nurselgulay@gmail.com1945'te İzmir'de doğdu. Okul spor yurtlarında başladığı atletizme; milli sporcu, uluslararası hakem, hakem hocası, il temsilcisi, kulüp yöneticisi, federasyon üyesi olarak hizmet etti.
Spor muhabirliği ile başlayan meslek yaşantısında hep sporla iç içe görevlerde bulundu. İzmir Beden Terbiyesi Bölge Müdürlüğü ve Ege Üniversitesi Beden Eğitimi Spor Yüksek Okulu'nda memur olarak, İzmir AAK, Yu-Pi ve Çimentaş Kulüplerinde ise yönetici olarak çalıştı. İzmir Masters Derneği, Naili Moran Atletizm Vakfı, Bornova Kültür Sanat Spor Vakfı, İstanbul Atletizm Vakfı gibi kurumlarda çeşitli görevler alan Gülay, Türkiye Futbol Adamları Derneği tarafından 'İnsanlar Yaşarken de Anılmalıdır' organizasyonunda “Spora Hizmet Ödülü” ile taltif edildi. Gülay, Halen, TMOK ve Türkiye Atletizm Vakfi üyesi olarak Türk Sporuna katkısını sürdürmeye çabalıyor.
Türkiye Şampiyonası’na gidecek olan İzmir Atletizm Takımı’nın seçmelerini yapıyorduk.
Hakemler gelmişti. Ölçümler kontrol edildi. Sporcuların lisansları tek tek incelendi. Yarış için her şey olması gerektiği gibiydi. Atletizm böyle bir şeydir; pistte sürpriz sevmez.
Tam yarışlara başlayacağımız sırada, kenarda sessizce bekleyen genç bir delikanlı yaklaştı yanımıza.
Dik duruyordu ama gözlerinde alışık olduğum türden bir tedirginlik vardı. Adını söyledi: “Benim adım Sahib Mehdi. Irak’ta atletizm yaptım. Asya şampiyonluğum var. Ben de yarışmak istiyorum.”
Bu tür sözleri çok duydum hayatım boyunca. Sporda herkes kendini anlatır.
Ben de refleksle sordum: “Lisansın varsa kaydını yapalım.”
Başını eğdi: “Burada lisansım yok,” dedi.
Kurallar nettir. Listelere adını yazamazdık. Ama sporda her şey kağıt değildir.
“Yarış bitsin,” dedim. “Sana bir deneme yaptırırız.”
Kimse büyük bir şey beklemiyordu. Sahib diski eline aldı. İdmansızdı. Pist yabancıydı. Ama attı: 42 metre. O an pistte bir sessizlik oldu. Atletizm insanı yanıltmaz. Disk yalan söylemez.
Ben de hiç düşünmeden görevli olduğum kulüpte lisans sürecini başlattım.
İlk seçmelere yetişemedi. Bürokrasi hızlı değildir.
Sonra Yu-pi Amatör Atletizm İhtisas Kulübü’ne lisansı çıkarıldı. Türk asıllı olması nedeniyle soyadı Gülşe olarak düzenlendi.
Sonrası hızlandı.
Milli takım. Uluslararası yarışmalar. Sahip artık sadece “deneme atan çocuk” değildi.
Türkiye’de bulunduğu yıllarda Arapça bilmesi ona başka kapılar da açtı. Bir süre sonra yurt dışına gitti. Evlendi. Bir kızı oldu. Yıllar sonra kızıyla birlikte Türkiye’ye döndüler.
Bir gün bir radyo programında dinledim. Kızının Türkiye güzellik yarışmasına başta karşı çıktığını anlatıyordu. Ama sonra “kültürel olarak ülkesini temsil etmesi için” kabul etmiş.
Kızı Türkiye güzellik kraliçesi seçildi.
Amina Gülşe
Hayat bazen böyle yazar.
Sahip’in o gün attığı 42 metrelik disk, gazetelere manşet oldu: “Savaştan Kaçtı, Yu-pi’ye Sığındı.” “İzmir ekibi Iraklı diskçi Sahib ile şampiyonluk peşinde.”
Değerli gazeteci arkadaşım Muhittin Akbel, Yeni Asır İzmir’de yazmıştı. Sahib, savaşın sıcak soluğunu anlatırken ayakkabılarını çıkarmış, tırnaklarını göstermişti.
“Bu işkence bir sporcuya yapılır mı?” demişti.
“Tırnaklarımı çektiler. Canımı kurtarmak için kaçtım.”
1.95 boyunda bir atlet…
Ama ben gözlerinde delilik değil, hayatta kalma iradesi gördüm.
Yıldızlar Şampiyonası sırasında Irak Milli Takımı’nda disk attığını, Asya şampiyonu olduğunu söylediğinde kimse inanmamıştı. Ta ki diski alıp 42 metre fırlatana kadar.
Yu-pi Amatör Atletizm Kulübü Müdürü Nursel Gülay, Sahib’i alıp kaydını yaptı. Lisansı yetişmediği için ilk kademede yarışamadı ama kulübün şampiyonluk yolundaki en büyük kozlarından biri oldu.
Ben 81 yaşındayım. Çok sporcu gördüm.Şunu net söyleyebilirim: Bazı atletler madalya için koşar.
Bazıları hayatta kalmak için.
Sahib Mehdi’nin hikâyesi bana şunu bir kez daha hatırlattı: Bazen bir insanın kaderi, bir pistin kenarında, tek bir deneme hakkıyla değişir.
Ve biz, o hakkı verirsek, tarih de gerisini yazar.
1945’te İzmir’de doğdu. Okul spor yurtlarında başladığı atletizme; milli sporcu, uluslararası hakem, hakem hocası, il temsilcisi, kulüp yöneticisi, federasyon üyesi olarak hizmet etti.
Spor muhabirliği ile başlayan meslek yaşantısında hep sporla iç içe görevlerde bulundu. İzmir Beden Terbiyesi Bölge Müdürlüğü ve Ege Üniversitesi Beden Eğitimi Spor Yüksek Okulu’nda memur olarak, İzmir AAK, Yu-Pi ve Çimentaş Kulüplerinde ise yönetici olarak çalıştı. İzmir Masters Derneği, Naili Moran Atletizm Vakfı, Bornova Kültür Sanat Spor Vakfı, İstanbul Atletizm Vakfı gibi kurumlarda çeşitli görevler alan Gülay, Türkiye Futbol Adamları Derneği tarafından ‘İnsanlar Yaşarken de Anılmalıdır’ organizasyonunda “Spora Hizmet Ödülü” ile taltif edildi. Gülay, Halen, TMOK ve Türkiye Atletizm Vakfi üyesi olarak Türk Sporuna katkısını sürdürmeye çabalıyor.