nurselgulay@gmail.com
1945'te İzmir'de doğdu. Okul spor yurtlarında başladığı atletizme; milli sporcu, uluslararası hakem, hakem hocası, il temsilcisi, kulüp yöneticisi, federasyon üyesi olarak hizmet etti.
Spor muhabirliği ile başlayan meslek yaşantısında hep sporla iç içe görevlerde bulundu. İzmir Beden Terbiyesi Bölge Müdürlüğü ve Ege Üniversitesi Beden Eğitimi Spor Yüksek Okulu'nda memur olarak, İzmir AAK, Yu-Pi ve Çimentaş Kulüplerinde ise yönetici olarak çalıştı. İzmir Masters Derneği, Naili Moran Atletizm Vakfı, Bornova Kültür Sanat Spor Vakfı, İstanbul Atletizm Vakfı gibi kurumlarda çeşitli görevler alan Gülay, Türkiye Futbol Adamları Derneği tarafından 'İnsanlar Yaşarken de Anılmalıdır' organizasyonunda “Spora Hizmet Ödülü” ile taltif edildi. Gülay, Halen, TMOK ve Türkiye Atletizm Vakfi üyesi olarak Türk Sporuna katkısını sürdürmeye çabalıyor.
Sevgili dostlarım… Dün 7’den 70’e hepimizin, kazanılan olağanüstü bir zafer etrafında ellerimizde ay yıldızlı bayrağımızla, sevinç gözyaşlarımızla birbirimize sarılıp kutladığımız bir gece oldu demeyi ne çok isterdim. Ancak ne yazık ki, asıl maksatlarının sporun çok ötesinde olduğu anlaşılan bazı gruplar, bu müthiş sevincimizi yine gölgelemeye çalıştılar.
Ancak bilmedikleri ya da unuttukları bir şey var: Gerçek sporsever spora; yarışma ruhu, centilmenlik ve olimpizm ile bağlıdır.
Olimpik ruh; dostluk, kardeşlik, mükemmellik, daha iyi ve güzele ulaşmak, her türlü dil, din, ırk, politik görüş ve benzerlerinin üzerinde yaşayabilmeyi insanlara anımsatmak ve yaşatmayı amaçlar.
Biz, sporseverler olarak yine sevincimizi yaşıyoruz, yine çok gururlandık. Bu turnuvadan ilham alan on binlerce küçük kızımızın bir gün ulusal formamızla daha nice başarılar yaşayacağı ve ülkemize yaşatacağının umudunu taşıyoruz.
***
Bugün sizlerle yine anılar koridorundan, bu kez bir atlet değil ama kazandığımız zafere atfen voleybolcu olarak yaşadığım güzel bir öyküyü paylaşmak istiyorum.
Bir önceki yazımda bahsettiğim gibi, bir grup arkadaşımla birlikte artık içinde yer aldığımız okul spor yurtlarındaki başarılarımız fark edilince, kulüplerin de dikkatini çektik ve daha sonra özel bir yazıyla anlatmak istediğim İzmirspor’a transferim gerçekleşti.
O dönem, tüm sporcular birden fazla spor dalında yarışabildiği gibi; antrenörlerimiz ve hakemlerimiz de farklı spor dallarında faaliyet gösteriyordu.
Adeta gerçek dünyanın içinde, herkesin birbirini tanıdığı küçük bir spor ve sporcu dünyasının içinde yaşıyorduk. Voleybol, basketbol, atletizm, yüzme… O yıllarda İzmir’de hangi spor dalı yapılıyorsa tüm camia birbirini tanırdı. Bir hafta önce voleybol maçınızın yan hakemini, ertesi hafta atletizmde atmalar branşının hakem lideri, ertesi hafta bir başka branşta antrenör olarak görebilirdiniz.
Bu koşullarda, o dönem ben de asıl branşım olan atletizmin yanı sıra, İzmirspor Voleybol takımının bir oyuncusu olarak kadroya dâhil edildim. Bu seçimde benim yeteneğimden çok kadroyu tamamlamak gibi neden olduğunu tahmin edersiniz. Zira haftanın 5 günü disk antrenmanı yaptığım için, servis sırası bana geldiğinde topu sahanın içine tutturmam bir başarı sayılıyordu.
