dr.hasirci@t-online.deTMOK Üyesi ve Fair Play Komisyonu üyesi olan Prof. Dr. Seyhan Hasırcı, Koblenz Landau Üniversitesi Spor Bilimleri Enstitüsünde ders verdi. İstanbul Nişantaşı Üniversitesi Öğretim Üyesi, 2003 ten beri Almanya Olimpik Spor Birliği bünyesinde bulunan Türkiye masası danışmanı olarak görevini sürdürmekte. UEFA Taraftar experi olan Hasırcı, 2014 Yılından itibaren Spor Psikoloğu olarak çalışmalar yapmakta.Prof. Dr. Hasırcı’nın Spor Psikolojisi alanında birçok kitap ve makaleleri bulunmakta.
Ankaragücü-Rizespor maçından sonraki gelişmeleri yaşadıktan sonra; Sporda ve özellikle Futbolda şiddete karşı yapılması gereken her şeyin ama herşeyin; zaman kaybetmeden yapılması gerektiğinin bir kez daha altını çizerek yeniden hatırlatmak isterim!
Her şey 1985 Heyzel faciasından sonra başlamadı, bunun daha öncesi de vardı ve bu yüzden onlarca, yüzlerce insan hayatını kaybetti. Kuşkusuz aynı faciaları ülkemizde de yaşadık! Ancak Heyzel faciasından sonra Avrupa Konseyi’nin almış olduğu karar ve ortaya koyduğu deklarasyon doğrultusunda Avrupa’daki birçok ülke federasyonu bunu ciddiye alarak şiddet ve ırkçılığa karşı doğru işler yaptılar.
Ne var ki ülkemizde sporda şiddete karşı konu ile ilgili hiçbir uygulama görememek, önce beni derinden özmüştür. Neden üzdü kısaca açıklayayım: Beni bir şey çok ilgilendiriyordu, oda şu: Bunca insanın futboldaki şiddetten ölmesine değer mi? Buna bir çözüm bulamaz mıydık? Ve 20 yıla yakın bir süredir UEFA taraftar experi olarak futbolda şiddet ve ırkçılığa karşı ülkemizde çalışmalar yapılmasının önemine değindim, birçok çalışma yaptım! Ne var ki, 2008 Avrupa Futbol Şampiyonası’nda UEFA’nın isteği ve TFF’nin desteği ile yürüttüğümüz Taraftar projesininin güzel sonuçlarını almıştık ve UEFA tarafından takdirle karşılandık.
Ancak federasyon ve bakanlığımız bu sosyal projemizi defalarca sunmamıza rağmen, cezaya yönelik yasalarla uğraştı, yasalar çıkartıldı ve bunlarla yetinmeyi ön plana aldı! Oysa bu yasaların yerine, eğitim içerikli sosyal projelere öncelik tanımalıydı.
Ama daha acı olanı şu ki, Almanya’dan 10 kişilik bir gurup experle birlikte gelip Türkiye Futbol Federasyonu’nu ziyaret edip, ülkede şiddete karşı çalışmalara başlanmalıdır dediğimizde, o zamanın yöneticilerinin bize verdikleri cevap idi acı olan! O gün bize; Ülkede şiddet ve ırkçılık yoktur, bu projeolere de gerek görülmemektedir demişlerdi! Oysaki, o gün bu projeleri yapmamıza sıcak bakılsaydı; bugün bir kulüp başkanının hakem dövme gibi bir durumu söz konusu olmayacaktı! Ancak hiçbir başlangıç için geç değildir. Yine de bugün başlanabilir daha da geç kalınmadan!!!
Özellikle Futbol Federasyonları sunulan deklarasyonda da belirtildiği üzere; Şiddetle Mücadele Komisyonu’nun ana hedef ve ağırlıklı teması olarak, Şiddetin spor alanlarına girmeden önce her şeyi daha önceden hesaba koyarak çalışma yapmalarını öngörür ve bunun böyle olması gereklidir. Kısacası; yanlış sayılabilecek bir davranışın olmaması için seyircilerin, sporcuların ve hakemlerin bireysel olarak korunmasına yönelik çalışmalar yapılması kaçınılmazdır. Bu nedenle Fair-Play doğrultusunda her türlü şiddet tartışması ve ırkçılıktan doğabilecek olayları önlemeye yönelik çalışmalar yapar.
Futbol alanları genç ve amatör sporcuların sosyal öğrenme alanları olarakta önemli bir yer tutar. Bu nedenle bu alanda daha yogun ve düzenli eğitim çalışmaları yapılmalıdır. Bu yapılacak eğitimin ana temaları ve içeriği mevcuttur! Kişisel olarak ben ve benim gibi düşünen birçok arkadaşımla bu projenin ülkemizde hayata geçirilmesine yönelik arzu ve isteğimizin olduğunu buradan bir kez daha da olsa kamuoyu ve Futbol Federasyonumuzla paylaşma ihtiyacını duydum.
TMOK Üyesi ve Fair Play Komisyonu üyesi olan Prof. Dr. Seyhan Hasırcı, Koblenz Landau Üniversitesi Spor Bilimleri Enstitüsünde ders verdi. İstanbul Nişantaşı Üniversitesi Öğretim Üyesi, 2003 ten beri Almanya Olimpik Spor Birliği bünyesinde bulunan Türkiye masası danışmanı olarak görevini sürdürmekte. UEFA Taraftar experi olan Hasırcı, 2014 Yılından itibaren Spor Psikoloğu olarak çalışmalar yapmakta. Prof. Dr. Hasırcı’nın Spor Psikolojisi alanında birçok kitap ve makaleleri bulunmakta.