Betpasgiris.vip restbetgiris.co betpastakip.com restbet.com betpas.com restbettakip.com güvenilir casino siteleri casino siteleri canlı casino siteleri deneme bonusu veren siteler

sporgüncel spor haberlerifenerbahçegalatasaraybeşiktaştrabzonspor
DOLAR
47,1623
EURO
53,9803
ALTIN
6.093,03
BIST
13.981,05
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Açık
30°C
İstanbul
30°C
Açık
Pazar Açık
30°C
Pazartesi Açık
32°C
Salı Parçalı Bulutlu
32°C
Çarşamba Parçalı Bulutlu
29°C

“BİZ BUNUN HESABINI SORACAĞIZ!”

“BİZ BUNUN HESABINI SORACAĞIZ!”
03.03.2023
455
A+
A-

Fenerbahçe Kulübü Başkanı Ali Y. Koç: “Fenerbahçe siyasetin tarafı değildir! Bizim vazgeçilemez tek tarafımız; ülkemizin, devletimizin ali menfaatleri ve milli değerlerine olan aidiyet ve saygıdır. Silinmez Atatürkçü çizgimizdir.”

İSTANBUL (TSA)-Fenerbahçe Kulübü Başkanı Ali Y. Koç, Sarı-lacivertli kulüp taraftarlarının Kayseri’de deplasman tribününe alınmama kararı ve Konyaspor maçında tribünlerde yapılan tezahüratlarla ilgili açıklamalarda bulundu. Fenerbahçe TV Genel Müdürü Tunç Elibol’un sunduğu programa katılan Koç’un açıklamalarından satırbaşları şöyle: 

“ÇOK UZUN BİR YOLUMUZ VAR”

İlk olarak ülkemizi yasa boğan deprem felaketiyle ilgili düşüncelerini paylaşan Fenerbahçe Başkanı Ali Y. Koç, “Çok acılı günlerden geçiyoruz. Depremlere alışık bir ülkeyiz hazırlıklı olmasak da ama böylesine ne Türkiye’de ne de başka bir ülkede hazırlıklı olunabileceğini düşünmüyorum. Kaybımız çok. Söylenenler, ifade edilenlerden çok daha fazla olduğu. Yaralılarımız çok. Kullanılamaz binalar çok, büyük bir barınma sorunu var. Hayatta kalanlar hem acılarını yaşarken hem de hayatlarını sürdürebilmek, yeniden kurabilmek için büyük bir mücadele içindeler. Dolayısıyla birinci günden itibaren olduğu gibi ülke olarak, millet olarak tüm paydaşlar olarak onların yanlarında olmamız lazım. Unutturmamamız lazım.  Diğer bölgelerde ister istemez hayat bir nebze olsun normal akışına döndü; okullar açıldı, sportif müsabakalar başladı, televizyon programları eski formatlarına dönmeye başladı… Çok uzun bir yolumuz var. Bu seferkinden toparlanmak, normalleşmek beklediğimizden çok daha uzun sürecek. O yüzden bizler bugün devlet, millet, hükümet, muhalefet, sivil toplum kuruluşları, tüm paydaşlar el ele, omuz omuza birbirimize en ihtiyacımız olan bir dönemden geçiyoruz. Bunun hesabının sorulacağı günler de gelecektir ama bugün o gün değil. Biraz sonra konuşacağımız konularda bu yaşananların çerçevesinden baktığımız zaman beki doğru zamanlama değil ama ne yazık ki bazen hayatın olağan akışında istemediğimiz zaruri gelişmeler oluyor. Bizlerin de camialarımıza karşı sorumlulukları var. Ülkemizin başı sağ olsun. Vefatları olan ailelerin başları sağ olsun. Onlara sabır, kuvvet, kudret diliyoruz. Yaralılara acil şifalar diliyoruz. 3 milyon küsür çocuğumuzun yaşadığı bölgeydi. Nüfusun 15,7’sinin yaşadığı bir alandı. Ekonominin %9,5’ini teşkil eden bir alandı. Allah o çocukları da en kısa zamanda bu yaşadıkları travmadan kurtaracak bir hayat akışına, bu bağlamda okul, oyun, tiyatro, sinema gibi… Belki şu an çok ütopik geliyor olabilir ama bazı ülkelerin büyük savaşlardan sonra ilk inşa ettiği yerler sinemalar ve tiyatrolar olmuştur. O yüzden şu an acımızı yaşıyoruz. İnşallah gelecek açısından ders alı umut dolu oluruz. Gittiğim her yerde bunu söylüyorum. Süreç ilerledikçe öncelikler de değişiyor. Birinci öncelik enkaz çalışmalarıydı, canları kurtarmaktı. Şimdi ikinci öncelik barınma. Bizlere düşen en büyük sorumluluk unutturmamak, farkındalığı, hassasiyeti canlı ve etkin tutmak. Yan yana, omuz omuza ihtiyacı olan halkın ihtiyaçlarını giderebilmek için herkesin çorbada tuzu olması. Allah böyle bir kıyameti bize değil, kimseye göstermesin.” ifadelerini kullandı.

