XS
SM
MD
LG
XL
{alanbaslik}
Türk Spor Ajansı
26.03.2020

SPOR , YÖNETİCİLER VE KULÜPLERİMİZ....

                             

       

Spor denilince aklımıza sağlıklı olmanın devamında, centilmenlik, saygı, sevgi, fair play gelmelidir. Spor insan egosunun disiplin altına alınmasının yanında, yarışma bilincinin yerleşmesi, kültürle, eğitimle, çağdaşlıkla yoğrulmuş bu bilincin yarışma alanına yansımasıdır. Sporun tanımını daha birçok şekilde yapabiliriz. Ancak bütün tanımlar sonunda ortaya çıkacak sonuçta karşımıza, sporla ilgilenen  bütün kişilerin tanımlara uyacak şekilde davranış sergilemeleri zorunda olduklarıdır. 

    Sporcular, spor yöneticileri, teknik adamlar, görevliler, taraftarlar, görsel yazılı basın, velhasıl sporla ilgili herkes, öncelikle sportmen ve sporun gereklerini davranış olarak, fair play anlayışıyla ortaya koymak durumundadırlar. Bu gerçekleştiği zaman, arzu edilen spor ortamı gerçekleşir. Sporda olması gereken Fair Play anlayışı ile özlenen ve istenilen anlayış hayata geçer.

   Bu düşüncelerle yöneticilerde olması gereken özelliklere baktığımızda, yönetici tipinin nasıl olması gerektiğine değinmek gerekir şöyle ki; başarılı bir yöneticide bulunması gereken ne kadar özellik varsa, spor yöneticilerinde de bu özelliklerin bulunması gerekiyor. Bunları özetleyecek olursak;

*Öncelikle işinin gerektirdiği niteliklere sahip olmak,

*Güvenilir ve dürüst olmak,

*Kısa vadeli başarı peşinde koşup, ucuz kahramanlık yapmamak,

*İnançlarından ödün vermeyen bir yapıya sahip olmak,

*Doğrudan yana tavır içinde olmak,

*Araştırıcı ve yaratıcı olmak,

*Yaratıcılığını, yöneticiliği ile birleştirip uygulamaya koyabilmek,

*Hoşgörülü ve yapıcı olmak,

*Modern çağın bütün imkanlarından kendi alanında yararlanmayı bilmek gibi ilk planda akla gelen nitelikleri sıralamak mümkündür. Spor yöneticiliğinde, ayrıca genel yöneticilik özellikleri yanında  sporla ilgili bazı özel niteliklerin de olması gerekmektedir.

      Sporun belli bir dalında  malzeme insan olduğuna göre, spor yönticisinin bu alanda çok yönlü bilgi ve beceri sahibi olması ve özellikle insan ilişkileri konusunda yeterli bilgi ve deneyime sahip olması da gereklidir. Günümüzde fırsat verildiğinde Ülkemizin yetişmiş  insan potansiyelinin her alanda gerek duyulan yönetici gereksinimini karşılamaya yeterli olduğuna inanıyorum. Ancak önemli olan sporumuza yön veren  karar mekanizmalarının, olaylara bakışı ve yaklaşımıdır. Mesle ,  olması gereken nitelikleri taşıyan elemanların belli görevlere yönetici olarak getirilişi mi, yoksa  belli kişilerin yönetici olarak  bazı görevlere getirilişi mi tercih edilecektir. İşte burada yapılacak tercihler, sporumuzun geleceği açısından büyük önem arzetmektedir. Sorunları yaşayarak bilen, çözümleri konusunda tecrübeleri  olan , sporcuların, kulüplerin  başarılı olması dışında başka bir beklentisi olmayan iyi niyetli ve özverili spor yöneticilerine yer verilmesi çok önemlidir.

    Profesyonel futbol yöneticiliğini bir  şov ve reklam yeri değil, Ülkemiz futboluna sporuna katkı için görev yeri şeklinde algılayan ve uygulayan yöneticilere, her türlü desteğin  verilmesi önemlidir, ancak bu görevi yürütenlerin de buna layık olmaları gereklidir.

    Federasyonların özerk olmasından sonra, futbolumuzda kısmen  ilerlemeler kaydedildi, başarılı sonuçlar alınıdı, ancak son zamanlarda futbol takımlarımızda ve diğer branşlarda kendi öz evlatlarımızdan çok yabancı futbolcuların, devşirme sporcuların yer almaları  ne yazık ki istenilen, beklenen başarıyı getiremedi. İşte burada spor yöneticilerinin ve bazı yetkililerin yabancı futbolcular, devşirme sporcular konusunda aldıkları yanlış kararlar etkili oldu. Bu durum yukarıda belirtilen spor yöneticilerinde olması gereken özelliklerin yeterli olmayışının açık bir göstergesidir. Başarı için yapılması gereken, kendi  evlatlarımızın takımlarımızda yabancılardan çok yer almalarının sağlanmasıdır.

