Betpasgiris.vip restbetgiris.co betpastakip.com restbet.com betpas.com restbettakip.com güvenilir casino siteleri casino siteleri canlı casino siteleri deneme bonusu veren siteler

sporgüncel spor haberlerifenerbahçegalatasaraybeşiktaştrabzonspor
DOLAR
44,0595
EURO
51,0776
ALTIN
7.264,49
BIST
12.702,00
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Parçalı Bulutlu
10°C
İstanbul
10°C
Parçalı Bulutlu
Salı Açık
16°C
Çarşamba Açık
14°C
Perşembe Çok Bulutlu
10°C
Cuma Parçalı Bulutlu
11°C

Bahri VRESKALA

bahrivreskala@gmail.com İstanbul-İzmir Gençlik ve Spor e. İl Müdürü, TMOK Konsey Üyesi, İzmir Kulüpler Birliği Kurucu ve Danışma Kurulu Üyesi, Türkiye Futbol Adamları Derneği İzmir Şube Başkanı, Genel Merkez Yönetim Kurulu Üyesi, Ege Tenis Eğitim Vakfı Kurucu Üye ve Başkanı, Atletizm, Futbol, Masa Tenisi, e. Hakemi, Atletizm, Sualtı Yüzme Federasyonları e. Üyesi.

Olmadı Beyler..!

18.08.2025
534
A+
A-

Bilindiği üzere Ülkemiz, önemli deprem kuşaklarından biri olan ve Azor Adaları’ndan başlayıp Güneydoğu Asya’ya kadar uzanan Alp-Himalaya deprem kuşağında yer almaktadır. Anadolu’nun büyük bir bölümü de birinci ve ikinci derece deprem kuşağındadır. Binlerce yıllık tarih boyunca Anadolu’da çok sayıda yıkıcı depremler yaşanmıştır ve yaşanmaktadır. 1509 yılında Osmanlı döneminde yaşanan Büyük İstanbul Depremi (Küçük Kıyamet), 1766 Marmara Depremi ve 1855 Bursa Depremi büyük yıkımlara sebep olmuştur. Önemli bir deprem bölgesinde yer alan Ülkemizde, ne yazık ki yıkıcı depremler günümüzde de devam etmektedir. Özellikle son yıllarda yaşanan depremlerde on binlerce vatandaşımız hayatını kaybetti. Yaşanan depremler tarih boyunca her dönemde çok büyük can ve mal kayıplarına sebep olmuş ve olmaktadır. Görüldüğü üzere, Ülkemizin çok büyük bir bölümü deprem riski altındadır. Bu nedenle bu doğal afete karşı her zaman hazırlıklı olunmalıdır. Özellikle güvenli, ciddi, sağlıklı yapılaşma ve yerleşim birimleri ile deprem riski en aza indirilebilir, indirilmelidir. Bu anlayış depremin neden olabileceği yıkıma karşı güvende olmamızın en etkili yollarından biridir. Ama maalesef bunu Ülkemizde tam olarak göremiyoruz.

Peki nasıl oluyor da dünyada çok şiddetli depremlerin, %81’inin gerçekleştiği Pasifik Deprem Kuşağı’nda bulunan ve Ülkemizde yaşanan depremlerden çok daha fazla sayıda ve daha büyük depremlerin yaşandığı Japonya’da can ve mal kaybı olmuyor? Cevabı çok basit; Japonya kanunlarına göre içinde insanların yaşayacağı bir binanın projelendirilmesi ve deprem performansının belirlenmesi için gereken hesaplamaları sadece “kençikuşi” adı verilen mimarlar yapabiliyor. İnşaat mühendisleri ise yollar, tüneller, barajlar gibi büyük altyapı projelerinde hesaplamalar yapsa da kençikuşilerin orada da sözü geçiyor, ilk başta onların şartnamesine bakılıyor.

