XS
SM
MD
LG
XL
{alanbaslik}
Türk Spor Ajansı
23.09.2019

Almanya da Gençlerin Eğitimi ve Spor

 

Yurt dışında yaşıyor olmanın en güzel taraflarından biri de toplumsal açıdan insanlara olumlu katkılar koyacak güzel şeylerin kendi ülkemiz koşullarına uygun bir biçimde düzenleyerek uygulamaya konulmasıdır. Bu bağlamda Almanya’da suça yönelik gençlik-spor politikası ve ülkemizdeki duruma ilişkin bazı konuları paylaşmak istiyorum.

Beden Eğitimi ve Spor kavramı bilindiği üzere son yıllarda sadece sportif yarışmalara değil çok farklı amaca hizmet etmektedir, bunlardan bir tanesi de hiç kuşkusuz suça yönelen ve risk altındaki çocukların rehabilitasyonunda sporun kullanılması ve toplumların daha sağlıklı bireylerden oluşmasına hizmet etme anlayışıdır.

Bu doğrultuda özellikle gelişmiş ülkelerde ortaya çıkan gençlikle ilgili farklı sorunları çözmede sporun kullanılması özellikle Federal Almanya’da ülkenin spor otoriteleri yanı sıra kulüpler tarafından da kavranmış olması oldukça önemli işlevleri yerine getirmektedir.

Şöyle ki; Almanya’da, kulüplerin kendi çevresinde bulunan ve risk altındaki gençleri hedef alan çalışmaları ve bu çalışmaların sonuçları oldukça farklı olup ülkemiz için de örnek teşkil edebilecek bir çalışma olarak düşünülebilir.

Örneğin; Bremen Eyaleti’nde bulunan bir gençlik ve spor kulübünde sporun her türlü dalının yanı sıra özellikle risk altındaki gençlere eğitim veren ve onların toplumda tekrar normal davranışlar içerisinde olmalarını sağlayan bir birim oluşturulmuştur. Bu birim Eyalet Çocuk ve Gençlik Mahkemesi yargıçlarından, sosyolog, pedagog, spor eğitmenlerinden ve psikologlardan oluşan bir gurup tarafından düzenli olarak yönetilmektedir.

Federal Almanya’nın bir göçmen ülkesi haline geldiği bu günlerde çok farklı kültürlerden oluşan ve farklı eyaletlede bulunan insanların bir yığın yabancı genç insanların enerjilerini hırsızlık, uyuşturucu satma ve kullanma, gasp, çete oluşturma ve başkasına zarar vererek yaşama gibi alışkanlıklarından dolayı yaşamlarının en güzel dönemlerini ceza evlerinde geçirip, süresi doluncada kendi ülkesine gönderilmeyle son bulan bir hazin tablo ile karşı karşıya kalmaktadırlar. Oysa bin bir umutlarla ve bin bir zorluklarla buralara kadar gelen bu insanların uyum sorunlarının bir an önce çözüme ulaştırılması Federal Hükümet tarafından kaçınılmaz olmuştur.

Bu konu ile ilgili genel görüşlere girmeden önce Almanya’daki sporun nasıl örgütlendiği ve hangi işlevin hangi kurum tarafından yerine getirildiği konusuna kısaca bir açıklık getirmek istiyorum.

Almanya’da suça yönelen ve risk altındaki gençlere yönelik sosyal destek sistemi

Almanya’da sporun örgütlenmesi en son değişiklikle birlikte tek bir çatı altında toplanarak Deutsche Olimpische Sport Bund (DOSB) olarak faaliyetlerini sürdürmektedir. Bu kuruluşun bünyesine alınan Deutsche Sport Jugend (Alman Gençlik Müdürlüğü) her eyalete örgütlü olarak Landes Sport Jugend (LSJ) adı altında faaliyet gösterir. Bu kurum 0 ila 26 yaş çocuk-genç, bayan-erkek, yerli ya da yabancı ayrımı yapmaksızın o yaş aralığındaki gençliğin sportif, kültürel ve sosyal gelişimi için katkı koyar. Ve özelliklede son yıllarda Almanya’da yaşayan farklı kültürlerin uyum sorunlarına yönelik projeler üretir, gerektiğinde de farklı ülkelerle de gençlik değişimi altında faaliyetler yapar.

Almanya Gençlik ve Spor Dairesi’nin, Almanya’da sporun çocuk ve gençlere yönelik düzenlenen hizmetlerle bütünleştiği ve günlük yaşamla bütünleştiği görmekteyiz.

Federal Göçmen ve Mülteciler Dairesi, Almanya Olimpik Spor Birliği ile işbirliği içerisinde, göçmen kökenli insanlar için kapsayıcı teklifler yaratma konusunda Almanya'daki spor kulüpleri ile işbirliği yapma yoluna gitmiş ve bu amaçla çalışmalar yapan kulüpleri destekleme kararı almıştır.


