Betpasgiris.vip restbetgiris.co betpastakip.com restbet.com betpas.com restbettakip.com güvenilir casino siteleri casino siteleri canlı casino siteleri deneme bonusu veren siteler

sporgüncel spor haberlerifenerbahçegalatasaraybeşiktaştrabzonspor
DOLAR
45,8976
EURO
53,3809
ALTIN
6.642,05
BIST
13.662,75
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Az Bulutlu
25°C
İstanbul
25°C
Az Bulutlu
Çarşamba Parçalı Bulutlu
28°C
Perşembe Hafif Yağmurlu
26°C
Cuma Parçalı Bulutlu
22°C
Cumartesi Az Bulutlu
23°C

Artun TALAY

1955 yılında Ankara’da doğdu. Atletizm sporuyla 1968’de tanıştı. Çekiç atma branşında 20 yıl spor yaptı. 1988 yılında antrenörlüğe başladı. Türkiye şampiyonları, dünya ve Avrupa madalyalı, olimpiyat madalyalı sporcular yetiştirdi.

Atletizm Federasyonu’nun antrenörlük kurslarında atma branşı eğiticisi olarak dersler vermektedir. Yaşamına Ankara’da devam ettirmektedir.

Türkiye Fair Play Büyük Ödülü sahibi Artun Talay, ayrıca Dünya Fair Play Şeref Diploması Ödülüne layık görülmüştür.

