bahrivreskala@gmail.comİstanbul-İzmir Gençlik ve Spor e. İl Müdürü, TMOK Konsey Üyesi, İzmir KulüplerBirliği Kurucu ve Danışma Kurulu Üyesi, Türkiye Futbol Adamları Derneği İzmirŞube Başkanı, Genel Merkez Yönetim Kurulu Üyesi, Ege Tenis Eğitim VakfıKurucu Üye ve Başkanı, Atletizm, Futbol, Masa Tenisi, e. Hakemi, Atletizm, SualtıYüzme Federasyonları e. Üyesi.
Spor hekimliği… FIMS – Uluslararası Spor Hekimliği Federasyonu’na göre; spor faaliyetlerini, antrenmanı, kültürfizik ve hareket eksikliğinin sağlıklı ve hasta kişiler üzerindeki etkilerini inceleyen bir uzmanlık dalıdır. Spor hekimliği hem koruyucu hem de tedavi edici hekimlik uygulamalarını içine alan, belirli bir konunun arkasındaki esas rahatsızlıkları bulan, anlamaya çalışan ve her yaştaki kişilere yardımcı olacak çalışmalar yaptıran, üreten, uygulamalı bir tıp dalıdır. Ayrıca obezite (sağlığı bozacak derecede vücutta aşırı yağ birikmesi), koroner kalp hastalıkları, osteoporoz (kemik erimesi rahatsızlığı), diyabet (şeker), astım ve bazı kanser türleri gibi birçok kronik hastalığın önlenmesine, tedavisine yönelik egzersiz reçeteleri ve uygulamaları da Spor Hekimliğinin hizmet alanları içerisinde yer almaktadır. Spor hekimleri, tıp eğitimini tamamlamış ve spor hekimliği veya “spor ve egzersiz hekimliği” dallarında uzmanlaşmıştır.
Tarihte Spor Hekimliği… Tarih boyunca günümüze kadar spor ve tıp, birlikteliğini sürdürmüş iki önemli konudur. M.Ö. 460–377 yıllarında Yunanistan’da yaşamış Hipokrat, ilk tıp bilgini ve hekimi olarak modern tıbbın kurucularından kabul edilmiştir. Hipokrat, tıp alanında sistematik bir yaklaşım geliştirmiş; hastalıkların doğal nedenlerini araştırmış ve doğal sebeplerin hastalıklara yol açtığını savunarak tıbbın bilimsel temellerini atmıştır. Bu nedenle Hipokrat ismi, tıp etiği ile de sıkı sıkıya bağlıdır. “Hippokratik Yemin” olarak bilinen etik, ahlak ilkelerini ifade eden kuralların tamamıdır ve hekimlerin hasta haklarına ve tıbbi etik ilkelerine saygı göstermelerini sağlar.
Philostratus (Filostrat), M.S. 3. yüzyılda yaşamış Yunan bir bilge, eğitici ve yazardır. Doğrudan bir hekim olmasa da özellikle “Gymnastikos” (Jimnastik Üzerine) adlı eseriyle spor tıbbı, egzersiz fizyolojisi ve antik dönem sporcularının sağlığı konularında önemli bilgiler sunan; spor antrenörlüğü ile hekimliği birleştiren bir eğitici olarak tıp tarihinde yerini almıştır. M.S. 131–201 yıllarında yaşamış ve tıpla uğraşmış Galen Claudius, Spor Hekimliği tarihinde önemli bir yere sahiptir ve spor hekimliğinin babası olarak anılmaktadır. Bergamalı olan hekim Galen Claudius, zaman içinde Roma’ya yerleşmiş ve gladyatörlerin “yara bakımcısı” olmuştur. İnsanların boş zamanlarını eğlence yerlerinde geçirmelerinin sağlıklarını bozacağını; spor, kültürfizik ve egzersizlerle sağlığın korunabileceğini savunan kitaplar yazmıştır.
Devamında Çin’de Huang-Ti Hanedanı zamanında Kung-Fu olarak bilinen; önceleri Tao’cu rahipler tarafından uygulanan ve daha sonra halkın benimseyip yaygınlaştırdığı bedensel hareketlerin, bugün İsveç jimnastiği olarak bilinen egzersizlerin kökeni olduğu anlaşılmaktadır. Bu egzersizler hekim-rahipler tarafından hastalara önerilmekteydi ve uygulamalar Hindistan’a kadar yayılmıştı. Bunlara ek olarak İranlı ve Mısırlıların da, hastalığın ne olduğunu bilmeden yapılan uygulamaları olduğu ve egzersiz ile tıp konularını birleştirdikleri görülmektedir. İbn-i Sina (980–1037), eserleriyle yüzyıllar boyunca Batı tıp bilimlerine yol gösterici olmuştur. Eserlerinde bedensel egzersizlere oldukça önemli bir yer ayırmış ve “El Kanun Fit Tıp” adlı eserinin “Hıfzıssıhha” bölümünde, bugün için dahi geçerli olabilecek sınıflamalarla egzersizleri incelemiştir.
