Betpasgiris.vip restbetgiris.co betpastakip.com restbet.com betpas.com restbettakip.com güvenilir casino siteleri casino siteleri canlı casino siteleri deneme bonusu veren siteler

sporgüncel spor haberlerifenerbahçegalatasaraybeşiktaştrabzonspor
DOLAR
47,2000
EURO
53,9564
ALTIN
6.179,41
BIST
14.077,29
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Parçalı Bulutlu
31°C
İstanbul
31°C
Parçalı Bulutlu
Çarşamba Parçalı Bulutlu
32°C
Perşembe Parçalı Bulutlu
26°C
Cuma Az Bulutlu
28°C
Cumartesi Yağmurlu
22°C

Doç. Dr. Recep CENGİZ

rcengiz1965@gmail.com 01.06.1965 Diyarbakır doğumlu. Lisans, Yüksek lisans ve Doktora eğitimini: Ankara Gazi Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor A.B.D.’da tamamladı. Ulusal ve uluslararası bilimsel Kongre ve Sempozyumlarda 84 bildirisi bulunmaktadır. Ulusal ve uluslararası spor bilimleri dergilerinde 45 yayınlanmış makalesi yer almıştır. “O Küçe Senin Bu Küçe Benim”, “Kulübümüz Köklü, Camiamız Büyük Allah Kerim”, “Köşeli Yazılar”, “Top Patladı Şimdi Onarma Zamanı”, “İletişim”, “Sporda İletişim”, “Futbolda Yıldırma” ve “Her Sorun Futbola Gol Oluyor” kitaplarını yazdı. TBMM ve bazı bakanlıklarda çeşitli komisyonlarda görev aldı. TMOK Fair Play Komisyonu üyesi. Birçok ödül sahibi, Manisa Celal Bayar Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi Rekreasyon Anabilim Dalı Öğretim Üyesi olan yazar evli ve iki çocuk babası.

Allah Bizim Takımımızın Yanında Mı?

24.06.2026
41
A+
A-

Uluslararası spor turnuvaları öncesinde, özellikle milli takım etrafında yoğunlaşan toplumsal beklenti ve duygusal mobilizasyon dikkat çekmektedir. Bu süreçlerde milyonlarca insanın dua ettiği, sosyal medya platformlarında ise zaman zaman sportif başarının belirli dini pratiklerle doğrudan ilişkilendirildiği görülmektedir. Bazı söylemlerde, belirli duaların veya surelerin okunmasının maç sonucunu doğrudan etkileyebileceği yönünde yorumlara da rastlanmaktadır.

Bu tür yaklaşımlar, inanç ve ibadet pratiklerinin toplumsal motivasyon üzerindeki etkisi bağlamında değerlendirilebilirse de spor başarısının nedenselliğini açıklama iddiası taşıdığında epistemolojik bir sorun alanı doğurmaktadır. Zira sportif başarı, çok faktörlü bir yapıya sahip olup, yalnızca metafizik açıklamalarla izah edilebilecek bir olgu değildir.

Bir futbol takımının uluslararası düzeyde başarı elde etmesi; kurumsal yönetim kalitesi, teknik kadro yeterliliği, altyapı sistemlerinin sürdürülebilirliği, oyuncu seçimi, fiziksel ve taktiksel hazırlık süreçleri ile rakip analizlerinin doğruluğu gibi çok boyutlu değişkenlere bağlıdır. Bu bağlamda, hazırlık süreçlerinden bağımsız olarak başarı beklentisi rasyonel bir değerlendirme olarak kabul edilmemektedir.

Kur’an-ı Kerim’de yer alan “İnsan için ancak çalıştığının karşılığı vardır” (Necm, 53/39) ilkesi, insan fiilleri ile sonuçlar arasındaki ilişkiye vurgu yapan temel bir etik ve ontolojik çerçeve sunmaktadır.

