XS
SM
MD
LG
XL
{alanbaslik}
11.06.2019

Bizim Bildiğimiz Futbol…

Yeni Asır’da haberciliğin zirvesine kadar taşıdı…

Hürriyet’teki ekibin gizli kalemlerinden biriydi, Erkut Şahin… Tuttuğunu koparan, torpilsiz, adım adım, üstelik de tırnaklarıyla kazıya kazıya geldiği makamların da hakkını sonuna kadar verdi…

Bizim yanımızda sporla başlayan gazetecilik serüveninde, amatör kümelerin tozunu tutarak  attığı sağlam temelleri  onu Yeni Asır’da haberciliğin zirvesine kadar taşıdı…

Spordan yetişen ve o kültürü alanların “sağlam gazetecilik altyapısı” kapı gibi dimdik ayakta durmasını sağladı. O ekipte kendisini yetiştirenler için hangi dal olursa olsun “başarısızlık” diye bir olgu asla kabul edilmezdi…

Erkut, spor, haber, tat, lezzet derken bugünlerde de meslek terbiyesiyle yoğrulmanın keyfini sürdürenlerden…

Kalemi akıllıca kullanmak ve okutup ses getirmek, gündem yaratmak dendiğinde “İşte bizim ekip”ten derken, göğsümün kabardığını da itiraf etmeliyim…

Nereden nereye…

Kuruluş aşamasının her kademesinde ter döktüğüm, emek verdiğim ancak yaşımın yetmemesi nedeniyle “kurucusu” olamadığım Akhisarspor’un, Galatasaray maçını TV’den izlerken iddia ettiğim “futbol bitti” tezini bir kez daha balkona çıkıp da haykırmak istedim… “Yakışmaz” diye de, geri adımla içime attım…

Tarzım değil ama, zaman zaman meraktan sosyal medyaya şöyle bir göz gezdirdiğimde Erkut Şahin’in maça ilişkin yorumuna rasladım:

“Akhisar’ın kaybettiği 9 maçı yöneten ve adeta yeşil siyahlıları küme düşüren Suat Arslanboğa’yı kupa finaline veren MHK’nın YSK’dan ne farkı var?”

Bence Akhisarspor-Galatasaray Ziraat Türkiye Kupası Final maçının özeti bu…

Takım tutmam…

Sülalemde Altay’ın kurucusundan tutun da, yöneticilik yapanlar, Göztepe’de Asbaşkanlık görevi üstlenenlere raslanır.  Oğlum Karşıyaka Voleybol Şubesinde yönetici. Ben mesleğim gereği hep “tarafsız gözle”  maç izleyip, yorum yaptım…

Tarafsız kalabiliyor musun?

Elbette “hayır…”

Ama sözünü ettiğimiz maçta bir gerçek: Hakem Faciası…

Tüm Türkiye’nin gördüğü bir hakem faciasından da öte bir kulübün kaderiyle oynayan hakem Suat Aslanboğa ve onu bu maça atayan Merkez Hakem Komitesi…  Bunların en üstündeki TFF  “Türkiye’de futbol bitti” damgası resmen vurdu!..

Ödül törenine çıkmayan ve “Finalist madalyası”nı almayan Akhisarspor… Milyonların önünde maçın en iyi oyuncusu seçildiği ödülünü alkış için kürsüye çıkıp da elleri sıkmayan Akhisarspor kalecisi Fatih…

Size ne anlatıyor…

Şimdi ciddi ciddi soruyorum?

Akhisarspor ve kaleci Fatih’in bu hareketi suç değil midir?

Öyleyse neden PFDK’ya sevk etmediniz?..

Mübarek günlerde işlediğiniz gühanın açıklamasını nasıl yapacaksınız?

Ama asla ve asla… Şunu unutmayın ki, kupayı alsa da almasa da… Ligde kalsa da, kalmasa da… Akhisarspor bugün ligden düşer… Bir alt ligde yine küllerinden doğar ve yeniden aynı noktaya ulaşır… Yine zirve onun olur…

O küçük bir ilçe takımı değil… Yıllardır il olma vaadi verilen, bu ülkenin en zengin topraklarıyla dört bir yanı çevrili, bir dönemin “tütün ambarı”, şimdinin “zeytinin başkenti”, mert ve yürekli insanların oılduğu Ege’nin kültürüdür…

Nasıl en alt ligden alın teri akıtarak en üst lige yükselip de Süper Kupa’ya ulaştıysa, yine aynısını yapar…

Siz bunu değil, kendinizi merak edin…

Bugün varsınız ama yarın yok!..

Sizler, gittiğinizde ve giderken de arkanıza baktığınızda ne göreceksiniz biliyor musunuz?

Bilmek ister misiniz?..

Koskoca bir hiç…

Ardınızda bırakılanlar; kaderleriyle oynanan camialar… En önemlisi de bitirdiğiniz “Türk Futbolu…”

Siz buna futbol diyorsunuz… Sizin tabirinizle; bu sizin oyuncağınız…

Güle güle oynayın!..

Bizim bildiğimiz, öğrendiğimiz, bize öğretilen “futbol oyunu” böyle değil…

Bizim bildiğimiz futbol; yürekle, cesaretle, merhametle, adaletle, aynı kurallarla oynanan oyun…

© Tüm hakları saklıdırWeb: Efasis Yazılım