      Futbolumuzu, sporumuzu yönetenlerin acilen bu duruma çözüm getirmeleri ve tedbir almaları futbolumuzun ve sporumuzun geleceği açısından çok önemlidir. Yapılması gereken yetikili kurumlar ve yöneticiler tarafından korkusuzca gerçek kararlar alınmasıdır. Geçmişe baktığımızda özerklik yok iken,  birlikte çalıştığımız ve futbolumuza beklentisiz hizmetler veren ve rahmetle andığımız TFF önceki Başkanklarından Hasan Polat, Galatasaray Kulübü Başkanı Dr. Ali Uras, Fenerbahçe Başkanı Fikret Arıcan, Beşiktaş Kulübü Başkanı Süleyman Seba, Altay Başkanları Mazhar Zorlu, Esin Özgener, Erdoğan Tözge, Göztepe Külübü Başkanı Özdemir Arnas, İzmirspor Başkanlarından Haydar Aryal, İlyas Sipahi, Karşıyaka Başkanlarından Tahir Türetken, Altınordu Başkanlarından Rasih Öztürk ve de hayatta olan  Karşıyaka Kulübümüzün hamisi , büyüğü Selçuk Yaşar'ın

futbolumuza, sporumuza yaptıkları beklentisiz hizmetleri asla unutulmayacaktır. Kendilerine futbolumuz ve sporumuz adına bir kez daha teşekkür ediyoruz.

      Günümüzde ise bazı Kulüp Başkanları ve Yönetimleri aldıkları yanlış kararlar ile kulüplerimizi borç yükü altında zor duruma sokmuşlar ve çıkmaza sürüklemişlerdir. Bu tür yanlış yönetim anlayışı devam ettiği süre içinde futbolumuzda, sporumuzda istenilen başarı maalesef olmayacaktır. Futbolumuzun, sporumuzun sağlıklı gelişebilmesi için Başkan ve Yöneticilerin de sorumlu olacağı, bir türlü çıkarılamayan ve bu konuyu da kapsayan kanunun bir an önce çıkarılması şarttır. Geriye dönüp baktığımızda bir çok kulüpte yanlış ve çok sayıda yabancı futbolcu transferlerin yapılmasını, hatta bir çoğunun da takımda yer almadan tribünlerde oturarak yüklü miktarda transfer ücreti almalarını, daha doğrusu yöneticilerin kulüplere verdiği zararları görürüz. Bu yüzden yapılan yanlış ve gerkesiz transferlerle çok miktarda ödenen futbolcu ve menajer giderleri hem kulüplerimizi  hem de TFF yi zorda bırakmaktadır. Bu yanlış anlayışın mutlaka değişmesi, giderilmesi gerekir.

     Geçmişe göre bu gün devletimizin sağladığı imkanlarla neredeyse her ilimizde kulüplerimizin kendi spor tesisleri ve bir çok ülkeye göre de çok modern spor tesisleri ve stadyumlar yapılmıştır. Ama ne yazık ki futbolumuzda, sporumuzda beklenen ilerleme olmadı. Bu şekilde yanlış uygulamalar devam ettiği süre içinde de olmayacaktır. Burada spor yöneticiliğinin rolü çok büyüktür. Başarı için kısa vadede günlük günü kurtarma politikaları değil, uzun vadede sağlam ve devamlılık arzedecek başarılı spor politikalarının hayata geçirilmesi şarttır. Son yıllarda özellikle futbolumuzda kulüpler arasında sanki bir güç savaşı varmış gibi, TFF de, kulüplerimizin başında  başarılı holding patronlarını, büyük şirket patronlarını görmekteyiz. Ancak buna rağmen , güzide kulüplerimizden  Galatasaray, Fenerbahçe ve Beşiktaş'ın toplam borçları 9 milyar liraya ulaştı. Holding patronu olmak için parayı yönetmeyi bilmek lazım. Kulüp başkanlarının bazıları holdinglerini çok iyi yönetiyorlar, ne yazık ki aynı kişiler kulüpleri de yönetiyorlar ama kulüpler iflas etti.  Devletimizin desteği ile Bankalar Birliği müdahale etti, kulüplerin 12 milyar lira borçlarının 7 milyarını iki yıl ödemesiz öteledi. Kulüpler biraz rahat etti gibi ama yine borç içinde. Devlet her seferinde müdahale edemez. Ve ne acıdır ki yöneticilerin yanlış spor politikaları yüzünden kulüplerimiz çok zor durumda. Bu gün Galatasaray, Fenerbahçe ve Beşiktaş'ın futbolcularına  ödedikleri  para yıllık ortalama 500 milyon TL'dir. Peki buna rağmen sahaya tamamen on bir yabancı ile çıkılan Avrupa kupalarında var mıyız? Hayır yokuz. Avrupa'nın ikinci, üçüncü sınıf takımlarının arkalarında kaldık.. Hani yabancı futbolcular kulüplerimizi başarıdan başarıya götüreceklerdi. Yanlış politikalar yüzünden olmadı. Ama diğer tarafta sağlıklı ve akıllı spor politikası ile Sivasspor Kulübü Başkanı Mecnun Otyakmaz'ın futbolculara sene boyunca ödediği para 90 milyon TL'dir. Diğerleri 500 milyon TL. ödüyor, ve yine söylenenelere göre hani üç takımın yabancı  futbolcuları  40'ar gol atacaklardı, atamadılar. Maalesef futbolumuzda durum bu. Herkesin spor yöneticiliğinin gereğini yapması önemlidir. Her önüne gelen kulüp yönetimini başına geçmemelidir. Keyfi ve yanlış uygulamalar yüzünden kulüpleri sorumsuzca borç içinde bırakıp giden yöneticilerden hesap sorulmalıdır. Bunun için de acilen gerekli yasal düzenlemeler yapılmalıdır. 

                                                                                      

© Tüm hakları saklıdırWeb: Efasis Yazılım