XS
SM
MD
LG
XL
{alanbaslik}
Türk Spor Ajansı
06.12.2019

KADINLARA NERELERDE HATA YAPTIK?





Televizyonu açtım, haber sunarken kendisi haberlik bir muhabir; Ordu sokaklarında elinde mikrofonu, abartılı bir koşuşturma içinde, heyecanlı şiveli ve titrek bir ses tonu ile en kirli bir şekilde veriyor Ceren Özdemir’in cinayet haberini...

Şiddetten zarar gören kadınların sayısı sürekli artarak görülmemiş boyutlara ulaşıyor. Bu sorunun sosyal medya da magazinleştirilmesi konun öneminin kavranmadığını gösteriyor. Facebook mesajlarına baktım, aynı haberle ilgili bir başka ruh hastasının “Çok yaşamış tippe baksana” mesajı bir o kadar iğrenç ve düşündürücü… Aklıma Aşağılık bir adama acıdığı için kendisini kınayanlara Aristoteles’in cevabı geliyor: "Ona ahlâksız olduğu için değil, insan olduğu için acıyorum."

Ceren Özdemir’in katili Özgür Arduç denen cani uyuşturucu bağımlısı, tacizci, Suç makinesi. 

2005 yılında 5 yaşındaki bir çocuğu taciz etmiş ve katletmiş. Ceza almış, hapisten kaçmış. 2018'de hırsızlık yaparken yakalanmış ve yeniden cezaevine konulmuş. 

1 Aralık 2019'da yine hapisten kaçmış. 

Bu katil, Ordu sokaklarında üç gün boyunca aramızda nasıl dolaştı?

Bundan kim sorumlu?

Kadınları öldürmenin yaşatmaktan daha kolay olduğu bir ülkede yaşıyoruz. Ne zaman bu kadar cani ve yobazı nasıl yetiştirdik?

Hayatları prangaya dönüşen kadınlar neyin bedelini ödüyor?

Artık ölümleri canilerin elinde olan kadınlara nerelerde hata yaptık?

Bu sorulara vicdanımızın sesini dinleyerek cevap vermemiz gerekirse “Nerelerde hata yapmadık ki!”

-       Kadına nafaka verdik ama özgürlük vermedik.

-       Kadına söz verdik ama hak vermedik.

-       Kadınlara fırsat verdik ama iflah etmedik.

-       Kadınlara fikir verdik ama destek vermedik.

-       Kadınlara sorumluluk verdik ama yetki vermedik.

-       Kadına kredi kartı verdik ama limit vermedik.

-       Kadınla kan bağı kurduk ama kanını döktük.

-       Kadından haz aldık ama haz etmedik.

-       Kadına başlık verdik ama tavuk kadar değer vermedik.

Peki ne yaptık?

-       Kadının namusunu koruduk ama kendisini koruyamadık. 

-       Kadının organlarını sevdik ama kendisini sevmedik.

-       Kadının giysisini eleştirdik ama kadın sorunlarını konuşmadık.

-       Kadınları kozmetik bir ürün olarak kullandık.

-       Kadınları yatak odası ve mutfakta sevdik.

-       Kadınları özel günlerde sahte inceliklerle donatılarak daha zayıf hale getirdik.

-       Kadını, toplumsal yaşamda erkeğe muhtaç ettik.

-       Türk kimliğini cinsiyete dayanan bir kimlik haline getirdik. 

-       Mutsuz evliliklerden kendimize fırsatlar yarattık.

-       Eğitim, bilgi ve kültürle değil, erkek desteğiyle güçlenen kadın yarattık.

Kadınlardan, söyleyeceklerimizle ilgilenmesini, söylediklerinizi doğrulamasını, yaptıklarımızı onaylamasını, yani bizim gibi olmasını istiyoruz. Bu anlayışla oluşturduğumuz değer yargısına göre kadın bizim istediğimiz gibi davranmazsa bu onun yetersizliği veya kötülüğüdür... Cezasını çekmelidir!

Ama hiç düşünmüyoruz!

"Bir metrelik çukura gömmek için omuzlayıp taşıdığın tabutun içinde asılda bir cansız beden değil!

Bir değer, bir ahlak, bir inanç, bir kültür, bir öğretmen, bir gelecek… Yani bir insanı değil varlık aracınızı, geleceğinizi, benliğinizi, insanlığınızı öldürüyorsunuz!..


© Tüm hakları saklıdırWeb: Efasis Yazılım