Aşkın Tuna’nın Kitabı

10.06.2022
785
A+
A-

Elmas Lig’in Rabbat bölümünü pazar günü haberi olmadığı için birçok kişi izleyememiş.
Elmas Lig perşembe ve pazar günleri haziran ayı boyunca devam edecek. TRT Spor Yıldızdan izleyebilirsiniz. Temmuzda dünya şampiyonası var. Elmas Lig yok. Ağustosta devam edecek bilginiz olsun.
Aşkın Tuna’nın kitabından birkaç bölümü anlatmak istiyorum. 100 metre rekortmeni Aydın Onur büyüğümüz halter kültürünü atletizme sokandır. Buna rağmen Aşkın Tuna’ya şunları söylüyor;
– Aşkın sen çok halter yapıyorsun.
– Evet kuvvetlenmem lazım.
-İyi ama sen halterci değilsin atletsin. Sana ayı kuvveti değil, ceylan adalesi lazım.
Birgün yüksekçi Merdol Gerçin haltere 100 kg yerleştirdi. Peş peşe 100 tane tam squat yapacak. 1,2,3…
-Sen sayma biz sayarız. 15,18,45,67,80 Merdol’un yüzü kıpkırmızı. Kes be yeter artık.
– Ama o durmuyor. İllaki 100’ü tamamlayacak ve bitiriyor.
– Merdol doğru mu yaptı, yanlış mı kestiremiyoruz. 100x100kg
Haftada 2 gece İnal Mağnet, Seyhan Alpaslan, Orhan Altan ve ben Nuri Turan’ın jandarma gücündeki kondisyon antrenmanına katılıyoruz.
Ertesi gün sağ dizim ağrıyor. Hiç atlayamama korkusuyla üç adım havuzuna bakıyorum. Omuzuma bir el dokunuyor. Aydın Onur.
– N’aber Aşkın?
-İyilik ağabey.
-Kaç gündür yoksun?
-Ağabey dizim şiş, onun için.
-Gel, Günaydın Özyurt’a gösterelim.
-Kim o?
-Sen bilmezsin o seni tedavi eder.
-Hiç sanmam, demin doktor menüsküs ameliyatı olmamı söyledi.
-Sen gel birlikte Günaydın Özyurt’un 19 Mayıs stadındaki tedavi odasına gidelim.
-Bak sana Aşkın Tuna’yı getirdim, dizinde bir sorun var.
-Üç adımcı değil mi?
– Evet doktor menüsküs demiş. Ameliyat önermiş.
-Yok yaa, amma kolaymış menüsküs ameliyatı. Hahaha iyi ki kaçmışsın oradan.
-Sedyeye yatırıp beni muayeneye başladı. Çeşitli açılardan dizimi kontrol etti.
Günaydın ağabey yine bir kahkaha attı.
– Menüsküsmüş ha? Bir şeyin yok aslanım. Bir haftaya jogatar, tedavi ile bir aya da hafif atlayışlar yapar hale gelirsin. Yan kirişlerde hafif şişme var. Onu ultrasonla eritiriz.
– Aydın Onur, hadi geçmiş olsun ben gidiyorum.
-Ağabey çok sağ ol, çok teşekkür ederim.
– Bir şey değil, ne yaptım ki?
Soyunma odasına giderken uzuncu Artun Ünsal’la karşılaşıyoruz.
– Hadi bana eyvallah.
-Nereye gidiyorsun Artun?
-Paris’e
– Ne var orada?
-Uluslararası hukuk okumaya. Paris’e gelirsen beklerim.
2 ay sonra Seyfi Alanya’dan Mersin’den telefon geliyor.
– Mayıs ayında Ankaralı atletlerle Mersin’de karşılaşma yapmayı planlıyorum. Bu işi organize et. Herkes gelsin. Sende Mersin’in kaptanısın. Ekrem Koçak, Fahir Özgüden, Cahit Önel, Aydın Onur, Muharrem Dalkılıç, Çetin Şahiner hepsi gelsin. Mersin’i ayağa kaldıracağız. Tribünleri dolduracak büyük yarış planlıyorum.
Yarış günü tribünler tıklım tıklım. Millet yer bulmak için iki saat önceden gelmiş. Belediye bandosu eşliğinde resmi geçit yapıyoruz.
Bu arada İsmail Hakkı Güngör Beden Terbiyesi Genel Müdürü oluyor. Jerfi Fıratlı’da Atletizm Federasyonu başkanı. Üç adım atlarken artık sorun çıkmıyor, sağolasın Günaydın Özyurt.
Aşkın Tuna Ankara’da kış antrenmanına tek başına devam ederken, Besim Aybars hoca gece ansızın karşısında beliriyor.
– Gece gündüz çalışıyorsun. Oğlum insanda biraz kabiliyet olması lazım. Yani iyi derece için.
Bu sırada atletizm saha görevlisi Ali Çıkrıkçı, Aşkın ben kapıları kapatıyorum diye bağırıyor.
Giyinip sahayı terk ediyorum. Aslında Besim Hoca beni 6 yıldır izliyor, takip ediyor. Onun beklentilerini karşılayacak dereceleri yapamıyordum. Çünkü antrenörüm yoktu. Yani haklıydı.
Bu arada İlker Çetin altı ay 400metre koşmuş ve antrenörlüğe başlamıştı. Bende 1964 Tokyo Olimpiyat Oyunlarına gitmek için derecemi ilerletmek istiyordum.
50 metreyi en iyi 6.2 koşmuştum. İlker Çetin’den kronometre tutmasını istedim.
-5.8
– Vay canına bir kez daha koşacağım
-5.7
Desene Besim Hoca’ya kendimi gösterme zamanı.
Yarışta 15.15 atlıyor ve Ruhi Sarıalp’in rekorunu kırıyorum. Besim Hoca’da metrenin başında, gelip beni kutluyor.
Seyfi ağabeyin gözlüklerinin altı ıslanmış, oda gelip tebrik ediyor.
Aşkın Tuna, Gürel Örs’le öyle kaliteli ve içtenlikli atletizm tartışma ve sohbetlerine defalarca giriyor ki, saygı duymamak olanaksız.
Sonra Tokyo 1964 olimpiyat oyunları heyecanı geliyor. Kafilemiz Tahran’da uçak aktarması yapıyor. Bu sefer Çekoslavak olimpiyat takımı da uçakta.
Uçakta önündeki koltuğa at kuyruğu saçıyla Çek kız oturuyor. Bu kız Tokyo’da cimnastikte 3 altın 1gümüş madalya kazanan Vera Caslavska.
Spor yaşamının ilk yılları zor ve sıkıntılı bir süreçtir.
Başarılı oldukça farklı kapılar açılır. Bunun için size tadımlık birkaç örnek verdim.
Aşkın Tuna’nın kitabı 376 sayfa olup, okumaya başlayınca saatlerce elinizden bırakamayacağınız üslup ve akıcılıkta gidiyor.

İyi okumalar.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.