Türk Spor Ajansı

SPORDA KADIN VE ATATÜRK VİZYONU

fatih.kuscu@h2der.org
A+
A-
05.12.2022
162
ABONE OL

Anayasalar, yasalar yapılırken bir dayanak noktası vardır. Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi, tüm üye ülkeler için bağlayıcılığı bulunan ilkeler bütünüdür.

Sporun en yüksek, organı Uluslararası Olimpiyat Komitesi (IOC) de, Olimpik Antlaşma ile yol gösterir. Temel yaklaşımları çok benzerdir. Mesela, (Olympic Chart) Olimpik Antlaşma’ın 4. Maddesi, “spor yapmak insan hakkıdır” der ve herkesi kapsar. Bu hak din, dil, ırk, cinsiyet ve sair farklılıklar gözetmez.

Kadın hakları için ise özel başlıklar, özel komisyonlar ile bir dizi uygulamayı başlatmıştır.

Neredeyse bir kadın düşmanı gibi algılanabilecek Baron De Coubertin, olimpiyat düşlerinde kadına hiç yer vermemiştir. Ama kadınlar, sporda haklarını söke söke almayı başarmışlardır. Zaman, geç de olsa, kadınların lehine ilerlemeye devam ediyor.

20. yüzyılın son çeyreğine gelene dek cılız hamleler ile yaşanan gelişmeler, IOC içindeki yapısal değişim kararlılıkla güç kazandı.

1979’da kadınların spor yapma hakkı ilk kez bir uluslararası anlaşmaya dahil edildi.

1994’te yılında, Uluslararası Kadın ve Spor Çalışma Grubu (IWG) kuruldu. İngiltere’de Brighton’da düzenlenen Kadın ve Spor Konferansı sonunda, daha adil ve daha hakkaniyetli bir anlayış kararı duyuruldu.

1995’te, Birleşik Milletler Dördüncü Dünya Konferansı, “Kadınlar: Eşitlik, Kalkınma ve Barış İçin Eylem” oturumu düzenlendi ve Pekin Deklarasyonu ile spora özel eşitlik ve kadının güçlendirilmesi kararı açıklandı.

1996’da IOC, sporda kadın varlığı ve haklarının gelişimi için her düzeyde ve tüm yapılarda, özellikle ulusal ve uluslararası sporların yürütme organlarında, ‘Kadın erkek eşitliği ilkesi’ni getirdi.

Aynı yıl, IOC ilk Dünya Kadın ve Spor Konferansı düzenleyerek şu hedefleri açıkladı:

1. Kadınların spordaki rolü hakkında farkındalık yaratmak;

2. Toplumsal cinsiyet alanında kaydedilen ilerlemeyi sporda eşitlik ilkesi ile değerlendirin;

3. Kadınları teşvik etmek için gelecekteki öncelikli eylemleri tanımlayın.

Karar vericiler arasında 2000 yılına dek en az yüzde 10, 2005 yılına dek en az yüzde 20 kadın yönetici zorunluluğu getirildi.

2014’te, kadın/erkek sporcu sayısının yüzde elli oranında eşitlenmesi kararı alındı. İlk uygulama, 2021’de yapılan 2020 Pekin Olimpiyat oyunlarında yüzde 49,5’a yüzde 50,5 olarak gerçekleşti. Bu artık yüzde 50’den şaşmayacak açıklaması da yapıldı.

2016’da alınan kararla, 2020’e devamında, ülkelerin spor yönetimlerinde en az yüzde 30 kadın yönetici bulunması tavsiyesi sunuldu.

Ama en önemlisi, “kafilesinde kadın sporcusu bulunmayan ülkelerin olimpiyat oyunlarında yer alamayacağı kararıdır. Bahreyn, İran, Suudi Arabistan gibi ülkelerin zorunlu kadın sporcular ile olimpiyata katılımları hep bu karar ile gerçekleşmiştir.

1984 Los Angeles’ta, Faslı atlet, Nawal El Moutawakel, 400 metre engellide olimpiyat şampiyonu olurken, ülkesine madalya kazandıran ilk sporcuydu.

92’de Cezayirli Hassiba Boulmerka 1500 metrede, 96’da Suriyeli Ghada Shouaa heptatlonda olimpiyat şampiyonu olurken, Nawal El Moutawakel’i rol model olarak gördüklerini söylemişlerdi.

Faslı El Moutawakel, 1998’den bu yana başta IOC ve BM yapılar olmak üzere çeşitli kurum ve platformlarda, kadın hakları, sporda kadının yeri ve spor yoluyla kadın hakları başlıkları içinde görevler alıyor yönetiyor, uyguluyor, anlatıyor, çalışıyor.

Çünkü kadının çok yolu var.

Sayısal eşitlik kararlarına bile ulaşılalı şunun şurasında 25-30 yıl oluyor.

Oysa dünya çok daha önce hareketlenebilirdi bu alanda.

Uluslararası yapıların pek çoğuna örnek olacak adımları, Türkiye Cumhuriyeti Devleti 1934’te atmıştı.

Kadınlara seçme ve seçilme hakkı veren yasasının 88. Yıldönümünde, kadının toplumdaki yerini kutsayan her adımda, bir kez daha cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ü saygı ile anıyoruz.

Kadın sporcularımız, başka örneklerde olduğu gibi Olimpiyat oyunlarında yer alabilmek için uluslararası zorlamaları beklemek zorunda kalmadılar. 1936’da Suat Fetgeri Aşeni ve Halet Çamlıbel ile başlayan süreç, Filenin Sultanlarından Potanın Perilerine, Busenaz’lardan Merve Çoban’a, çok branşta çok sporcuyla devam ediyor.

Kadın sporcularımız, her müsabakada, her maçta, her yarışta, varlıkları ile bu vizyona teşekkür ediyor.

Sporda kadın yöneticiler sayısının da bir an önce katlanarak artması dileğiyle…

YAZARIN EKLEMİŞ OLDUĞU YAZILAR
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.