XS
SM
MD
LG
XL
{alanbaslik}
Türk Spor Ajansı
24.09.2019

FUTBOL BU KADAR UCUZ DEĞİL




Futbol yüzyıllar boyu kurallarını, öğrenme ve öğretme felsefesini geliştirip, ekonomik gücünü artırarak bugünlere geldi. Yani sokakta ilkel bir şekilde oynanan oyun olmaktan çıkıp daha bilimsel, daha organize ve kurumsal bir kimlik kazandı. 

Dünya da olduğu gibi ülkemizde de futbol en popüler spor dalı… Teknoloji harikası stadyumlar, modern tesisler, yıldız futbolcular ve halkın ilgisi düşünüldüğünde üst düzey olmasına karşın futbol kalitesi düşük bir ligimizin olduğu söylenebilir. 

Ligimiz mücadele gücü yüksek, zor bir lig gibi görülse de futbol kalitesi üst düzey bir lig değil. 

Kulüplerimiz kurumsal bir kimlikle yönetilmiyor.

Hakemlerimiz oynanan futbolun önüne geçiyor. Yönetsel irade gösteremiyor,  sezgileri ve iletişimleri zayıf. 

Takımlarımız oyun kalitesini bütüne yansıtamıyor. Teknik direktörlerimiz taktiksel anlamda yeterli ve yaratıcı değil. Stratejik düşünme ve davranma becerileri zayıf.

Futbolcularımız oyunu çok yönlü ve yaratıcı oynayamıyor. İşler kötü gittiğinde başarısızlığın faturasını hakemlere kesmeyi adet haline getirmiş yöneticiler, hakemleri etki altına almak ve aldatmak isteyen futbolcular var.

Oysaki ülkemizde futbola olan ilgi, yapılan yatırım ve transferlere harcanan paralar düşünüldüğünde, gerekçesi ne olursa olsun futbolun bu kadar kötü yönetilme ve kötü oynatılma lüksü yoktur, olmamalıdır. 

Yine, gerekçesi ne olursa olsun bir futbolcunun hakemi, rakibi ve taraftarları aldatmaya hakkı yoktur, olmamalıdır. Bu konu ciddiye alınmayacak gibi değildir. Çünkü:

-      Binlerce bilim insanı futbola katkı olsun diye araştırma yapıp, kafa patlatıp dirsek çürütüp veri ortaya koyacak, 

-      Binlerce antrenör soğuk, sıcak, yağmur çamur demeden emek vererek genç futbolcular modern futbolu öğretecek,

-      Binlerce tasarımcı forma, eşofman, ayakkabı, çorap veya top gibi ürünleri üretmek için emek verecek,

-      Binlerce taraftar alın terinden elde ettiği kazancını vererek bilet alıp maç izlemeye gelecek,

-      Binlerce görevli maç sağlıklı ortamda oynansın diye emek verecek,

-      Binlerce iş insanı futbola yatırım yapacak,

-      Binlerce insan elindeki işini bırakıp televizyon karşısına geçip maç izleyecek…

Bizim çokbilmiş yöneticimiz kulübün parasını “har vurup harman” dağıtacak. 

Bizim eyyamcı hakemimiz baktığını görmeyecek, gördüğünü vermeyecek.

Bizim korkak Teknik Direktörümüz, puan almak için ilkel ve kaba bir futbol oynatacak. 

Bizim cingöz futbolcumuz: taktik faul yapacak, rakip oyuncuları sürekli tahrik edecek, hakemi baskı altına alacak, sakatlık numarası çekip zaman çalacak, seyirciyi aldatacak, izleyici yanıltacak, rakibin basit faullerini abartacak. 

Sonuç, puan veya puanlar alacak.

Bunlar futbol oynamanın basit bir yüzü, puan almanın sıradan bir koşulu olabilir. Ama yok, öyle yağma!

Bu iş o kadar basit, futbol bu kadar ucuz değil.

 

{alanbaslik}
© Tüm hakları saklıdırWeb: Efasis Yazılım