Bu çerçevede Hz. Peygamber’in “Önce deveni bağla, sonra tevekkül et” rivayeti, nedensellik ve sorumluluk ilişkisini açıklayan önemli bir ilke olarak değerlendirilmektedir. Söz konusu yaklaşımda tevekkül, pasif bir bekleyiş değil; gerekli tedbirlerin alınmasının ardından sonucu Allah’a havale etme bilincidir.

Dua ise İslam inancında sonuçları mekanik biçimde belirleyen bir nedensellik unsuru olarak değil, bireyin psikolojik dayanıklılığını güçlendiren, moral ve motivasyon sağlayan bir ibadet biçimi olarak konumlanmaktadır. Bununla birlikte, toplumsal söylem düzeyinde zaman zaman dini kavramların sportif başarı ile doğrudan ve nedensel bir ilişki içinde sunulduğu gözlemlenmektedir. Özellikle belirli grupların duaları üzerinden galibiyetin garanti edildiği veya kayıpların dini eksikliklerle açıklandığı yaklaşımlar, dinî kavramların bağlam dışı kullanımına örnek teşkil etmektedir.

Bu yönüyle dua, İslam inancında yalnızca psikolojik rahatlama sağlayan bir uygulama, sebepleri ortadan kaldıran veya onları gereksiz kılan mekanik bir güç değildir. Allah’ın dilemesiyle fiilî sebepler yanında ilahî rahmete vesile olabilen bir ibadettir.

Bu noktada, dinî kavramların anlam alanlarının doğru belirlenmesi ve popüler kültür içerisinde indirgemeci yorumlardan korunması önem arz etmektedir. Tevekkül, dua, emek ve ilahi yardım gibi kavramlar arasındaki epistemolojik sınırların netleştirilmesi hem dinî düşünce açısından hem de toplumsal algı bakımından açıklayıcı bir işlev görecektir.

İlahi yardımın belirli bir takım, millet veya sembolik aidiyet üzerinden tanımlanması ise Kur’an’ın genel ilkesel çerçevesi ile uyumlu değildir. Nitekim Kur’an’da ilahi yardımın belirli kimliklere değil; sabır, adalet ve takva gibi ahlaki ilkelere bağlandığı görülmektedir:

“Şüphesiz Allah sabredenlerle beraberdir.” (Bakara, 2/153)

“Allah müttakilerle beraberdir.” (Tevbe 9/36)

“Allah ihsan sahipleriyle beraberdir.” (Ankebût 69)

Bu bağlamda ilahi yardımın ontolojik temeli, kolektif aidiyetlerden ziyade etik niteliklere dayandırılmaktadır.

Sonuç olarak, Allah’ın yardımını bir taraftarlık ilişkisi gibi düşünmek yerine, ilahi iradenin bütün tarafları kuşattığı söylenebilir.

Kuranda “Allah Müslümanların takımını tutar” şeklinde bir ifade yoktur. Kur’an’ın söylediği şudur: Allah’ın Nusret’i; iman, takva, sabır, adalet, ihlas, cihad ve Salih gibi vasıflarla ilişkilidir. Nitekim “Eğer Allah’a yardım ederseniz O da size yardım eder.” (Muhammed 47/7) Buradaki yardım, Allah’ın dinine yardım etmektir. Bir futbol müsabakası için otomatik olarak uygulanamaz.

Sportif başarı büyük ölçüde Allah’ın kâinatta cari kıldığı sünnetullah çerçevesindeki sebeplere riayet edilmesinin sonucudur. Bu nedenle dini inanç ve pratikler ile sportif sonuçlar arasında doğrudan ve nedensel bir ilişki kurmak, İslam inancına göre dua ve tevekkül, fiilî sebepleri ortadan kaldıran değil; onları tamamlayan kulluk bilincidir. Bu sebeple sportif sonuçları yalnızca belirli dualara veya sembolik dinî pratiklere bağlamak hem sünnetullah ilkesini hem de İslam’ın sebep-sonuç anlayışını eksik yorumlamak olur.

Yazarın Diğer Yazıları
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.