Betpasgiris.vip restbetgiris.co betpastakip.com restbet.com betpas.com restbettakip.com güvenilir casino siteleri casino siteleri deneme bonusu deneme bonusu uluslararası nakliyat

sporgüncel spor haberlerifenerbahçegalatasaraybeşiktaştrabzonspor
DOLAR
32,8086
EURO
35,6751
ALTIN
2.527,72
BIST
10.991,57
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Az Bulutlu
31°C
İstanbul
31°C
Az Bulutlu
Perşembe Hafif Yağmurlu
27°C
Cuma Az Bulutlu
28°C
Cumartesi Parçalı Bulutlu
31°C
Pazar Açık
32°C

SPOR HAFIZASI

SPOR HAFIZASI
20.07.2023
0
A+
A-

Ülkemizin yetiştirdiği en önemli spor adamlarından biri olduğuna inandığım duayen gazeteci, yazar, TMOK Fair Play Komisyonu Başkanı Sayın Erdoğan Arıpınar büyüğümüzün, her zaman çok önemli konuları ülke gündemine getirdiğini dikkatle takip edenlerdenim.

En son; “Türkiye’de Spor Federasyonları Yeniden Yapılanmalıdır” başlıklı yazısında çarpıcı olduğu kadar ülke sporu adına üzücü tespitler yaparak önemli konulara ışık tutmuş.

Yazıyı okurken kendi alanım, yani futbol branşı içerisinde yaşadığımız sorunlar bir bir hafızamda canlanmaya başlayınca, demek ki sadece futbolda değil tüm branşlarımızda da durum aynı diye düşünürken içim sızladı, gelecek günlerimiz adına kaygılandım.

Spor sadece spor yazısından ibaret değil! Spor sadece başarılı sonuçlarla elde edilecek madalya, rekor, şampiyonluk, kupa hiç değil! Spor; Şeyh Edebali’nin “İnsanı yaşat ki devlet yaşasın” öğüdü gereği insanı için yapılırsa anlam bulur. İnsanı ve etik değerleri içinde barındırmayan hiç bir oyunun ve sonucun ülkemize ve insanımıza katkısı olamaz.

Cumhuriyetimizin kuruluşu ile birlikte spor uzun yıllar Beden Terbiyesi, Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü isimleriyle anılan teşkilatın bünyesinde oluşan spor federasyoncuları tarafından organize edildi. Federasyonlarımızın önemli bir bölümü özerk yapıya kavuştu. Bugün Spor Hizmetleri Genel Müdürlüğü bünyesinde faaliyet gösteren federasyonlarımız da var elbet.

1992 yılında ilk özerkliğe kavuşan Futbol Federasyonu oldu. Spor Genel Müdürlüğünün yerleşmiş sistemi içerisinde Genel Müdürlük ve buna bağlı İl Müdürlükleri bünyesinde yer alan ‘Spor Servisi’ ile ‘Sicil Lisans’ servislerinde spor branşları başta olmak üzere sporcu, antrenör ve hakemlerin titizlikle tutulan arşivi vardı. O arşivlere ne oldu?

Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) özerkliği sonrası yaşanan devir teslim işlemleri öyle anlaşılıyor ki bina, personel değişimi ile birlikte profesyonel takımlarla ilgili konular öncelik kazanmış. Çünkü uzun yıllar, özellikle amatör sporcu lisansları, amatör takımlarla ilgili bilgi ve belgeler ile amatör ligler Gençlik Spor İl Müdürlükleri eliyle yürütülmüştü. Daha sonraki yıllar amatör futbol organizasyonları illerde TFF ile Amatör Spor Kulüpleri Federasyonu işbirliğiyle organize edilmeye başlandı.

Spora sadece maç ve sonuç olarak bakılmış olacak ki, Gençlik Spor İl Müdürlüklerindeki futbolun arşivini oluşturan belgelerin alınması, sisteme girilmesi büyük emek ve zaman gerekeceği düşüncesiyle umursanmadı, sonra da unutuldu! Gençlik ve Spor İl Müdürlükleri uzun bir süre koruduğu belgeleri, yer ve kişi değişimleri vb. sebeplerden dolayı imha etmek zorunda kaldı.

Sonuç olarak ülkemizin belli bir dönemi kapsayan futbol hafızası göz göre göre kayıp edildi.

Bunu nerden mi anlıyoruz derseniz, TFF’ye ait tff.org adlı web sitesinde yer alan ‘Bilgi Bankası’ bölümünde; Futbolcular – Teknik Adamlar – Hakemler – Kulüpler – Maçlar gibi alanlarda geçmişe dönük bilgiler yansıtılmaktadır. Burada 1993 yılı öncesine ait futbolcu, teknik adam vb konularda bilgiye yer verilmemektedir. Tahmin ediyorum özerk yapıya kavuşmuş değir federasyonlarda durum aynıdır.