“BU HUKUKİ BİR KARAR DEĞİL”

Ardından Fenerbahçe Televizyonu Genel Müdürü Tunç Elibol, Fenerbahçe’nin Yukatel Kayserispor’la oynayacağı karşılaşma için verilen deplasman seyircisi yasağı kararı ilgili yaşanan süreci kronolojik olarak sıraladı. Başkan Koç ise bu süreçle ilgili yaptığı değerlendirmede şunları söyledi: “Bizim açıklamamızda her şeye rağmen hukuka başvuracağız diyor. Başvurduk, çok da hızlı başvurduk. Elimizdeki tek silah da o, hakkımızı aramak için. Doğal olarak Kayseri’de başvurmamız gerekiyor çünkü Kayseri Valiliğinin bir kararı bu. Mahkeme hemen hızlıca karar aldı ve davalıya 1 gün savunma verdi. Davalı da iki tane savunma yaptı. Davalı Kayserispor değil, kararı alan mercii. Kararı alan mercii de Kayseri Valiliği. Sonuçta bugün Kayseri Valiliğinin yaptığı iki savunma sonucunda Kayseri’deki mahkeme bizim yürütmeyi durdurma talebimizi, bir gün evvel verdiği kararın aksine reddetti. Bunun hukuki bir karar olmadığını üniversite birinci sınıf hukuk öğrencisine sorsanız anlar. Ben niye hukukla alakası olmadığını da anlatacağım ama Türkiye Cumhuriyeti Devleti vatandaşı olarak utanıyorum. Adı üstünde hukuk. Son derece ciddi olması gereken bir sürecin… Türkiye Cumhuriyetinin Valiliği nasıl böyle bir savunma yapabilir akıllara ziyan bir olaya?”

“YANGINA BENZİN DÖKMENİN BİR ÖRNEĞİ”

Sonra salı günü bu dedikodu kulağımıza gelmeye başladı. Yoğun geliyor belli ki altında bir şey var. Ben de doğal olarak ne yaptım, hemen Kayserispor Başkanını aradım. ‘Başkanım dedim, böyle böyle bir şeyler varmış. Senin kulağına gelen bir şeyler var mı?’ ‘Var.’ ‘Yapma ya ne oldu.’ Tabii hepsini anlatmıyorum. Böyle böyleymiş bu kararın bana ne kadar yanlış olduğunu ifade etti. ‘Bize tebliğ edilen bir şey yok. Siz biliyor musunuz,’ dedim. ‘Dün gece bize bilgi geldi’ dedi. ‘Bu karar müşterek alınması gereken bir karar’ dedim. İl Güvenlik Kurulu iki kulüple oturur, kararlar beraber alınır. Sayın Başkanla konuştuktan sonra imkanımız olan kişilere ulaşalım, mümkünse bu yanlıştan dönülmesini sağlamamız lazım. Çünkü bunun hiçbir mantığı yok. Hiçbir argümanı yok. Sebebi yok, ne güvenlik, ne sportif. Çıkan tek şey, ‘Haa siz böyle mi bağırıyorsunuz stat da, biz de seni cezalandırıyoruz.’ Yangına benzin dökmenin bir örneği daha bu. Ne yapacaksın, her maç mı beni cezalandıracaksın, her maç sahamı mı, kapatacaksın. Bizim salonlarda, statlarda, deplasmanlarda maçlarımız var. Ne yapacaksınız, ne yapmaya çalışıyorsunuz. Kime ne dersi vermeye çalışıyorsunuz?

Sonra biz derhal yürütmeyi durdurmak için başvuruda bulunduk. Mahkeme de çabuk hareket etti. 24 saat verdi, iki savunma geldi. Şimdi savunmalara bakalım. Niye bir vatandaş olarak utandım. Tükçesi, Türkçe değil. Hukuku hukuk değil. Argümanları argüman değil. Ve çok dikkatli yavaşça oku, seyredenlerden de affınıza sığınıyorum. Çünkü buradan yazılan Türkçe’den bir anlam çıkmıyor. Ne virgülü doğru dürüst var, ne noktası var. Alelacele yazılmış, özensiz bir şekilde ele alınmış ki, bu kadar önemli bir şey de Fenerbahçe’yi cezalandırmak mı dersiniz, kutuplaştırmayı arttırmak mı dersiniz, yarın bir gün tribünlerde daha büyük bir kaos mu olsun dersiniz, Fenerbahçe’yi rekabetten etme mi dersiniz… Sonuçta bu işin bir de rekabet tarafı var. Ligde kritik bir dönemeçteyiz ve ben oraya seyircisiz gidiyorum. Ben ne suç işledim de oraya seyircisiz, gidiyorum. Bir de bu işin lig rekabet boyutu var. 
“GÜVENLİK GEREKÇESİNİN ALTI BOŞ”

Valilinin kararı gerekçesiz ve ölçüsüz müdahale niteliğindedir. Güvenlik kavramını keyfi ve geniş bir biçimde ele almıştır. Güvenlik sorununun altını dolduramamıştır. ‘110 tane tweet geldi…’ Anlatacağım şimdi. Rekabet ilkesine de aykırı. Bizim ilk maçımıza Kayserispor seyircisi geldi, biz oraya gidemiyoruz. Güvenlik gerekçesinin sebebi, somut bilgi ve belgeler olmadığı için altı da boştur. ‘Şifresiz maç yayınlanacak’ diyor, o zaman şifresiz maç yayınlandığı zaman istediğiniz maça istediğiniz kulübün taraftarlarını almayın, hiçbir sosyolojik, psikolojik, toplumsal bir sıkıntı olmaz. Evinizde maçı seyredebilirsiniz. Sanki maça giden insanların hiçbirinin evinde Digiturk yok. Bu nasıl bir zihniyet? Bu nasıl bir yaklaşım? İnanan bir insan böyle savunma yapmaz. Bir de diyor ki utanmadan, ‘Beşiktaş-Ankaragücü maçında da bu karar alınmıştır.’ Bu insanlar futbola biraz yakın olsalar bilirler ki ilk yarıda Ankaragücü-Beşiktaş maçında istenmeyen tatsız olaylar oldu. Bu olaylarda sahaya bir taraftar atladı, futbolculara saldırdı. İstemediğimiz olaylar yaşandı. O maçın akabinde iki kulüp beraber karar aldılar, deplasman maçına seyirci götürmemek için… Bugünün son bir hafta yaşadıklarımızla yakından uzaktan alakası yok. Valilik savunması da bunu yazabiliyor. Nasıl bir anlayıştır bu?

“KAYSERİSPOR BAŞKANI DURUMDAN ÇOK RAHATSIZ”

Şimdi biz bir üst mahkemeye gideceğiz. Ankara’ya gitmemiz gerekiyor. Tabii bu yarına yetişmeyecek. Bunun sonuna kadar gideceğiz. Bu arada biz Federasyon başkanıyla konuşuyoruz, tekrar Kayserispor başkanıyla konuşuyoruz… Kayserispor başkanı durumdan çok rahatsız. Bir şeyler söyleyemiyor ama söylemek istiyor. İlgili bakanlıklarla konuşuyoruz, ‘bizim hiçbir alakamız yok, Kayserispor’un başvurusu’ diyor. Valiyle konuşuyorsun benzer şeyi söylüyor. Süreç ilerliyor, söylediklerinden biraz daha farklı şeyler söylüyorlar. İhale Kayserispor’a mı kaldı yoksa Kayserispor bunu istedi ve bize doğruları söylemiyor ki ben Kayserispor’un müşkül mevkide bırakıldığına inandığım için söylüyorum. Gerçekte böyle bir şey isteyeceğini düşünmüyorum. İstemişse de onun ayıbıdır. Kendisine dönüyoruz, Başkan sen bu yasağın kalkmasını istiyorsun, ilgili bakanlıklarda senin başvurun. Çek başvurunu o zaman kalksın bu sorun. Bu bir ayıp. İş çok daha farklı yerlere gidecek. Bizim bu akşam maçımız var. Ne olacak şimdi? Böyle polisiye tedbirlerle falan da halkın iradesinin önüne kimse geçemez.

“BÜTÜN TARAFTARLARIMIZA HER TÜRLÜ HUKUKİ VE MADDİ DESTEĞİ VERECEĞİZ”

Şimdi bizim taraftarlarımıza 6222’den işlem yapılmaya başlandı. Duyduğumuz kadarıyla bazı Beşiktaş taraftarlarına da.. Spor Şube Müdürüyle konuştum. Şu an sayılar çok yüksek değil, 25-30’ları konuşuyoruz. Biz bugün bir açıklama yaptık. Taraftarlarımız, lütfen arzu ederseniz bizimle irtibata geçin. Biz bütün taraftarlarımıza bu süreçte her türlü hukuki ve maddi desteği vereceğiz. Çünkü yanlış bir karar bu. (hukukdestek@fenerbahce.org) Şimdiden bizimle temasa geçtiler. HUFEDER (Hukukçu Fenerbahçeliler Derneği) ülke çapında 40 ayrı yerde avukatlarıyla bize bu süreçte destek veriyorlar.

“BAZILARININ KOL KOLA GİRDİĞİ FETÖ’YLE MÜCADELE EDERKEN İYİYDİK”

Niye bununla ilgili görüşlerimi 6222’yle sizle paylaşacağım ama biz kızgınız. Fenerbahçe olarak son derece sinirli ve kızgınız. En büyük kızgınlığımız da bu iş bilerek ve isteyerek sanki çıkmaza doğru… Yarın görüyorsunuz troller, belli başlı köşe yazarları bizi sanki vatan haini gibi pozisyonluyorlar. Fenerbahçe söz konusu devleti ve milletiyse tarihi boyunca neler yaptığı ortadadır. Bazılarının kol kola girdiği FETÖ’yle mücadele ederken iyiydik de şimdi bir kısım taraftar ‘hükümet istifa’ diye bağırınca mı kötü olduk, vatan haini olduk. Orada bize vatan haini diyen bazı kalemler var, bazı kişiler var. Bize en son ‘vatan haini’ diyecek kişiler. Onlar terörist grubuyla kol kolayken, bütün devletin gücünü arkalarına aldıkları zaman Fenerbahçe savaşıyordu, biber gazı yiyordu. Fenerbahçeli çocuklar ağlıyordu. Siz ne yapmaya çalışıyorsunuz? Tekrar o günlere götürüp kaos ortamı mı yaratmaya çalışıyorsunuz? İki maçta bağırıldı. Geçmişte olmadı mı sanki? İlk defa mı oluyor? Olabilir. Olgunlukla, hoşgörüyle karşılamak lazım. Hoşgörüyle karşıladığınız zaman, üstüne gitmediğiniz zaman büyümüyor. Ama sen maç ortasında polis olarak tribüne girip birini almaya çalışırsan ki Beşiktaş maçında gördük. Onun sebebi de tezahürat değilmiş, başka bir şeymiş. Polisin de orada suçu yok. Toplumsal psikoloji daha da alevlendi. Maçtaydım, yaşananları gözümle gördüm.

“BİZ BUNUN HESABINI SORACAĞIZ”

Ben siyasi tezahüratlar olmasını istemiyorum ama hakaret ve küfür olmadığı müddetçe ben karışamam, taraftarın dediğini kontrol edemem. Böyle bir şeye yeltenmek hep ters teper. Siyasilerimizin kafasında şöyle bir düşünce var; kulüp yönetimleri tribünleri kontrol eder, yönlendirir. Yok kardeşim böyle bir şey. Başkan istifa, yönetim istifa, futbolcuları yuhalama, hocaları yuhalama… Bugün için söylemiyorum, bakın futbolun doğasına. Zaman zaman oluyor. Zamanında burada Mesut Yılmaz’a da olmuştu. Bu birden bire Fenerbahçe devletine karşı, hükümetine karşı mı oluyor? Fenerbahçe Türkiye’dir. Fenerbahçe taraftarı kimsenin tekelinde değildir. Her türlü ideoloji, eğitim seviyesi, gelir seviyesi, dinsizi, dindarı hepsi vardır. Sarı lacivert çatı altında buluşmuştur. Bu Galatasaray’da aynıdır, Beşiktaş’ta da aynıdır. Bunu nasıl anlamazsınız? Tabii ki anlıyorsunuz da niye böyle yapıyorsunuz? Niye bizi tekrar hedef alıyorsunuz? Niye Fenerbahçe’yi tekrar bir kaos içine sokmaya çalışıyorsunuz? Biz Kayseri’ye gideceğiz ülke çapında kaos mu yayılacak? Bu mudur anlayışınız? Biz bunun hesabını soracağız. Ben bunu kimin yaptırdığını biliyorum. Çok iyi biliyorum. Çok dramatik bir şey söyleyeceğim. Bu belki de Cumhurbaşkanımıza yapılmış bir kötülüktür. Bunun hukuken, mantıken, sportif açıdan, güvenlik açısından hiçbir açıklaması yoktur. İşimize gücümüze bakacağız nelerle uğraşıyoruz ya? Ne yapacağız, Fenerbahçe seyircisinin ağzına fermuar mı takacağız?

