XS
SM
MD
LG
XL
{alanbaslik}
SPOR  VE TURİZM
25.06.2019

SPOR VE TURİZM


Bilindiği üzere günümüzde spor ' un tartışılmaz bir yeri vardır. Spor çeşitli kültürlerin temelini teşkil eden bir evrensel değer olduğu kadar, ırkçılığa karşı gelmede,barışın sağlanmasında,ekonomik iş birliğinin kurulmasında,başarısızlıkların giderilmesinde, güven ve uzlaşma ortamının oluşturulmasında en temel yapı taşlarından biridir. Hatırlanacağı üzere ülkeler arasında süren soğuk savaş döneminde Amerikan Başkanı Nixon ile Çin Başkanı arasında oynanan Tenis müsabakası sayesinde Amerika ve Çin arasındaki soğuk rüzgarlar dağılmış, yerini dostane ilişkilere bırakmıştı. Zaman içinde bu tür ilişkiler artarak çoğalmış, sporun değeri giderek artmıştır. O kadar ki, günümüzde spor organizasyonları, olimpiyatları yapabilmek için yıllar süren lobi çalışmaları yapılmakta, ülkeler bunun için bir birleriyle kıyasıya yarışmaktadırlar. Olimpiyatların ve benzer spor organizasyonların ülkelere sağladığı değer ve katkı sınırsızdır.Bu nedenledir ki spor organizasyonlarının  yapıldığı ülke, organizasyon  öncesinde , sırasında ve sonrasında dünya genelinde her alanda anılmakta, tanınmakta, dikkat çekmekte ve de Ülke ekonomisine katkı sağlamaktadır.

          Daha düne kadar, iletişimin bu günkü gibi güçlü olmadığı dönemlerde Türkiye, " TURKEY "denildiği zaman ne yazık bir çok ülke insanı Türkiye' mizin bir ülke olduğunu bilmiyordu bile. 29.Haziran.2002 de 48 yıllık aradan sonra Dünya Kupası finallerine katılma hakkını elde eden Milli Futbol Takımımızın Seul'de Teknik Direktör Şenol Güneş ile kazandığı dünya 3.lüğü, Galatasaray Futbol Takımının kazandığı Avrupa Şampiyonluğu ve diğer başarılı spor organizasyonları sonrasında görsel ve yazılı basında birçok ülke insanları (TURKEY 'in)- Türkiye' nin bir ÜLKE olduğunu öğrendi. Bu durum Ülkemizin tanıtımında, tanınmasında çok etkili oldu, kültür ve turizm alanında Ülkemize gelenlerin sayısının her geçen gün artarak devam etmesini sağladı. Böylece spor sayesinde bir çok ülke vatandaşının Ülkemiz insanları hakkındaki düşünceleri değişti. Çok küçük bir örnek verilecek olursa; 1985 yılında İstanbul Gençlik ve Spor İl Müdürlüğüm sırasında Almanya'nın Manheim Kentinde düzenlenen " Uluslararası Gençler Futbol Turnuvası'na " İstanbul'u temsilen katılan Genç Karması Takımının futbolcularının çoğu sarışın ve kumral idi. İsveç Genç Takımı ile karşılaşan İstanbul Genç Karması müsabakası sırasında, karşılaşmayı yanımızda eşiyle birlikte izleyen 61 yaşındaki bir Alman vatandaşı, tercümanımıza sahadaki takımların hangi ülkelere ait olduğunu sordu. Tercüman, İsveç ve Türk Takımları deyince Alman seyirci şaşırarak " hayır " olamaz, iki takım da sarışın, benim bildiğim Türk gençleri esmer, siyah saçlı ve değişik kıyafetli olurlar diyerek hayretini belirtti. Tercüman, Kafile Başkanı olarak beni gösterince de , akabinde bana dönerek ve de kıyafetime bakarak, bu güne kadar Türk'ler hakkındaki görüşünün, düşüncelerinin yanlış olduğunu açıkladı, özür diledi ve bu müsabaka sayesinde gerçeği öğrendiği için mutlu olduğunu söyleyerek teşekkür etti.

         Hatırlanacağı üzere 1990 lı yıllarda rahmetli Naim Süleymanoğlu'nun Halter'de Dünya Şampiyonu olması sayesinde gözler Ülkemize çevrilmiş, bütün dünya görsel ve yazılı basını Ülkemizden , Türkiye'den bahsediyordu. Bu durum, günümüzde spor'un gücünün ve dünya üzerindeki etkisinin açık ve net bir göstergesidir. Ayrıca olimpiyatlarda ve uluslararası müsabakalarda sporcularımızın başarılı sonuçlardan sonra şeref kürsüsüne çıktıklarında  İstiklal Marşımızın  okunması, Bayrağımızın göndere çekilmesi Ülkemiz adına onur vesilesidir. Kültür ve Turizm Bakanlığının yaptığı tanıtım, reklam, görevini " SPOR " çok daha fazla ve etkili yapmaktadır.

