Betpasgiris.vip restbetgiris.co betpastakip.com restbet.com betpas.com restbettakip.com güvenilir casino siteleri casino siteleri canlı casino siteleri deneme bonusu veren siteler

sporgüncel spor haberlerifenerbahçegalatasaraybeşiktaştrabzonspor
DOLAR
47,1623
EURO
53,9803
ALTIN
6.093,03
BIST
13.981,05
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Açık
30°C
İstanbul
30°C
Açık
Pazar Açık
30°C
Pazartesi Açık
32°C
Salı Parçalı Bulutlu
32°C
Çarşamba Parçalı Bulutlu
29°C

Ömer GÜRSOY

Doğum Yeri ve Tarihi: Ankara, 23 Aralık 1964 Ankara Üniversitesi Basın Yayın YO mezunu. Başta Gençlik ve Spor Bakanlığı olmak üzere Bakanlık ve Başbakanlık Müşavirlikleri, Bakan Danışmanlığı, Başbakan Özel Kalem Müdürlüğü görevlerinde bulundu. Başak Sigorta, Ankaragücü Spor Kulübü, Basketbol Federasyonu Yönetim Kurulu Üyeliği, 12 Dev Adam’ın tarihi başarısında yaptığı çalışmalarla dönemin en başarılı Basketbol yöneticisi ödülünü aldı. TBF SUG Komitesi Başkanı/ Başdanışmanlık, Akşam ve Habertürk Spor Yazarlığı görevlerinde bulundu. 2006- 2024 yılları arasında Türkiye Futbol Federasyonu Engelliler Koordinasyon Kurulu Başkanı olarak görev yaptı, engelliler futbolunun dünya markası olması konusunda öncü bir rol oynadı. Engelliler Futbolunun yatay gelişimi konusunda ve özellikle de dünya çapında başarılarda imzası oldu. TMOK Kongre Üyesi, TMOK Fair Play Komisyonu Üyesi, Beşiktaş Jimnastik Kulübü Divan Kurulu Üyesi

Avustralya Bildiğini Oynadı, Biz İse Oyunu Kıracak Anahtarı Bulamadık

16.06.2026
37
A+
A-
Avustralya karşısında 2-0’lık mağlubiyet sadece bir skor değil, aynı zamanda sahada iki farklı futbol felsefesinin çarpışmasıydı. Ve bu çarpışmada Avustralya, kendi bildiği oyunu kusursuz denecek bir disiplinle oynarken, biz kendi oyunumuza ulaşmakta zorlandık.
Kompakt Duvar ve Kaybolan Alanlar
Avustralya’nın sahaya yerleşimi maçtan önce okunabilecek kadar netti: 190’ların üzerindeki uzun stoperler, birbirine yakın oynayan beşli savunma hattı ve alanı daraltan kompakt bir blok… Bu yapı hem yerden hem havadan geçit vermeyen bir duvar gibi çalıştı. Rakibin planı basitti ama etkiliydi: alanı kapat, oyunu yavaşlat, rakibi sabırlı ve steril bir hücuma zorla.
Sorun da tam burada başladı. Biz oyunu kurmaya çalıştık ama oyunun hızını artıracak kırılma anlarını üretemedik. Topa sahip olmak bir avantaj gibi görünse de, bu kez Avustralya’nın istediği bir ritme dönüştü. Çünkü onların planı zaten buydu: top bizde kalsın, ama etkisiz kalsın.
Penetre Etmeyen Oyun ve Kaçan Cesaret
Bunu fark eden teknik direktör Tony Popovic’in planı netti. Yüksek fizik gücü, alanı daraltma ve rakibi merkezde boğma üzerine kurulu bu savunma, modern futbolda “low risk – high control” dediğimiz yapının güçlü bir örneğiydi. Biz ise bu yapıyı kıracak tempoyu ve cesareti üretemedik.
İşte tam burada mesele futbolun çok ötesine geçiyor. Çünkü bazı savunmaları sadece pasla değil, “kırarak” aşabilirsiniz. Yani hızla, dikine ve risk alarak…
Basketbolda bu durumun karşılığı nettir. Doğan Hakyemez’e bir gün “en önemli şey nedir?” diye sorduğumda hiç düşünmeden “penetre” demişti. Çünkü bazen set hücumunu iyi çevirmek yetmez; savunmanın içine dalmak gerekir. Teması göze almak, duvarın içine girmek gerekir.
Basketboldaki bu mantığın sahadaki karşılığı Shane Larkin gibi oyunculardır. Hızlı, cesur ve savunmanın içine girerek oyunu bozan… Futbolda da bu tip maçların anahtarı budur: Çizgide değil, içeride çözmek.
Bugün Avustralya’nın kurduğu yapı tam anlamıyla bir “zone savunma” gibiydi. Alanı kapatan, geçişleri boğan ve sizi dışarıdan oynamaya zorlayan bir sistem… Böyle bir yapıya karşı çözüm, sadece top çevirmek değil; içine girmektir.
Bu noktada Kenan Yıldız ve Yunus Akgün gibi isimler, “içeriye penetre” edebilecek profiller olarak öne çıkıyor. Çünkü bu tip maçlarda farkı yaratan şey pas sayısı değil, cesur dikine aksiyonlardır.
Futbol bazen taktik değil, cesaret testidir. Ve o testte hızla içeri girebilenler kazanır.
Yazarın Diğer Yazıları
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.