bahrivreskala@gmail.comİstanbul-İzmir Gençlik ve Spor e. İl Müdürü, TMOK Konsey Üyesi, İzmir KulüplerBirliği Kurucu ve Danışma Kurulu Üyesi, Türkiye Futbol Adamları Derneği İzmirŞube Başkanı, Genel Merkez Yönetim Kurulu Üyesi, Ege Tenis Eğitim VakfıKurucu Üye ve Başkanı, Atletizm, Futbol, Masa Tenisi, e. Hakemi, Atletizm, SualtıYüzme Federasyonları e. Üyesi.
Manifesto… Latince kökenli bir sözcük olan manifesto, Antik Roma döneminden beri kullanılamaktadır. Bu sözcük, o dönem kralının yazılı ve sözlü beyanatları anlamında kullanılıyordu. Manifesto, atasözleri gibi; tecrübelerle doğruluğu kanıtlanmış düşünce ve uygulamaların çok az kelimeyle ifade edilmesini belirten yazılardır. Günümüzde TDK – Türk Dil Kurumuna göre manifesto kelimesinin karşılığı olan eş anlamlı sözcükler “bildiri” ve “deklarasyon”dur. Bu ifade birçok farklı alanda kullanılmaktadır. TDK – Türk Dil Kurumuna göre manifesto kelimesi üç farklı anlamı içermektedir. Bunlardan birincisi gerçek, ikincisi mecaz ve üçüncüsü terim anlamıdır. Manifesto, yeni bir oluşumun veya yeni açılmış bir kurumun kurallarının, yapacaklarının açıklandığı beyanname, duyuru, açıklama anlamına da gelmektedir. Bu beyannamelerde belirli kurallara uyulmakta, kısa ve özet olarak açıklanmaktadır. Günümüzde yayımlanan beyannamelerin, manifestoların çoğu bir sayfadır. Bunun nedeni, karşı tarafa doğrudan seslenmek ve kuralları özet geçmektir. Zira manifestolar, içeriğe dair ipuçları taşır. Bu yüzden kısa ve öz olması gerekmektedir.
Sporda Manifesto… Bu açıklamalar doğrultusunda, Bursa’nın üç merkez ilçesinden biri olan ve başarılı çalışmaları ile dikkatleri üzerine çeken Nilüfer Belediyesi, 2016 yılı Haziran ayında Avrupa’da bulunan yaklaşık 27.000 belediye arasından 12 belediyeye Avrupa Konseyi tarafından verilen “Avrupa Diploması”nı almıştır. Başarılı çalışmalarına devam etmiş ve geçen hafta ilçesinin spor vizyonunu, geleceğe dair düşüncelerini ve projeleri ile ilgili “Nilüfer Spor Manifestosu”nu düzenlediği bir toplantıda kamuoyuna tanıttı. Ülkemizde bir ilk olan bu anlamlı projenin özelliği; bir belediye tarafından ilk defa sporun bir kamu politikası ve hayatımızın bir parçası olarak ele alınması gerektiği, sporun da bir kültür olduğunun anlatılmasıdır. İlk manifesto, bildirge özelliğini taşıyan belge ile sporda sadece sportif başarılarla değil, aynı zamanda çeşitli ekonomik, kültürel, yerel ve ulusal anlamda çalışılması gerektiğinin ortaya konulmasıdır. Spor, aynı zamanda bir şehrin spor vizyonunu ve geleceği ile ilgili stratejik durumunun da göstergesidir.
Toplantıda “Spor Manifestosu”nu açıklayan Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, “Sporun, Nilüfer ilçesinin yaşam kültürü olduğu” mesajını vermiştir. Sporu sadece yarışma ve başarıyla sınırlayan anlayışın ötesine geçirerek Nilüfer Spor Manifestosu ile de ilin, ilçenin planlamasından gençlik politikalarına, halk sağlığından toplumsal dayanışmaya kadar yaşamın her alanına yayılan, kapsayıcı ve eşitlikçi bir yaşam kültürü olduğunu vurgulamıştır.
Belediye Başkanı, “Biz sporu sadece başarıya indirgemiyoruz. Sadece kupa kazanmak olarak görmüyoruz. Bizim için spor; önleyici, koruyucu ve birleştiricidir. Gençler için bir okul, kadınlar için güçlenme alanı, toplum için ise dayanışmadır. Spor yapan genç hayata tutunur, çocuklar kendini yalnız hissetmez. İşte tam da bu yüzden Nilüfer’de sporu bir kamu sorumluluğu olarak ele alıyoruz.” Devamında, baş mahallelerdeki erişilebilir spor alanlarından bisiklet yollarına, gençlere ve kadınlara yönelik programlardan engelli bireyler için oluşturulan olanaklara kadar birçok çalışmanın bu manifestonun bir parçası olduğunu dile getirmiştir. Konuşmasını “Bu daha başlangıç” diyerek tamamlayan Başkan Şadi Özdemir, Nilüfer’in sporla büyüyen hikâyesini Nilüferlilerle birlikte yazmaya devam edeceklerini ifade etmiştir. Nilüfer Belediyesi, örnek bir çalışma ile sporun önemini vurgulamıştır. Belediye Başkanı Şadi Özdemir Bey’i içtenlikle tebrik ediyorum. Yıllarını spora adamış biri olarak Spor Manifestosunun bütün belediyelerimize örnek olmasını diliyorum.
Bilindiği üzere sporu, toplumun ahlakını ve disiplinini de güçlendiren bir değer olarak gören Gazi Mustafa Kemal Atatürk de spora çok önem vermiş ve cennet vatanımızı çok güvendiği gençlerimize emanet etmiştir. Gazi Mustafa Kemal Atatürk, Cumhuriyet’imizin kurucusu ve ilk Cumhurbaşkanı olarak sadece siyasi ve sosyal alanda değil, spor alanında da büyük bir vizyon sahibiydi. Onun için spor; genç nesillerin sağlıklı yetişmesi, millî birlik ve beraberliğin güçlendirilmesi ve ülkenin uluslararası alanda tanıtılması için önemli bir araçtı. Spora verdiği önem, onun modern, ilerici ve dinamik bir Türkiye hayalinin bir parçasıydı. Öyle ki, 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı’nın ilanı, gençlerin sporla iç içe bir yaşam sürmelerine verdiği önemin bir göstergesidir. “Sağlam kafa sağlam vücutta bulunur” sözü, onun sporun fiziksel sağlık kadar zihinsel sağlığa da katkıda bulunduğuna inandığını gösterir. Bu nedenle sporun her kesim tarafından erişilebilir olmasını ve yaygınlaştırılmasını hedeflemişti. Atatürk için spor; genç nesillerin sağlıklı yetişmesi, millî birlik ve beraberliğin güçlendirilmesi ve ülkenin uluslararası alanda tanıtılması için önemli bir araçtı. Atatürk’ün spora verdiği önem, onun modern, ilerici ve dinamik bir Türkiye hayalinin bir parçasıydı. Spora verdiği önem, birçok konuşmasında ve söyleminde açıkça görülür. “Ben sporcunun zeki, çevik ve aynı zamanda ahlaklısını severim” sözü, onun sporculardan beklediği erdemleri özetler. Bu, sadece fiziksel başarıyı değil, aynı zamanda ahlaki değerlerin de önemli olduğunu vurgular.