nurselgulay@gmail.com
1945'te İzmir'de doğdu. Okul spor yurtlarında başladığı atletizme; milli sporcu, uluslararası hakem, hakem hocası, il temsilcisi, kulüp yöneticisi, federasyon üyesi olarak hizmet etti.
Spor muhabirliği ile başlayan meslek yaşantısında hep sporla iç içe görevlerde bulundu. İzmir Beden Terbiyesi Bölge Müdürlüğü ve Ege Üniversitesi Beden Eğitimi Spor Yüksek Okulu'nda memur olarak, İzmir AAK, Yu-Pi ve Çimentaş Kulüplerinde ise yönetici olarak çalıştı. İzmir Masters Derneği, Naili Moran Atletizm Vakfı, Bornova Kültür Sanat Spor Vakfı, İstanbul Atletizm Vakfı gibi kurumlarda çeşitli görevler alan Gülay, Türkiye Futbol Adamları Derneği tarafından 'İnsanlar Yaşarken de Anılmalıdır' organizasyonunda “Spora Hizmet Ödülü” ile taltif edildi. Gülay, Halen, TMOK ve Türkiye Atletizm Vakfi üyesi olarak Türk Sporuna katkısını sürdürmeye çabalıyor.
Cüneyt Koryürek’i yazmak istediğimi söylediğimde, bunun kolay olmayacağını biliyordum. Çünkü bazı insanlar yalnızca yaptıkları işlerle değil, dokundukları hayatlarla hatırlanır. Onları birkaç cümle ile anlatmak mümkün olmaz. Yine de bir yerden başlamak gerekiyordu. Ben de en başından başladım.
1940’lı yıllarda atletizme başlayan bir gençti Cüneyt Koryürek. 100 metre koşarak başladığı aktif spor yaşamı çok uzun sürmedi. Amerika’daki üniversite eğitiminden sonra Ankara’ya döndüğünde ise artık yalnızca spor yapan biri değil, Türk atletizmine yön veren insanlardan biri olmuştu. Naili Moran’dan sonra atletizme en fazla emek veren isimlerden biriydi desek abartmış olmayız. Kendi meslek yaşamını sürdürürken bir yandan sporcular yetiştirdi, yetenekli gençleri uluslararası yarışmalara gönderdi, atletizmin gelişmesi için yıllarca çalıştı. Tam 54 yıl boyunca atletizmin her kademesinde görev yaptı. Milli Olimpiyat Komitesi üyeliğinden Atletizm Federasyonu Başkanlığı’na, Türkiye Atletizm Yardımlaşma Vakfı’nın kuruluşundan fahri antrenörlüğe kadar birçok sorumluluğu omuzladı.
1980’li yıllarda atletizmin gelişmesi için yeni kulüplerin kurulmasına öncülük etti. Şişecam ve ENKA gibi kulüplerin organizasyon çalışmalarında yer aldı. Bugün İstanbul Maratonu adıyla dünyanın tanıdığı yarışmanın ilk adımlarında onun emeği vardı. O yıllarda Avrasya Maratonu olarak başlayan organizasyonun planlamasında büyük katkı sağladı.
Ama onu yalnızca görevleriyle anlatmak eksik olur.
2006 yılında yazdığı “Çömez” kitabı aslında onun hayat anlayışını anlatıyordu. Çünkü o, hayatı boyunca öğrenmekten vazgeçmeyen bir insandı. Aynı zamanda bildiklerini paylaşmayı da çok severdi. Hem öğrenciydi hem öğretmen. Hem yol gösterendi hem dost.
Ben de birçok şeyi onda gördüm, ondan öğrendim.
Spordan politikaya, tarihten felsefeye kadar her konuda araştıran, düşünen, üreten biriydi. İnsan onunla konuşurken yalnızca spor konuşmazdı; hayat konuşurdu.
Bir gün beni İzmir’deki ofisimden aradı. “Nursel, yakın zamanda İstanbul’a gelecek misin? Çok önemli bir gelişme olacak, senin de fikrini almak istiyorum” dedi. Konu, atletizm kaynaklarının okullardan çıkması gerektiğine olan inancıydı. İstanbul’daki toplantıda yapmak istediği şey bir atletizm koleji kurmaktı.
Heyecanı hâlâ kulaklarımda.
Toplantıda iki firma ile görüştüğünü, Milli Eğitim ve Spor Bakanlığı ile ortak bir çalışma yapılacağını anlattı. Ben de ona yıllar önce Romanya’daki bir okul ile Çimentaş Amatör Atletizm Kulübü arasında kardeş okul çalışması yaptığımızı söyledim. Uzun uzun konuştuk. Toplantı sonunda bana, “Sen hemen bu organizasyon için İstanbul’a geleceksin” dedi. Ben de “Birçok yarışma İzmir’de olacak, zaten orada olacağım” diye yanıt verdim.
İşte bizim sevincimiz böyle yarım kaldı.
Bir trafik kazası onu aramızdan aldı. Zamansız, erken ve hepimizi eksik bırakan bir ayrılıktı bu. Çömezlikten ustalığa tam geçemeden gitti diye düşünürüm bazen. Çünkü onun öğrenmeye olan merakı hiç bitmemişti.
Şimdi geriye dostlarına gönderdiği o özel yılbaşı mesajları kaldı. Hakkında yazılanlar elbette bilinmeyen şeyler değil. Ama bazı insanların kaybı, anlatıldıkça değil, yoklukları hissedildikçe büyüyor.
Cüneyt Koryürek böyle bir insandı.
Yazabileceğim son şey belki de en sade olanı: Allah’tan rahmet diliyorum. Işıklarda uyusun.
1945’te İzmir’de doğdu. Okul spor yurtlarında başladığı atletizme; milli sporcu, uluslararası hakem, hakem hocası, il temsilcisi, kulüp yöneticisi, federasyon üyesi olarak hizmet etti.
Spor muhabirliği ile başlayan meslek yaşantısında hep sporla iç içe görevlerde bulundu. İzmir Beden Terbiyesi Bölge Müdürlüğü ve Ege Üniversitesi Beden Eğitimi Spor Yüksek Okulu’nda memur olarak, İzmir AAK, Yu-Pi ve Çimentaş Kulüplerinde ise yönetici olarak çalıştı. İzmir Masters Derneği, Naili Moran Atletizm Vakfı, Bornova Kültür Sanat Spor Vakfı, İstanbul Atletizm Vakfı gibi kurumlarda çeşitli görevler alan Gülay, Türkiye Futbol Adamları Derneği tarafından ‘İnsanlar Yaşarken de Anılmalıdır’ organizasyonunda “Spora Hizmet Ödülü” ile taltif edildi. Gülay, Halen, TMOK ve Türkiye Atletizm Vakfi üyesi olarak Türk Sporuna katkısını sürdürmeye çabalıyor.