XS
SM
MD
LG
XL
{alanbaslik}
Türk Spor Ajansı
02.08.2020

COVİD-19 PANDEMİSİ, ÇOCUK VE OYUN



 

Covid-19 Pandemisinin yarattığı olumsuzluklardan en çok etilenen yaş grubu hiç kuşkusuz çocuklarımız olmuştur. Özellikle parkların bahçelerin ve ana okullarının kapatılmasıyla tüm çocuklarımızın evlere hapsedilmesi sonucunda hareket etmeleri sınırlandırılmıştır! Oysaki; Hareket ve oyun çocukların vazgeçilmezleridir, yani, ‘’Çocuğun dünyası Hareket dünyası’’ kavramından yola çıktığımızda, bu durumun hem çocuklara, hem de Ebeveynlere zor bir dönem geçirttiğini düşünüyorum.  Çocukların Fiziksel, Sosyal, Duygusal, Zihinsel, Ahlaksal ve dolayısı ile her türlü gelişimi oyun ve hareket eylemleri ile daha kolay gelişir.  Bu nedenle çocukların erken yaşlarda oyun oynamaları ve hareket etmeleri fiziksel gelişimlerine katkı koyarken, ileriki yaşlarda da herhangi bir spor dalına daha kolay yönelmesine yardımcı olur.

Çocukların bu gelişim dönemlerindeki boş zaman uğraşlarından bahsederken “oyun” kavramı hiç bir zaman göz ardı edilmemelidir. İlkokul dönemine gelene kadar ki dönemde (okul öncesi dönem) çocuğun zamanı tamamen oyun oynamak ve hareketle geçer. İlkokula başlayan çocuğun boş zamanı ise; onun okul,  ders çalışma, uyku ve yemek yeme gibi zorunlu ihtiyaçları için harcadığı zamanın dışında kalan süredir. Bu nedenle; oyun görüldüğü gibi çocukluk döneminin önemli bir parçasıdır.

Oyunun Yararları var mıdır? Oyun tamamen boşa geçirilen bir faaliyet değildir. Psikolojik ya da Sosyolojik olarak belirlenmiş yararlarından bir kaçını şöyle açıklayabiliriz; Çocuk oyunla kişilik kazanır, içe dönük olan çocukların, dışa dönük duruma geçmesi oynadığı oyun ve grupla mümkündür. Daha girişken ve çevresine daha çabuk uyum sağlayan kişiler olabilmekte, ortaklaşa oyunlarla sadece vücut sağlığını değil bunun yanında çeviklik, cesaret, çabuk karar verme, yardımlaşma, hoş görülü olma, kendine hakim olma, kin gütmeme gibi iyi karakter niteliklerini de kazanır. Çocukların, koşarak, sıçrayarak, düşüp kalkarak bedeni gelişir. Oyunlar yoluyla ruh sağlığı bakımından, sağlıklı ve dengeli bir kişilik geliştirir, hobi alışkanlıkları edinerek, neşeyle oynayan, kitap okuyan, arkadaşlık ilişkileri kuran bir kişilik geliştirmenin yanında ileriki yaşamında da bu alışkanlıklarını sürdürerek huzurlu olmayı elde eder.

 

Çocuk, öğrenme sürecine oyunla başlar. Çünkü bir çocuk anaokulları ve ilkokullarda oyun, eğitimin bir aracı olarak kullanılırsa, dikkat ve konsantrasyonunu bir noktaya toplama alışkanlığını kazanır. Oyun, organize edildiği ölçüde yararlı olabilir.  Ayrıca sanat sevgisi ve sanat zevki, çocuğa oyunla aşılanabilir. Çocuğun kendi seçtiği oyunlar ve bu oyunlarda aldığı rol onun kişilik özelliklerini açığa vurduğu gibi ileriki yaşlarda ne olacağı hakkında bizlere yardımcı olur.

Çocuk oyunla toplumsallaşır; oyunla topluma intibak etmeye başlar. Toplumsallaşma ile çocuk toplumsal tutum, davranış örnekleri ve değerler sistemini, amaçları ve toplumsal rolleri öğrenir. Oyun grubu aileden sonra çocuğun yüz yüze ilişkiler kuracağı bir gruptur ve böylece biz ve onlar duygusunu elde eder.

Çocuk oyunun disiplini gereği oyun kurallarına uyar, böylece giderek toplumun kararlarına uymak alışkanlığını elde eder. Yasalara geleneklere itaat etme gibi.  Oyun: Neşe, özgürlük, rahatlık, memnunluk yaratan bir etmendir. Çocuk rekabet etme alışkanlığını oyunla elde eder. Oyunla çocuk başarının, zaferin tadını tadar. Yenilgilerde kızmama alışkanlığını elde eder,  çeşitli denemeler ve çevreyi tanıma yoluyla bir takım korkularının etkisinden kurtulur.

Oyunun doğasında bulunan ifade öğelerine gelince: Çocukların kendilerine göre bir dünyaları vardır ve bu dünyalarında hareket büyük rol oynar. Koşarlar , sıçrarlar, yürürler, yakalarlar, atlayıp zıplarlar ve hatta düşüp kalkmayı öğrenirler. Kendilerini bu şekilde geliştirirler kendi vücutlarını, çevrelerini ve arkadaşlarını böylece daha yakından tanırlar. Doğayı tanımaları ve sevmeleri, kültürlenmeleri, öğrenme ve yapabilmeleri, serbestçe davranabilmeleri, yasaklara karşı tepkileri, arzu ve istekleri ve daha bir çok davranışları geliştirmeleri ancak böylesi bir sosyal ortam içerisinde elde edilebilir. Tüm dünyada bu olayları çocukların kendi akranları ile hareket etme aracılığıyla başlarlar.

 

Hareket etmeyen bir kişinin gerek fiziksel, gerekse ruhsal yönden birçok eksikliği var demektir. İşte böylesine önemli olan hareket, çocukların hemen hemen tüm dünyasını oluşturur. Yarınlarımızın geleceği olacak çocuklarımızın yemek-içmek kadar önemli olan hareket ihtiyaçlarını karşılamamız bir zorunluluktur.

Sevgili Anne ve Babalar! Çocuklarımız en büyük varlığımızdır; Bazen biz büyükler kendimizin elde edemediklerini çocuklarımızın yapmasını isteriz! Bu yaşamın her alanında zaman zaman karşılaştığımız bir durumdur. Ancak çocuk ap aprı bir kişiliktir ve bizlere düşüen görevlerden en önemlisi; Çocuğumuzun bizlere benzemesini beklemek değil kendileri olmalarına imkanlar sağlamaktır, yukarıda hareket ve oyun kavramlarının çocuğumuzun her türlü gelişimine olan katkılarına değinmeye çalıştım, sizlere düşen onların bu gelişimlerini sağlıklı yapabilecekleri ortamları yaratmanızdır, siz onlara sunun ki onlar da gelişip, büyüyüp yararlı birer birey olsunlar.

En içten saygılarımla

 

{alanbaslik}
© Tüm hakları saklıdırWeb: Efasis Yazılım