İki sene evvel Fenerbahçe-Galatasaray maçında da birinin gelmemesi için bizim stadımıza istihbarat aldık, şöyle olacak, böyle olacak diye bana baskı yapıldı. Allah’a şükür hiçbir şey olmadı. Aynı benzer yaklaşımı bugün o kişi sergiliyor tekrar. Ondan sonra Kayserispor’a açıklama yaptırın. Allah bilir Kayserispor’a tekrar ne açıklama yaptıracaksınız? Hükümetimizde aklıselim insanlar var. İnşallah buna bir şekilde ‘dur’ derler. Bu gereksiz şeyler işi çok kötü yerlere götürüyor.

“FENERBAHÇE TÜRKİYE’DİR”

Benim şahsi görüşüm, ben tribünlerde hiçbir şekilde siyasi söylem, slogan olmasını istemiyorum. Neden? Çünkü Fenerbahçe Türkiye’dir. Her çeşit insan vardır. 90 dakika Fenerbahçe’yi desteklesin veya basketboldaysa 40 dakika. Ama hakaret küfür olmayıp böyle tezahüratlar oluyorsa ben saygı duymalıyım. Hükümetin lehine tezahüratlar olsaydı spor şube işlem yapacak mıydı? Bir de hükümetle devlet konseptini ayıralım. Bakın Kulüpler Birliği açıklamasında da herkes devletin yanında. İstisnasız her kulüp devletin ve milletin yanındadır. Hele bıçak kemiğe dayandığı zaman. Ama herkes hükümeti desteklemek zorunda değildir. Destekleyen Fenerbahçeli vardır, desteklemeyen vardır. Hiç  umurunda olmayan da vardır. İnsan psikolojisinden bu kadar uzak mısınız? Bize yurttaşlık dersinde devlet nedir, hükümet nedir diye öğretmediler mi? Futbol kulüplerinde yöneticiler nedir? Yolcu. Dönemlerimiz vardır, gideriz. Kim hancı? Taraftar. Hükümetlerde de, siyasette de böyledir. Hükümetler gelir, hükümetler gider, kalıcı olan devlettir. Nasıl garip garip kelimeler kullanıp Fenerbahçe’yi vatan haini konumuna getirirsiniz? Bilmiyorsanız tarihimize bakın. Dolayısıyla neresinden bakarsanız bakın bu yanlış.

“KAYSERİSPOR İLE SORUNUMUZ YOK!”