         Bu anlatılanlara bağlı olarak 1985-1987 li yıllarda İstanbul Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü görevim sırasında ziyaretime gelen Danimarka'nın Vejlebold Futbol Takımı yöneticilerine yaptığım öneri ile  takımlarının Şubat ayında Antalya' ya gelmeleri, devre arasında kamp yapmaları sağlanmıştır. Bu durum diğer Avrupa takımlarını da etkilemiş ve bu gün Antalya'nın, devre arası kamp yapılan en önemli şehirler arasına girmesini ve turizm'in merkezi haline gelmesini sağlamıştır. Böylece Antalya her yıl devre arasında hem yerli, hem de yabancı sporcuların, takımların vaz geçilmez kamp yeri olmuştur.

          Diğer bir açıdan bakıldığında,sporun ekonomi açısından da çok önemli bir yer tuttuğu görülmektedir. Süper Ligin önceki adı birinci lig iken Fenerbahçe, Galatasaray ve Beşiktaş takımları İzmir'e geldiklerinde geçen iki veya üç günlük ikametlerinde İzmir'de büyük bir harketlilik, canlılık yaşanıyordu. Hatta bu takımların cezalı maçlarının da İzmir'e verilmesi, 70 bin kişilik Atatürk Stadyumunda oynanması için Türkiye Futbol Federasyonu nezdinde girişimlerde bulunuluyordu. 16.Mayıs.1981 tarihinde İzmir Atatürk Stadyumunda ikinci ligde oynanan ve 80 bin seyircinin izlediği ezeli rakipler Karşıyaka – Göztepe futbol derbi müsabakası çok ses getirmiştir. Bu karşılaşma ile ilgili olarak 1981 de İngiliz Guardian gazetesi  birinci liglerde oynanmayan ancak buna rağmen çok popüler olan maçları değerlendirerek , dünyada üst düzey olmadığı halde en kalabalık seyirci grubunu hangi maçın çektiğini araştırmıştır. İngiliz Guardian gazetesi, en yakın tarihli rekorun İzmir derbisinde yaşandığı sonucuna vardı  ve16 Mayıs 1981 tarihinde İzmirli iki ezeli rakip Karşıyaka ve Göztepe arasında oynanan maçı tam 80 bin kişinin izlediğini ve bu rekorun Guinness Rekorlar kitabı tarafından da tescil edildiğini, kaydedildiğini yazdı. ( o zamanlar 80 bin kişinin izlediği derbi maçında kötü tezahürat ve kavga olmamış 0-0 berabere bitmişti) İngiliz Guardian gazetesinin, en yakın tarihli rekorun İzmir derbisinde yaşandığı sonucuna vardığı haberde, görünen odur ki ; Kalabalık seyircilerin yer aldığı , her kesimin ilgisini, dikkatini çeken ve cezbeden spor müsabakaları,organizasyonları ses getirmekte ve 2. ligde oynanmasına rağmen , seyirci rekorunun kırıldığı maç olarak dünya basınında yer almaktadır. Sporun gücü, sporun güzelliği bu olsa gerek. Aynı  şekilde ferdi spor branşlarında kazanılan başarılarda da aynı duygular yaşanmaktadır. Ancak dünya basınından farklı olarak ne yazık ki Ülkemizdeki basın mensupları haberlerde ağırlıklı olarak futbola yer vermekte, ferdi sporlara gereken ilgi ve desteği göstermemektedirler ki bu Ülkemiz adına bir kayıptır.

         İşte bu ve benzer spor haberleri  dünya basınında yer aldıkça yabancıların Ülkemize olan ilgisi artmakta, seyahatlerinde Ülkemize daha çok yer vererek Turizm alanında katkıda  bulunmaktadırlar.Daha önce de belirttiğim gibi Gençlik ve Spor Bakanlığı faaliyetleri ile aynı zamanda Kültür ve Turizm Bakanlığı yanında, Milli Eğitim Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, Dışişleri Bakanlığı, Çalışma, Sosyal Hizmetler Aile Bakanlığı ve  Sağlık Bakanlığı' nın da görevlerini yapmaktadır. Bu nedenle bana göre ismi geçen Bakanlıkların bütçelerinden belirli bir miktar  pay alınıp  Gençlik ve Spor Bakanlığı bütçesine aktarılması uygun olacaktır.    

                                                                                   

© TÜM HAKLARI SAKLIDIR.Web Efasis Yazılım