Kendimden örnek vermek gerekirse, benim 1975 yılında Konyaspor’da amatör lisansım çıktı. 1982 yılında oynadığımız bir maçtaki bilinen davranışım sonucu, 1983 yılında Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi (TMOK) ile Dünya Fair Play Konseyi (CIFP) tarafından Fair Play Büyük Ödüllerine layık görüldüm. Bu ödüllerin bana Fair Play adına bir misyon yüklediği bilinciyle çalışmaya, üretmeye başladım.

Futbola; sporcu, teknik adam, yönetici olarak uzun yıllar hizmet ettim, etmeye de devam ediyorum.. TMOK, CIFP, EFPM’den Fair Play Büyük Ödülleri sahibi, çalıştırdığı amatör ve profesyonel takımlara Fair Play ödülleri kazandırmış, futbol ailesinin TEK Üyesiyim. Bu konuda benimle ilgili TFF kayıtlarında tek bir bilgiye de rastlayamazsınız. Belki de bundan habersizler!

Benden bir kurum futbol oynadığım yılları ispat eden yazı getirmemi isterse, benim başvuracağım kurum TFF. Buradan yazı istesem, bana verilecek cevap ‘sistemimizde sizin futbol oynadığınız yıllara ulaşamadık’ olacaktır. TFF sisteminde futbolcu olarak kaydım olmadığına göre futbol oynadığımı ispat edemeyeceğim. Biri çıkıp ben şu tarihler arası futbol oynadım diye bir iddiada bulunsa ona da ‘oynamadın’ denemeyecek.

Futbol yaşamını tamamlayan arkadaşlarımız, antrenör kurslarına müracaat yapıyorlar. Oynadıkları yıllara göre TFF puan veriyor. Kursa müracaat edenler arasında 1994 yılı öncesinde oynamış arkadaşlar bu yılları da dahil ederek başvuru yapıyorlar. Kursa katılacaklarında bu yıllarda oynadığını ispat etmesi TFF tarafından isteniyor. O kişinin bunu belgelemek için müracaat edeceği kurum TFF oluyor. Aldığı cevapta bizim sistemimizde o yıllar arasında futbol oynadığınız gözükmüyor, bunu ispat etmelisin yazıyor.

Tarihi kulübümüz, Fenerbahçe, kendince haklı gerekçelerle ‘5 Yıldız’ için TFF’ye müracaatta bulundu, yönetim kurulu bir kurul oluşturmaya karar verdi. Yakın tarihinin sağlıklı arşivini tutamamış TFF, bu konuda nasıl bir sonuç alacak, aldığı kararların sonuçları toplumda nasıl karşılık bulacak, bekleyip göreceğiz.

Sonuç; federasyonlarımız tek tek özerkliğe kavuştular kavuşmasına da, sağlıklı veri tabanına sahip olmadıklarını görüyoruz. Sahalarımızda sporun özüne uymayan “Kazan – Kazan” anlayışının maalesef yerleşmeye başladığına tanık olunuyor. Bunu nereden mi anlıyoruz? TFF ve kulüplerimizde her yönetim değişimiyle başlayan yeniden yapılanmalardan. Liglerimizde süregelen kayıkçı kavgalarından, şampiyonluk adına dost kim düşman kim ayırt edilememesinden. Futbolumuzun profesyonel ve amatör en üstten en alt liglerinde sergilenen kazanma adına her şeyin mubah sayıldığı anlayışın en küçük yaş gruplarına sirayet ediyor olmasından. Dahası var ama dilim varmıyor…

Sözün özü; Bilgi geçmişte yapılmış ve yaşanmış, şu anda elimizde olan ve geleceğe ışık tutacak olan en iyi araçtır. Fair Play ise spora güzellik, insana saygınlık sağlayan önemli olgudur.

Tarih bilinci geçmişteki olayları, süreçleri, davranışları ve sonuçlarını inceleyerek doğru ile yanlış, güzel ile çirkin arasında bir bağ kurarak milli bir bilincin oluşmasına katkı sunar. Bu bilinç, zaferlerimizi ve kahramanlarımızı günümüze taşır, milli değerlerimizi korur, nesillere ulaştırır.

İnsan; ülkesi, şehri ve içinde yaşadığı toplumu adına benliğinde yer bulan milli ve manevi tarih bilinci oranında geleceğine ışık tutar, çalışmalarına ve kararlarına katkı sunar.

Bu nedenle geçmişi geleceğe taşımak, tarih bilincini insan hafızasında canlı tutmak, Fair Play anlayışına destek sunmak devlet kurumlarının asli görevidir.

Mustafa Kemal Atatürk’ün; “Tarih yazmak, tarih yapmak kadar önemlidir. Yazan, yapana sadık kalmalıdır.” sözünün alınması gereken mesaj olması, sağlıklı bir arşiv çalışması yapılabilmesi umuduyla…

İsmet KARABABA

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.