Kralı devirmekle kraliyet son bulmuyorsa, o zaman krala ben de acırım.

*

Her yenilgide (yenilgiye neden olan) sorulması gereken sorular çözülmesi gereken sorunlar vardır. Puan almak, pul biriktirmek gibi rastlantısal bir ilgi değildir. Büyük bir emek ve mücadele ürünüdür. Puan almanın en iyi yolu rakibinden daha çok istemek daha güçlü bir irade ile mücadele etmektir.

Korkuyu kafanızdan içeri aldınız mı yenilgiyi onaylamışsınız demektir.

Dünya kadar örnek var.

İnanın…

Performansı yükseltmenin tek yolu oyunu anlamlandırmak, ardından özgüveni artırmaktan geçiyor.

YAZARIN EKLEMİŞ OLDUĞU YAZILAR
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.