Bütün kulüp taraftarlarına sesleniyorum. Bugün bize yarın size olur. Bizim Kayserispor’la hiçbir derdimiz yok. Onların da bizimle olmadığını düşünüyorum. Ne oldu da bu yapılıyor? Kim yaptırdı bunu size? Elle tutulmayan sebeplerle, argümanlarla. En kutsal yer yüce mahkemedir. Yüce mahkemeye verdiğiniz argüman buysa hiçbir argümanınız yok. Herkes bunun yanlış olduğunu söylüyor ama bu karar kalıyor. Nasıl? Kim, neden yaptırıyor bunu? Siyaset girmesin diyorsunuz. Siyasetle futbol iç içe olmasın. Ben de istemiyorum tribünlerde siyasi söylem. Ama tribünlerde zaman zaman yapılan tezahüratların çok ötesinde siz sokuyorsunuz siyaseti futbolun içine. Bir takımın şampiyonluğu kutlanırken 4 bakan selfie verdiğinde siyaset olmuyor mu? Bir bakanımız çıkıp bir maçtan sonra ‘inşallah x takım şampiyon olur’ dediği zaman siyaset olmuyor mu? Cumartesi-pazar günü yaşanan maçlardan sonra belli kulüpleri arayıp açıklama zorlamasına gelince siyaset olmuyor mu? Ama Fenerbahçe’de bir maçta tezahürat olunca Fenerbahçe vatan haini, Fenerbahçe siyaset, şöyle, böyle. Öyle değil. İnsanları kışkırtıyorsunuz. Yapmayın böyle. Çok daha önemli dertlerimiz varken, futbol paydaşları yeni bir sayfa açmış, omuz omuza vermişken yapmanız çok yanlış. Beklentileriniz, söylemleriniz ve eylemleriniz tutmuyor. Biz yarın yönetim olarak gideceğiz, orada bulunacağız. İnşallah maçımızı kazanırız, sağ salim döneriz. Kayserispor taraftarından da defalarca takımlarının ismini söylediğim için özür diliyorum. Derdimi anlatabilmek için. Belki sizin üstünüze kalmış bir dert bu. Siyasi sloganlar olmasın, ben de istemiyorum. Saygısızlık olmadığı müddetçe bir şey diyemeyiz. Anayasal haktır. Geçmişte de oldu, bugün de oldu, yarın da olacak. Ben de istemiyorum ama yapacak bir şey yok. Bize baskı yaparak, cezalandırarak yola sokamazsınız. Biraz tarihimize bakın. Bana göre söylem olarak ‘yönetim istifa’ ile ‘hükümet istifa’ arasında hiçbir fark yok. Bu takım, bu camia Türkiye’dir. Her çeşit insan vardır. Hükümet için boynu kıldan ince olan, her şeyi yapacak olan vardır, hükümete karşı olan vardır, arada olanlar vardır, umursamayanlar vardır. Siz nasıl sadece bu camiayı hedef alarak kaos ortamına hizmet ediyorsunuz? Bunu bir gün birileri açıklayacak. Biz burada olalım ya da olmayalım açıklayacak. Sonra bazı kulüplerin bizim taraftarımız hakkında ettiği laflar; zillet vs… Sizsiniz siyaset yapan.

“FENERBAHÇE SİYASET ÜSTÜDÜR”

Şunu bir daha üstüne basarak söylüyorum; taraftarların tezahüratlarının kulüpler tarafından kontrol edildiğini, yönlendirildiğini düşünüyorsanız bizi töhmet altında bırakıyorsunuz. Ya samimi değilsiniz ya da futbolla, taraftarla, tribüne ilgili hiçbir şey bilmiyorsunuz. İkincisinin olmadığını gayet iyi biliyorum. En büyük korkum, bilerek, isteyerek bir yere sürükleniyoruz. Fenerbahçe siyaset üstüdür. Fenerbahçe’de her siyasi görüşten insan vardır. Biz siyasetin parçası olmak istemiyoruz, işimizle anılmak istiyoruz. Niye bunu bize yapıyorsunuz? Kulüpler siyasi kurumlar değildir, siyasi tartışmanın parçaları değildir. Ama her çeşit insanı barındırır. Her çeşit insanın olduğu yerde bunlar olabilecek şeyler. Dün de oldu, yarın da olabilecek şeyler. Bizi Kayserispor maçında cezalandırıp ülke çapında kaos yaratabilme riskini bizim üstümüze koymanızın neresi hakkaniyet. Koskoca Türkiye Cumhuriyeti Devleti var, oraya gidecek 1300-1600 kişi ülke çapında kaos yaratacak öyle mi? Bu kudretli devlete haksızlık. Şimdi bu yanlıştan yarına kadar dönülemeyecek. Yazıklar olsun. İşin gelişim süreci, koskoca adamların bir ‘öyle’, bir ‘böyle’ demeleri, dediklerine kendilerinin de inanmamaları. Tepkiler gelince tepkileri dindirmek için ‘yok ona açıklama yaptırma’, ‘sosyal medya paylaşımlarını mahkemeye sunma…’ Yazık ya. Hakikaten yazık.

“ÇİZGİMİZ, HER ŞEYİMİZ BELLİDİR”

Hafta içi isimleri de vererek yapacağız. Bitmedi burada. Taraftarlarımızdan özür diliyorum, beceremedik. Hukuka inandık, yürütmeyi durdurduk, sevindik ama beceremedik. Özür diliyorum. Taraftarlarımıza yalvarıyorum provokasyona gelmeyin. Sadece takımımızı destekleyin. Buradan bir cümle aklınızda kalacaksa bilerek ve isteyerek bizi bir noktaya itmeye çalışıyorlar, bunu unutmayın. Bu kadar kafa kafaya giden bir ligde son derece zor bir deplasmanda bizi desteksiz ve taraftarsız bırakmanın ne anlama geldiğini anlamayan insanların aldığı bir karar. Adana’da neler oldu gördünüz, Sivas’ta rakibimizin maçında neler olduğunu gördünüz. Verilen kartlar, verilmeyenler. Nereye gidecek bu iş onu da bilmiyorum. İşin rekabet tarafı şu an benim üstünde durmak istediği konu. Kimse çıkıp ‘Fenerbahçe milletine, devletine karşı’ demesin. Bu bizi en yaralayan konudur. Çizgimiz, her şeyimiz bellidir. Anayasanın değişmez maddeleri gibi bizim vazgeçilmez, değişmez ilkemiz silinmez Atatürk çizgimizdir, ülkemizin, milletimizin ve milletimizin, devletimizin âli menfaatleri ve bunun için kayıtsız şartsız her şeyi yapma refleksimizdir. Onun dışında herkes, çeşit çeşit insan vardır camiamızda. Türkiye nasıl mozaikse biz de bir mozaiğiz. Milli değerlerimize, devletimizin menfaatlerine sıkı sıkıya bağlı, hem saygılı hem de aidiyet duygumuz çok yüksektir. Sadece bugün değil. Tarihimiz boyunca böyledir. Öğrenmek istiyorsanız gidin bakın. Bizle böyle uğraşmayın. Yaptığınız haksızlıktır, hukuksuzluktur, adaletsizliktir. Yol yakınken lütfen bu yanlıştan dönün. Daha fazla da üstümüze gelmeyin.” dedi.
KOÇ’TAN TARAFTARA ÇAĞRI: “LÜTFEN ÇOK AMA ÇOK DİKKATLİ OLUN”

Son olarak Fenerbahçe taraftarlarına seslenen Başkan Ali Koç, “Taraftarlarımızdan rica ediyorum provokasyona gelmeyin. Haksızlığa karşı haykırdığınızı biliyorum. Haksızlığa karşı haykırmaya DNA’sı olmayan bir camia olsaydık 3 Temmuz’da yaptıklarımızı yapamazdık. Ama provokasyona gelmeyin. Biliyorum içiniz yanıyor. Benim de içim yanıyor. Takıma odaklanın. Takımımızı destekleyin. Sizden rica ediyorum. Nelerle uğraştığımızı görüyorsunuz. Tribünlerde bu gibi olaylar yaşandığı zaman bizleri bambaşka yerlere çekiyorlar. Biz inandığımız yoldan da sapmayız, sonuna kadar mücadelemizi veririz. Muvaffak oluruz, olmayız o başka şey. Ama bu haksızlığın karşısında sonuna kadar dururuz. Ben inanıyorum ki sadece biz değil, başka kulüp taraftarları da bu hassasiyeti gösteriyorlar. Onlar da düşünüyorlar ‘ne oluyoruz, bugün ona, yarın bana’  diye. Sosyal medyayı çok takip ediyorsanız bu cılız, mahkemeye sunduğunuz mesajlar yerine gerçekte ne yazıyor onlara bakın; daha iyi anlarsınız futbol dünyasının hissiyatını. Ama bizi bir şeyin içine çekmeye çalışıyorlar, taraftarlarımıza söylüyorum. Lütfen çok ama çok dikkatli olun. 6222’den işlem gören taraftarlarımızdan rica ediyorum, bizimle temasa geçin. Yek vücut bu işleri yürütelim.
Birleştirici, bütünleştirici olmamız gerekirken neleri konuşuyoruz. Hele bu hassas dönemde biz hangi gerekçe ile taraftarımıza işlem yapıldığını hangi gerekçeyle Kayseri’de taraftarımızdan mahrum bırakıldığımızı daha iyi anlamak istiyoruz. Anlamak için de elimizden geleni yapacağız. Ama rica ediyorum, toplumsal ayrıştırmayı derinleştirecek daha fazla şey yapmayın. Sizden rica ediyoruz.”
 

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.