ozellutfu@gmail.com
Gazeteciliğe Yankı Dergisi'nde başladı. Ankara Ün.SBF ve AÜ. İkt. Fak. bitirdi. Gelişim Grubu'na, Hıncal Uluç'un ekibine girdi; Burada Söz Gazetesi ile birlikte aralarında Gelişim Spor, Erkekçe, Kadınca, Nokta gibi dergilerin bulunduğu yayınlarda, Sabah Grubu'nun Aktüel, Para dahil bütün dergilerinde, Yeni Yüzyıl, Radikal/Fanatik ve 16 yıl sürecek Vatan Gazetesi'nde muhabir, büro şefi, haber müdürü, temsilci olarak görev yaptı. Bu arada Ankara Radyosu, Türkiye'nin Sesi Radyosu, TRT 1, TRT 2, TRT Spor ve TRT Türk kanallarında yorumcu ve moderatör olarak çalıştı. NTV ve NTV Spor başta olmak üzere pek çok tv kanalında spor yorumcusu olarak yer aldı. 12 yıldır Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi'nde Spor Gazeteciliği dersi veriyor. Halihazırda TRT SPOR ve TRT Ankara Radyosu’nda spor yorumcusu olarak yer alıyor.
Tokyo 2020 sona erdi. Genel olarak Avustralya ve Amerikalı yüzücülerin ama etkili performanslarını dikkat çektiği, Amerikalı yüzücü Caelep Dressel’in 5 altınla parladığı, İtalyan sporcuların gelişim gösterdiği, Atletizmde kırılan dünya rekorlarının keyif verdiği, Madalyaları sürpriz olmayan ülkelerin topladığı, yıldız adayı artistik cimnastikçi Simone Biles’ın tek bronzla yetindiği, kendisi gibi adeta tükenmişlik sendromu yaşayan tenisçi Naomi Osaka’yla birlikte hayal kırıklığı yaşatanların da olduğu bir organizasyondu. Ama elbette en önemlisi salgın etkisi altında, herkesin tedirgin olduğu, Japon halkının bile istemediği bir olimpiyat düzenlemesi oldu. Süreci zararla kapatan Japonya’da halk hala sokaklarda proteste ediyor Hükümetlerini.
Bizim açımızdan ise 13 madalya ve ilk olarak yaşadığımız madalyalı madalyasız “iş”ler ve nihayet kadın sporcularımızın performansları, akılda kalanlar!
Her şeyden önce en başarılı olimpiyatımızdı. 1948’in madalya sayısını baz olarak alıp kıyaslayanlara katılmıyorum. Onlar kalbimizde, gönlümüzde. Her şey değişti. Bütün olarak spor da, detayda teknik, mücadele, taktik, strateji de; hepsi hepsi.. Biz günümüzü konuşmalıyız. Spor artık güreş değil. Güreşi olimpiyatlarda güçlükle, zorla, büyük kulislerle tutuyorlar! Böyle bakınca 13 madalya çok önemlidir. Cimnastikteki bronz, pırlanta değerindedir. Okçulukta gelen altın adından çok daha fazla önemlidir. Atletizmde, cimnastikte, yelkende, okçulukta, atıcılıkta, voleyboldaki finaller muhteşemdir. Özellikle cimnastikte.. Bu noktada bir şey daha söylemeliyim; Bazı sporcularımız, gümüş, bronz kazananlar ve madalyayı kılpayı kaçıranlar çok üzgünlerdi. Dilara ağladı bronz kazandım diye..Yapmayın etmeyin! Antrenörler, sporun yöneticileri sporcularınıza önce olimpiyat nedir, olimpizm nedir, onu öğretin! Sonra müsabakalara çıkarın. Kavramları anlayıp, ruhu olan bireysel, toplumsal, ulusal ve evrensel değerler konusunda bir gelişim içine girebilirlerse böylece, girerler mutlaka, o zaman aynı yarışta sakatlanan bir sporcuya yardım etmek için kazanacağı madalyadan vazgeçmenin ne anlama geldiğini anlarlar! Orada olmanın asıl değerinin ne olduğunu kavrarlar ve biz de onları farklı takdir ederiz! Aksi olunca bunlar giden madalyaya değil kaçan ödüllere ağlıyorlar yorumu çıkar. Görüntülerin rahatsızlık verdiğinin altını özellikle çizmeliyim!
Kanımca asıl önemli konu “bundan sonrası”!