Türkiye’de Spor Hekimliği
Ülkemizde sporcu sağlığı ile ilgili ilk bilimsel çalışmalar, 1908 yılında Meşrutiyetin kabulü ile Sivil Okullar Beden Eğitimi Genel Müfettişi olan Selim Sırrı Tarcan ile başlamıştır. Cumhuriyetimizin kuruluşundan sonra, 1924 yılında Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün talimatıyla sporcularımız 1924 Paris Olimpiyatlarına katılmıştır. Sporcuların sağlık muayeneleri, Askerî Doktor Genel Cerrahi Uzmanı Dr. Sırrı Alıçlı tarafından yapılmıştır.
1938 yılında 3530 sayılı kanun ile kurulan “Beden Terbiyesi Genel Müdürlüğü” bünyesinde “Sağlık Dairesi”, 1945 yılında ise “Sporcu Muayene Merkezi” kurulmuştur. Dr. Alıçlı bu dairede de görev almış ve bir süre çalışmıştır. Dr. Alıçlı’dan sonra bu kurumun başına getirilen Dr. Raşit Serdengeçti (1903–1979), ülkemizde Spor Hekimliğinin kurucularından sayılmaktadır. Dr. Raşit Serdengeçti, Gazi Eğitim Enstitüsü Beden Eğitimi Bölümü’nde “Spor ve Sağlık” alanında dersler vermiştir.
1941 yılında çıkan 4047 sayılı yasada sporcu sağlığını kapsayan hizmetlere geniş yer verilmiştir. 1950 yılında toplanan Spor Şûrası’nda Spor Hekimliği konusunda yapılması gerekenler tartışılmış, ancak uygulamaya geçirilememiştir. Daha sonra Prof. Dr. Necati Akgün’ün (1921–2017) önderliğinde ve meslektaşlarıyla birlikte girişimleri sonucu, 20 Aralık 1965 tarihinde İzmir’de Ege Üniversitesi’nde Türkiye Spor Hekimleri Derneği kurulmuştur. Türkiye Spor Hekimleri Derneği, 1966 yılında ülkemizi temsilen FIMS’in üyesi olmuştur.
Türkiye Spor Hekimleri Derneği tarafından 1971 ve 1989 yıllarında iki kurs düzenlenerek toplam 175 hekime Spor Hekimliği sertifikası verilmiştir. Türkiye Spor Hekimleri Derneği, halen düzenlediği ulusal ve uluslararası kongre ve kursların yanı sıra yılda dört defa yayımladığı “Spor Hekimliği Dergisi” ile faaliyetlerini sürdürmektedir.
Türkiye’de yapılan bir diğer çalışma da Spor Hekimliğinin, birçok ülkede olduğu gibi ülkemizde de bir ihtisas dalı hâline getirilmesi olmuştur. Bu amaçla yapılan çalışmaların devamında, Prof. Dr. Necati Akgün’ün girişimleriyle 1973 yılında ülkemizde ilk defa Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanlığı’na bağlı, tüzel kişiliğe sahip “Spor Hekimliği Enstitüsü” kurulmuştur. Türkiye Spor Hekimleri Derneği ve Spor Hekimliği Enstitüsü’nün girişimleri ve çalışmaları sonucunda Spor Hekimliği, Sağlık Bakanlığı’nca iki yıllık bir ihtisas dalı olarak kabul edilmiştir. Spor Hekimliği uzmanlık alanı, iki yıllık bir süre içinde 13 ayrı rotasyonu içermekteydi. 1973–1983 yılları arasında beş hekim “Spor Hekimliği Uzmanı” unvanı almıştır.
Son yıllarda üniversitelerimizin Spor Hekimliği alanına önem vermesi ve tıp fakültelerinde Spor Hekimliği Enstitüsü veya Bilim Dalı başkanlıklarının oluşturulmasıyla birlikte bu alandaki çalışmalar yoğunlaşmıştır. Günümüzde, son üniversite kuruluşları ile birlikte ilgili kanunlar sayesinde çok sayıda tıp fakültesinde Spor Hekimliği Bilim Dalı veya Anabilim Dalı faaliyet göstermektedir. Ayrıca ülkemiz genelinde, otuzun üzerinde ilimizde devlet hastanelerinde Spor Hekimliği uzmanları görev yapmakta ve kişiler ile toplum sağlığına yönelik hizmetlerini sürdürmektedirler.
Ülkemizde Spor Hekimliği Anabilim Dalı Bulunan Üniversiteler;
Ankara**, Hacettepe**, Ege**, Dokuz Eylül**, İstanbul**, İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa**, Erciyes**, Eskişehir Osmangazi**, Ondokuz Mayıs**, Sağlık Bilimleri Üniversitesi (Gülhane), Süleyman Demirel, Bursa Uludağ**, Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi.