Betpasgiris.vip restbetgiris.co betpastakip.com restbet.com betpas.com restbettakip.com güvenilir casino siteleri casino siteleri canlı casino siteleri deneme bonusu veren siteler

sporgüncel spor haberlerifenerbahçegalatasaraybeşiktaştrabzonspor
DOLAR
49,7613
EURO
55,6788
ALTIN
6.416,29
BIST
11.151,96
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Çok Bulutlu
20°C
İstanbul
20°C
Çok Bulutlu
Salı Hafif Yağmurlu
14°C
Çarşamba Çok Bulutlu
17°C
Perşembe Hafif Yağmurlu
17°C
Cuma Yağmurlu
16°C

Ömer GÜRSOY

Doğum Yeri ve Tarihi: Ankara, 23 Aralık 1964 Ankara Üniversitesi Basın Yayın YO mezunu. Başta Gençlik ve Spor Bakanlığı olmak üzere Bakanlık ve Başbakanlık Müşavirlikleri, Bakan Danışmanlığı, Başbakan Özel Kalem Müdürlüğü görevlerinde bulundu. Başak Sigorta, Ankaragücü Spor Kulübü, Basketbol Federasyonu Yönetim Kurulu Üyeliği, 12 Dev Adam’ın tarihi başarısında yaptığı çalışmalarla dönemin en başarılı Basketbol yöneticisi ödülünü aldı. TBF SUG Komitesi Başkanı/ Başdanışmanlık, Akşam ve Habertürk Spor Yazarlığı görevlerinde bulundu. 2006- 2024 yılları arasında Türkiye Futbol Federasyonu Engelliler Koordinasyon Kurulu Başkanı olarak görev yaptı, engelliler futbolunun dünya markası olması konusunda öncü bir rol oynadı. Engelliler Futbolunun yatay gelişimi konusunda ve özellikle de dünya çapında başarılarda imzası oldu. TMOK Kongre Üyesi, TMOK Fair Play Komisyonu Üyesi, Beşiktaş Jimnastik Kulübü Divan Kurulu Üyesi

Her Muharebe Kazanılmaz, Önemli Olan Savaşın Sonudur!

23.10.2026
14
A+
A-
Vincenzo Italiano, dün Crystal Palace karşısında belki de ilk kez ilk 11’de birlikte oynayacak dört oyuncuyla sahaya çıktı. Orkun sakattı; Vlahović, Olaitan ve Černý gibi isimler de yedek kulübesindeydi. Üstelik Beşiktaş, birkaç gün önce Trabzonspor’a 2-0 kaybetmiş, şimdi de önünde pazartesi günü oynayacağı Başakşehir maçı var.
Futbol kamuoyunda, Türkiye’deki maçlarla uluslararası karşılaşmalar arasında bu kadar sık rotasyon yapılması eleştiriliyor. Ancak ben meseleye biraz daha farklı bakıyorum.
Çünkü bir futbol sezonu, kazanılması gereken tek bir muharebeden değil, sonu şampiyonlukla ya da büyük bir başarıyla bitebilecek uzun bir savaştan ibarettir.
Her muharebeye aynı askerlerle çıkarsanız belki bazı cephelerde kısa vadeli zaferler kazanabilirsiniz. Ancak askerlerinizin yorgunluğu biriktikçe ordunuzun savaşma gücü azalır. Sezonun en kritik dönemine geldiğinizde elinizde yorgun, yıpranmış ve fiziksel sınırlarına ulaşmış bir ordu kalabilir.
Oysa iyi bir komutan yalnızca bugünkü muharebeyi değil, önündeki bütün savaşı düşünür. Hangi askerini dinlendireceğini, hangisine sorumluluk vereceğini, hangi yeni askeri hangi cephede tecrübe kazanması için görevlendireceğini hesaplar. Bazen daha az tecrübeli askerlerle bir cephede mücadele eder; çünkü o askerlerin de savaşın ilerleyen safhalarında görev alabilecek seviyeye gelmesi gerekir.
Beşiktaş’ın rotasyonunu da bu çerçevede değerlendirmek gerektiğini düşünüyorum.
Dün 2-2 biten Crystal Palace maçı, Beşiktaş’ın bu sezon ulusal ve uluslararası karşılaşmalardaki ilk beraberliğiydi. Elbette puan kayıpları olacak. Elbette bazı muharebeler kaybedilecek. Her rotasyon doğru sonuç vermeyecek; bazı tercihler eleştirilmeyi de hak edecek.
Ancak Beşiktaş’ın oyun temposunu düşündüğümüzde oyuncuların dinlenmeye, fiziksel olarak toparlanmaya ve sezon boyunca bu tempoyu sürdürebilecek hâle gelmeye ihtiyacı var. Üstelik rotasyon yalnızca dinlendirmek anlamına da gelmiyor. Yedek bekleyen oyuncuların sorumluluk almasını, farklı eşleşmelerde deneyim kazanmasını ve takımın oyun sistemine daha fazla adapte olmasını sağlıyor.
Burada önemli olan, rotasyonun rastgele yapılmaması. Komutanın askerlerini hangi amaçla değiştirdiğini, hangi cephede neyi hedeflediğini ve aldığı riskin savaşın bütünü için ne anlam taşıdığını bilmesi gerekiyor.
Çünkü bugün kaybedilen bir muharebe, yarın kazanılacak büyük bir savaşın hazırlık safhası olabilir.
Tabii bu, her mağlubiyeti veya her puan kaybını romantikleştirmek anlamına gelmiyor. Bir komutan, kaybettiği muharebelerden ders çıkaramıyorsa aynı hataları tekrarlıyorsa ve ordusunu hedefe yaklaştırmıyorsa orada planı sorgulamak gerekir.
Fakat sezonun henüz bu aşamasında asıl soru, Beşiktaş’ın her maça aynı on birle çıkıp çıkmadığı değil; sezonun sonuna doğru geldiğimizde kaç oyuncusunun bu tempoya alışmış, kaç oyuncusunun sorumluluk alabilecek seviyeye ulaşmış ve kaç oyuncusunun büyük maçları kaldırabilecek tecrübeyi kazanmış olacağıdır.
Benim için asıl mesele bu.
Bazen savaşı kazanabilmek için bazı muharebeleri kaybetmeyi göze almak gerekir. Önemli olan, o muharebelerde askerlerini tüketmek değil, onları savaşın en kritik anına hazırlamaktır.
Ve belki de sezonun sonunda gülen taraf, her muharebeyi kazanmış olan değil; en büyük muharebeye en diri, en hazır ve en tecrübeli ordusuyla çıkabilen taraf olacaktır.
Beşiktaş açısından da asıl sınav, bugün yapılan rotasyonların sezonun son bölümünde nasıl bir karşılık bulacağıdır. Çünkü büyük hedefler, yalnızca bugünün skorunu değil, yarının gücünü de hesaplayan takımlar tarafından kazanılır.
Yazarın Diğer Yazıları
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.