Program Federal Göçmenler ve Mülteciler Dairesi Başkanlığı tarafından finanse edilmekte olup, eşgüdümü DOSB, Eyalet Spor Birliği (Landessportbünden) ve yerel spor kulüpleri tarafından yürütülmektedir. Yaklaşık 500 spor kulübü kurslar, turnuvalar, tatil kampları ve diğer spor ve boş zaman etkinlikleri yapmış olup. Kulüplerin sunduğu spor ve boş zaman seçenekleri geniş bir yelpazeyi içermektedir. Voleybol, hentbol, basketbol veya jimnastik gibi popüler sporlara ek olarak, Samba, boks veya güreş gibi özel kurs imkanlarıda sunulmuştur.

Almanya’da çocuk ve gençlik suçluluğunun oranı %12 dir. Spor, binlerce çalışanı ile bu sorunu daha alt düzeye çekmek üzere son yıllarda sporu bir araç olarak kullanıldığını görmekteyiz. Gündemdeki en önemli sorunlardan biri, gençliğin geleceğe yönelik ciddi kaygılarının olmasıdır. Bu çocuk ve gençlere bugün yatırım yapılmazsa yarın ödenmesi gereken bedel bugün verilenin 10-20 katı olacağını unutmamamız gereklidir. Bu nedenle imkanları kısıtlı, risk altındaki gençlere yönelik önleme çalışmalarının, güçlendirilmesi ve çeşitlendirilmesi gerekmektedir.

Almanya Futbol Federasyonu; Almanya’da derneklerin ve kulüplerin bünyesinde oluşturulan futbol takımlarına genellikle sosyal olarak risk altında olan çocuklardan seçerek oluşturmaktadır. Çalışmalar sırasında antrenör ve gözetim önemli bir fonksiyon taşımaktadır. Eğitimin baskıcı değil; karşılıklı anlama, birbirinden öğrenme şeklinde yapılandırılması ilkesi bulunmaktadır. Çalışmalara paralel olarak aileye de bilgi verilmektedir. Gençler için sadece spor bağlamında değil, diğer sorunlarına da destek olmaya çalışılmaktadır (dersler için kurs, iş bulma desteği, spor kariyerlerinin devamlılığını sağlama vb.).

Spor çalışmaları bünyesinde ödül-ceza sistemi yapılandırılmıştır. Teşvik olarak gençlere, uygun zamanda genç takımlardan birinin gözetimi verilmektedir. Takım onun sözünü dinleyecek mi? Dinlemeyecek mi? Bu da gencin kişisel gelişimine destek olmaktadır.

Dernekler, Gençlik Dairesi ve Gençlik Mahkemesi ile işbirliği içerisinde çalışmaktadır. Bir genç, gençlik mahkemesinden kendisine bir yükümlülük verildiği takdirde yükümlülüğünü (sosyal hizmet- çalışma yükümlülüğü gerçekleştirme, kurslara katılma vb.) bu dernekte tamamlamaktadır.

Benim buradan Almanya’daki Türk derneklerine ve Türk spor kulüplerine iletebileceğim en güzel mesaj; kendi dernek-kulüpleri bünyelerinde etkinliklerini bu tür uluslararası anlayışa bağlı kalarak daha da yaygınlaşmaları ve uyuma katkı koymaları gerektiğini bildirmektir. Şayet eyaletlerindeki kurumlara bu koşullarla baş vuran kulüplerin hem fiziki alan elde etme ve hemde ekonomik destek alabilecekleri söz konusudur. 

Bu bağlamda ülkemizde sayıları 20-25 milyonu bulan gencimiz ve büyük oranda Suriyeli mültecilerin spor aracılığı uyumla daha faydalı şeyler yapmaya yönlendirebileceğimizi düşünüyorum. Bu bağlamda ülkemizle Almanya arasında bu doğrultuda sportif bir köprünün kurulması gerektiğini düşünmekteyim.

Ülkemize gelince; Türkiye’de çocuk ve gençlere yönelik hizmetler farklı kurum ve kuruluşlar tarafından verilmektedir. Bu kurumlar bakanlık, belediye, üniversite, sivil toplum kuruluşları ve özel şirketlerdir. İdari yapılanmadan da anlaşılacağı gibi özellikle kamu yapılanmasında her bir kurum kendi ilgi alanı çerçevesinde gençlere hizmet vermekle ve/veya politika üretmekle yükümlüdür. Sonuç olarak bütüncül ve kapsayıcı bir politik yapılanmadan söz etmek mümkün olmamaktadır.

Umarım ülkemizde sporu yöneten ve yön verenlerin; Sporu bu boyutunu hesaba katarak bu doğrultuda kullanılmasına zaman kaybetmeden geçerler ve ben kişisel olarak bu alanda yıllardır yaptığım çalışma deneyimlerimi kendi ülkem için kullanabilme fırsatı bulurum.

Saygılarımla.

 

 

© Tüm hakları saklıdırWeb: Efasis Yazılım