Bina sahibinin belirlediği inşaatı yapacak olanlar, müteahhitler de bu hesaplamalara ve İnşaat Standartları Kanunu’na harfiyen uymak zorundadır. İnşaatın başlamasıyla birlikte ise yapı denetimden sorumlu kişiler hiçbir şekilde müsamaha göstermeden aralıklarla yapının şartname ve standartlara uygun yapıldığını denetlemek zorundadır. Öyle ki; Leopalace 21 adlı bir Japon inşaat şirketi, iki oda arasındaki duvarın ses ve yangın geçirmez özelliklerinin standartlara uygun olmadığının ortaya çıkması üzerine özür dileyip, tüm ülkede inşa ettiği 40 bine yakın apartman dairesinin tümünü tetkik kararı almıştır. Bu tür hesaplamalar Japonya’da da Ülkemizde de aynı şekilde yapılıyor, ancak Japonya’daki denetim Ülkemizde yoktur. Olsaydı, yaşanan depremlerde on binlerce can kaybı ve milyarlarca maddi zarar olmazdı. Japonya’da mühendislik çözümü doğru uygulanan binaların yıkılmaması gerektiği düşünülüyor ve yıkılmıyor. İzmir depremi de beklenenin altında bir ivmeyle geldiği için çözümü olan bir depremdi ama uygulamada eksiklikler olması nedeniyle yıkıcı bir etki bıraktı. Bu nedenle şartnameler ve yönetmelikler, geçirilen ve beklenenin üzerinde bir ivmeyle karşılaşılan her yeni depremle beraber yenileniyor. Bu tür hesaplamalar Japonya’da da Ülkemizde de aynı şekilde yapılıyor. Ancak ne acıdır ki, Japonya’daki iş anlayışı ve sorumluluğu, Ülkemizdeki inşaatları yapanlarda ve denetleyenlerde yok. Hatta Ülkemizde bazı bina sahibi veya kullanıcıları tarafından, zemin kat binalarında yer büyütmek amacıyla taşıyıcı beton kolonlar bile kesilmektedir. Bundan dolayıdır ki İzmir depreminde 15 yıllık yeni binalar yıkıldı. Japonya’da insan hayatı her şeyden önemlidir. Hatırlanacağı üzere, İzmir-İstanbul otobanındaki Osmangazi Köprüsü’nün inşaatı sırasında kopan bir halattan dolayı kendini sorumlu tutan Japon mühendis intihar etmişti.

Olmadı Beyler… Ülkemizde en son olarak 10 Ağustos 2025 tarihinde Balıkesir’in Sındırgı ilçesinde 6.1 şiddetinde yaşanan ve İstanbul, İzmir, Yalova, Tekirdağ, Manisa, Bursa ve birçok ilde hissedilen, ucuz atlatılan depremde yine can ve mal kaybı oldu. Depremde 1 kişi öldü, 29 kişi yaralandı. Bunun yanında Balıkesir’de 625 binadaki 901 bağımsız bölüm, Manisa’da 105 binadaki 135 bağımsız bölüm olmak üzere toplam 729 binadaki 1036 bağımsız bölüm ağır hasarlı veya yıkık olarak tespit edildi. Ancak bana göre her deprem öncesinde, sırasında ve sonrasında olmaması gereken açıklamalar yapıldı. Deprem bilimcisi olan, yetkisiz kişiler, ayrı ayrı ve yine birbirine aksi, ters, vatandaşları üzen, tedirgin eden ve korkutan açıklamalar yaptılar. Depremle ilgili bir konu hakkında biri (A) derken diğeri (B) diyor. Sosyal medyada görünmek amacıyla yapılan açıklamalar doğru değildir, zira deprem çok ciddi bir olaydır. Devletimizin depremlerle ilgili resmi kurumları vardır. Açıklamalar resmi kurumlar tarafından yapılmalıdır. Deprem bilimcileri de resmi kurumların veya üniversitelerin yapacakları depremle ilgili toplantılara katılıp görüş belirtebilirler. Yetkisiz kişiler tarafından, neredeyse her hafta özel olarak yapılan açıklamalar ciddiyetten uzak ve tedirgin edici oluyor. O nedenle deprem gibi hassas bir konuda görsel ve yazılı basında birbirine ters, aykırı yapılan açıklamalar, bilgilendirmeler vatandaşlar arasında korku ve endişeye sebep olmaktadır. Bu tür yanlış açıklamalar olabilecek depremleri önlemez. Ama resmi kurumlar öncülüğünde Japonya’daki deprem önleyici inşaat sistemlerinin aynı ciddiyet ve sorumlulukla Ülkemizde uygulanması mümkündür. Bunun uygulanması, yapılması ve takibi hepimizin görevidir. Aramızdan ayrılan deprem uzmanı rahmetli Ahmet Mete Işıkara’nın “Depremler insanı öldürmez, binalar öldürür” sözünü asla unutmamalıyız.

Yazarın Diğer Yazıları
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.