Artık 2028 ve 2032’ye bakmamız gerekiyor. Buradan 2024’ü düşünenler performanslarını belli ölçüde geliştirebilirler. Ya da daha aşağı düşürmemeyi başarırlar. Kısıtlı, sürpriz gelişmeler de olabilir. Ama biz eğer daha ötesine yatırım yapar ve ciddi de takip edersek daha farklı sonuçlar elde edebiliriz de.
Cimnastik yoğun bir devinim içinde onlarda sorun yok. Voleybol takım sporu olarak örnek zaten. Basketbol da işin içine girer umarız. İki branşta özellikle dikkatli olmalıyız. Yüzme ve atletizm. Atletizmde üç adım atlama, kadınlar cirit ve sırıkla yüksek atlamadaki finaller muhteşemdi. Eşref Apak’ı da kutlarım. 5. olimpiyatı. Doping vukuatı da var ama önemli yine de.. Ersu Şaşma “Daha genç yaşta başlasaydım bugün 6 metreyi geçerdim” diyerek benim anlatmaya çalıştığım konunun altını çizmiş. Yürüyüş’te 6 sporcumuz vardı. Çok önemli ithamlar var bu branş ile ilgili.. Keza bayrak takımı için de. Bu ithamlar görevden aldırır ama sonucunu takip edeceğiz! Soruşturma yapılmadan kimseyi suçlayamayız. Soruşturma yapılmazsa üstüne gideriz ama.. Ramil ve Yasmani’nin ve diğer kaybedenlerin başaramayacaklarını, kayıtlarda var, çok önceden söyledim. Devşirmeler zaten emekli memur olmuşlar. Atletizmde düzen değişmeli. Mutlaka. Mevcut başkan ya da kim yönetirse yönetsin, kafa, bakış açısı değişmeli! Örneğin devşirme olayını artık bırakmalıyız. Hazırlık kampları için taa Afrikalara gitmeleri de!
Yüzme ise en sıkıntılı branş. Federasyon Başkanı ve Başantrenör işi gücü bırakmış oradaki medya mensuplarıyla dalaşmayla vakit geçirmişler. Burada yönetim mutlaka değişmeli. Cimnastik gibi işi bilen birileri görevde olmalı, “sporcularına sarkmayan, taciz etmeyen”; ya da şimdiki gibi işten haberi olmayan değil sadece sporu düşünen kişiler işin başında olmalı! Aslında daha önceki dönemlerde “SU” hedef spor alanı olarak tespit edilmişti. Yüzme, atlama, kano, yelken gibi.. Ama sonrası sınırlı geldi. Fazla detaya girmeyeyim de çok akıllıca bulunan yol sonra gargaraya gelip kayboluyor işte. Ha bu arada pırıl pırıl genç yüzücülerimize haksızlık etmek istemem. Ellerinden geleni yaptılar. Çoğu da eğitim için Amerika Birleşik Devletleri’ne gidiyor. Ne kadar gelişirler, devam ederler mi soru işareti ama asıl mesele şimdiden yatırım yapmak ve devam etmek.
Özet de olsa bir perspektif anlatmak istedim. Bu üç branşa özellikle kafa yormak lazım. Okçuluk, takım sporlarını da unutmadan.. Şüphesiz çalışılıyordur, çalışılacaktır, göreceğiz.
Tokyo’dan en fazla genel olarak halter ve güreşin sırtına yaslanıp, “başardııık” naralarının atılmasından kurtulduğumuz için özellikle mutluyum. Çok ama çok ekstrem sporcular olan Naim ve Halil’i ayrı tutarak söylüyorum.
Gazeteciliğe Yankı Dergisi’nde başladı. Ankara Ün.SBF ve AÜ. İkt. Fak. bitirdi. Gelişim Grubu’na, Hıncal Uluç’un ekibine girdi; Burada Söz Gazetesi ile birlikte aralarında Gelişim Spor, Erkekçe, Kadınca, Nokta gibi dergilerin bulunduğu yayınlarda, Sabah Grubu’nun Aktüel, Para dahil bütün dergilerinde, Yeni Yüzyıl, Radikal/Fanatik ve 16 yıl sürecek Vatan Gazetesi’nde muhabir, büro şefi, haber müdürü, temsilci olarak görev yaptı. Bu arada Ankara Radyosu, Türkiye’nin Sesi Radyosu, TRT 1, TRT 2, TRT Spor ve TRT Türk kanallarında yorumcu ve moderatör olarak çalıştı. NTV ve NTV Spor başta olmak üzere pek çok tv kanalında spor yorumcusu olarak yer aldı. 12 yıldır Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi’nde Spor Gazeteciliği dersi veriyor. Halihazırda TRT SPOR ve TRT Ankara Radyosu’nda spor yorumcusu olarak yer alıyor.