Aynı durumda olan ben ve birkaç arkadaşım, resmi maçlarda yedek olarak sahaya çıkıyor, esame listesini tamamlıyorduk.
O yıl, düzenlenen Türkiye Şampiyonası’na katılmanın şartı kentinizde düzenlenen grup müsabakalarını ilk sırada bitirmenizdi. İlinizde düzenlenen turnuvayı kazanıp Türkiye Şampiyonası’na gitmeye hak kazanıyordunuz.
Ancak ortada bir sorun vardı; grup maçlarını oynayabileceğiniz 3 takım; favori İzmirspor, Altınordu ve Göztepe vardı, ancak Şampiyona kurallarına göre olması gereken dördüncü takım yoktu.
O gün, İzmirspor formasının üzerine giydiğimiz formalarla maça çıkan Altay takımı
Formülü, İzmir sporuna çok emek veren rahmetli Ali Barçın buldu. İzmirspor takımının yedekleri kadın voleybol branşını henüz kurmamış olan Altay forması ile sahaya çıkacak, oynanması gereken maç oynanacak ve İzmirspor güçlü kadrosuyla Türkiye Şampiyonası’na gidebilecekti.
Şimdi insanı gülümseten bu çözüm maçının başhakeminin de Ali Barçın olduğunu belirtmek sizi şaşırtır mı bilmem.
Maç başladı, beklendiği gibi asların yer aldığı İzmirspor Takımı, yedeklerinin formasını giydiği Altay’a karşı bariz bir üstünlük kurdu. Ancak ne olduysa, artık içimizdeki yarışma ruhu mu diyeyim, ya da hezimete karşı bir tavır mı bilemiyorum, yedek takım olarak giderek daha iyi oynamaya, rakibimizi (!) zorlamaya hatta bıraksalar maçı alma noktasına doğru ilerlemeye başladık.
Bu durumu gören Ali Barçın tekrar kontrolü ele aldı ve hakem molası ile oyunu durdurup takım kaptanlarını yanına çağırdı. As takım kaptanını kötü oyunlarından dolayı biraz azarladı yedeklere ise hırsları ve kazanma arzularından dolayı tebrik etti ancak artık bir dur demeleri gerektiğini söyledi. Ve bu ince ayardan sonra maç beklendiği gibi 3-0 İzmirspor galibiyetiyle sona erdi.
Anlattığım bu öykü, 2023 yılının Türkiye’sinde pek hoş karşılanmayabilir. Ancak 60’lı yılların; sporun spor için yapıldığı, henüz işin içine paranın, profesyonelliğin girmediği naif zamanlar göz önünde bulundurulduğunda güzel bir anı olarak hafızalarda yer alır.
Bir zamanlar, kısa bir süre de olsa aynı parke üzerinde formasını terlettiğim tüm voleybolcu arkadaşlarımı, kardeşlerimi; camialarının bize yaşattığı bu çok büyük sevinç için bir sporsever olarak tüm kalbimle tekrar kutluyorum.
1945’te İzmir’de doğdu. Okul spor yurtlarında başladığı atletizme; milli sporcu, uluslararası hakem, hakem hocası, il temsilcisi, kulüp yöneticisi, federasyon üyesi olarak hizmet etti.
Spor muhabirliği ile başlayan meslek yaşantısında hep sporla iç içe görevlerde bulundu. İzmir Beden Terbiyesi Bölge Müdürlüğü ve Ege Üniversitesi Beden Eğitimi Spor Yüksek Okulu’nda memur olarak, İzmir AAK, Yu-Pi ve Çimentaş Kulüplerinde ise yönetici olarak çalıştı. İzmir Masters Derneği, Naili Moran Atletizm Vakfı, Bornova Kültür Sanat Spor Vakfı, İstanbul Atletizm Vakfı gibi kurumlarda çeşitli görevler alan Gülay, Türkiye Futbol Adamları Derneği tarafından ‘İnsanlar Yaşarken de Anılmalıdır’ organizasyonunda “Spora Hizmet Ödülü” ile taltif edildi. Gülay, Halen, TMOK ve Türkiye Atletizm Vakfi üyesi olarak Türk Sporuna katkısını sürdürmeye çabalıyor.