Betpasgiris.vip restbetgiris.co betpastakip.com restbet.com betpas.com restbettakip.com güvenilir casino siteleri casino siteleri canlı casino siteleri deneme bonusu veren siteler

sporgüncel spor haberlerifenerbahçegalatasaraybeşiktaştrabzonspor
DOLAR
44,0743
EURO
51,2461
ALTIN
7.329,71
BIST
12.702,00
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Açık
16°C
İstanbul
16°C
Açık
Çarşamba Açık
15°C
Perşembe Çok Bulutlu
10°C
Cuma Parçalı Bulutlu
12°C
Cumartesi Parçalı Bulutlu
12°C

Ekrem ÖZDAMAR

ozdamarekrem@gmail.com Milli Sporculuk: Atletizmde Türkiye Rekortmeni, ISF 2. Balkan Şampiyonu, Avrupa 2., Dünya Oyunları 1., İslam Oyunları 1. Uluslararası kürsüler… Öğretmen Lisesi, Spor Akademisi Mezunu. GSGM Uzman Antrenör, GSGM İl Spor Müdürü Yardımcısı, Gazetecilik: TV Yapımcı, Yönetmen (61 adet Türkü Filmi, Magazin Programları, Spor Programları, Haber, Drama Filmleri, Kurtuluşun İlk Kurşunları gibi belgeseller...

Kalite Üretmek

08.09.2025
530
A+
A-

2025’in geçtiğimiz ilk haftasında atletizm, basketbol, voleybol ve futbol branşlarında dikkat çekici, hatta tarihi sonuçlar aldık…
Erkekler basketbolda 2009’dan sonra ikinci defa Avrupa Şampiyonası’nda çeyrek finale kaldık. 2009’daki bu ilk başarının ardından 2010 FIBA Dünya Şampiyonası’nda da ABD ile final oynamış ve ikinci olmuştuk… 3 çeyrek başa baş oynadık… Kalitemiz tartışılmazdı… ABD çok sert oynayarak ancak bizi yenmişti… Hâlâ içimde bir ukdedir. ABD’nin sertliğini tolere edip şampiyon olamaz mıydık?
Geçtiğimiz Cumartesi günü ise bayan voleybolda Dünya İkincisi olduk…
Hem de yüksek kalite ortaya koyduğumuz ve şampiyon olabileceğimiz tarihi bir maçtan sonra… Öyle ki, hep öne geçtiğimiz anlarda tarihi hatalar yaparak… aynı hatalarda ısrar ederek… Hatta “Hatalarda ısrar eden oyuncuları sahada tutmakta, oyuna almakta ısrar ederek…”
Kaliteye rağmen yönetimsel yanlışlarla mı kaybettik acaba?
Oyuncular ve teknik direktör cephesinden bu maçı uzmanlar analiz etmelidir…
Bir daha bu fırsat gelir mi, yakalanır mı? Voleybol tarihimize altın harflerle yazılabilecek iken, gümüş’lendik…
Peki bu başarı değil mi?
Dünya Şampiyonu olabilecek bir takım için ikincilik başarı sayılabilirse başarıdır…
Beyinler “Şampiyon Formatı”na resetlenmeli artık…
Bir diğer tarihi skor da futbolda karnemize yazıldı. 7 Eylül Pazar günü İspanya ile oynadığımız Dünya Kupası eleme maçında maalesef tarihe bold karakterle not düşüldü: 6-0…
Yıllar önce İnönü Stadyumu’nda İngiltere karşısında hanemize yazılan 8-0’dan sonra… Çok üzücüydü…
Maça bakarsak, moda tabirle “basic ve main” hatamız; defansımızın yanlış yerleşmiş şartlı refleks yapısıydı… Hatta birkaç gün önce 3-2 kazandığımız maçta da Gürcistan’dan yediğimiz iki goldeki temel yerleşim hatalarının karşılığını bu defa 6-0’lık bir tokat ile aldık…
Şöyle ki; rakip ataklarında defansımız 18 çizgisi ile 6 pas arasında değil, 6 pas üzerinde diziliyor; 18 tabir edilen alanı da rakibe bırakıyordu… Gürcistan maçını iyi izlediğini düşündüğüm İspanya bu temel hatayı bize çok acı ödetti…
Onların defansına baktığımızda ise 18 çizgisinin hemen arkasında, 6 pastan uzak ve hareketli, önceden görevlendirilmiş taktik zekâ ile oynuyorlardı. Bizim ataklarımıza göre öne çıkmalar… çıkanların yerini doldurmalar vs… Aynı hatayı voleybolda da hâlâ yapıyoruz; bloğa çıkanların ardında bıraktığı boşluğu doldurmayı unutuyoruz… Futbolda defansımızın rakip forvete alan bıraktığı gibi… Her iki branşta da boşluğu görüp dolduruyordu rakiplerimiz…
Ayrıca 6 pasa dizilme hatası, rakibe alan açarken kalecimizin de görüş alanına perdeleme yapmış oluyordu…
(Öğretmen Lisesi’nde kaleci oynarken ben de böyle defans hatalarını yaşadım, oradan da biliyorum.)
18 üzerinde rakip oyunculara baskı yapmak varken, kendi kalecimize baskı oluşturuyorduk…
Böylece İspanya çok kolay goller buldu… Ardı sıra hep aynı hatayı ısrarla tekrar tekrar yaparken… voleyboldaki gibi…
Neyse ki, 10-0 yenileceğimiz maçı kalecimiz önledi…
İspanya terazisinden indikten sonra futbolumuz için geçerli olan eleştiriye reaksiyon zamanını da eklemeliyiz…
Oyun kurucular başta olmak üzere tüm futbolcularımız için bakış açısı ve hızı büyük kusur… (Bu özelliğin çalışılmasını voleybolcularımız için de önerebiliriz… Hele hele dar bir alanda çok hızlı olan topu görüp doğru hamle yapmak olağanüstü bir adale-göz-kas reaksiyonu gerektiriyor… Korteks, medulla spinalis, sinaps trafiğini olabildiğince hızlandırmak…)
İspanyol bunu futbolda çok iyi yapıyor… Futbolcu topla buluştuğunda en doğru kişiyi en çabuk görüp topu çok süratli aktarırken biz genelde sokak arasında, mahallede oynar gibi topla oynamayı, varyeteyi seviyoruz… ve topu dar bir alana sıkıştırıp gebertiyoruz…
İspanya gibi akıcı, taktik şablon hızı olan futbolu oynamaya ne fizik kondisyonumuz, ne de mental yapımız uygun değil…
Peki ne zaman olacak? Biraz karamsarlık olacak ama, hiçbir zaman…
Geçtiğimiz hafta atletizmde her yıl tekrarlanan Süper Lig’deki Fenerbahçe, Galatasaray, ENKA rekabetini erkekler ve bayanlarda ENKA kazandı…
Kadınlarda 21, erkeklerde 14. defa… (İstikrarlı, bilimsel çalışmanın sonucu…)
Benim dönemimde biz Galatasaray ekibi olarak zaman zaman Fener’i yener, şampiyon olurduk… Ama ne rekabetti…
Sonunda havuza atılma sürprizleri de olurdu…
Şampiyon olmak… 2, 3, 4, 5.lik değil, 1. olmak özel bir statü… En üst basamağa çıkmak… Ekstrem şartları oluşturmak, her türlü engelin üstesinden geçmek…
Kısaca şampiyonluk yapısal bir devrim; antropometrik, anatomik, fizik, mental, ekonomik…
ENKA’nın atletizmde hep yaptığı gibi…

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.