XS
SM
MD
LG
XL
{alanbaslik}
Türk Spor Ajansı
05.09.2019

Sularla dansın en güzel tarafı; ışıkların yeşil kırmızı renkleri


Ülkemizde tatillerden fırsat bilip de sağa sola kaçanlardan değiliz… 
Yıllardır geleneklerimizi ön planda tutarak hep uyum sağladık. Bu kez de böyle olacaktı ki; beklenmedik bir davet bizi Bulgaristan yollarına düşürdü…
İnsanın dostunun dünyanın dört bir yanında olmasının keyfini inanın çıkarıyorsunuz. Hele hele “dost” diyebileceğiniz birisinin bulunması sizi her zaman güvende hissettiriyor. İşte Ceylan Demirev de bunlardan…
Yıllar önce rahmetli Ümit Kayıhan ile Steaua Bükreş-Galatasaray maçı (Nisan 89) için Romanya’ya giderken özel araçla geçtiğimiz Bulgaristan yollarındaydık. Bu kez ülkenin içinde kaldık, Pleven’de (Plevne) konakladık.
Pleven’de doğa harika. Tarihi ve doğal güzellikleri bir yana, Osman Paşa’nın Rus generale kılıcını teslim ettiği savaşı anlatan, kentin yüksek yerindeki Panaroma’yı gezdik. 1877-1978 yılları arasındaki Rus-Türk Savaşı’nın, özellikle beş ay süren Plevne Kuşatması’nın olaylarını tasvir eden bir panorama. Uluslararası düzeyde ünlü olan ve beş yüzyıllık Osmanlı yönetiminden sonra Bulgaristan’ın kurtuluşuna katkıda bulunan kentin görsel şovu. Türkiye’deki Panorama 1453 ‘e benzettim. 
Şehre gelenlerin görmek için “olmazsa olmaz”lardan Panaroma’da içim o sahneye cız etti ama tarihin gerçeklerini de inkar edemiyorsun!
Pleven’de geçirdiğim günlerde bana dost elini uzatan, evini açan, hergün kaldığım otelden alıp şehri gezdiren Ceylan Demirev’in dostluğu tek kelimeyle mükemmeldi… Kendisine, bize harika yemekler yapan eşi Diana ve küçük kızı Muzaffer’e sonsuz teşekkürler… İzmir 9 Eylül Üniversitesi’nde okuyan Vasviye ile tatilde olması nedeniyle denk gelemedik… İnşallah bir başka ziyaretimizde de bizi o gezdirir… 
Pleven’de yaşamasına karşın hemen hemen tüm Bulgaristan’da tanınan ve ülkenin en önemli Halk Dansları eğitimcisi konumundaki Ceylan Demirev, “Guinness Rekorlar Kitabı”na girebilmek için bine yakın danscıyı sahneye çıkararak Pleven’de büyük olay yarattı…
Ceylan’ın özel dans okulunu gezerken aldığım teklif de son derece mutluluk vericiydi. Önümüzdeki yıl düzenlenecek olan “Uluslararası Pleven Halk Oyunları Festivali”ne Bostanlıspor’un tescilli Halk Oyunları ekibi resmi davet aldı. Türkiye’den sadece Bostanlıspor Halk Oyunları ekibinin davet edilecek olması keyfimi bir hayli de arttırdı…
Bulgaristan’da Pleven ve Sofya’da kaldığım süre içinde fırsat buldukça spor tesislerini gezdim ve birkaç mahalli spor kulübünü ziyaret ettim. Ceylan’ın geniş çevresi sayesinde kolay ulaştığımız bu yerlerde gördüğüm gerçek, spora ve spor adamına verilen değer oldu.
Gazeteci, spor yazarı ve spor kulübü ile sanat derneği başkanı olmanın avantajı mıdır nedir, gösterilen ilgiden bazen rahatsız olduğumu da söyleyebilirim. 
Ceylan bunu şöyle özetledi: “Bizim buralarda spor, sanat, bilim insanlarına çok önem verirler. Yaptığı işten dolayı da saygı duyarlar. Hele hele sen bir de gazetecisin… Bence normal bunlar. Burada bunlara alış.”
Bizim ülkede amatör spor kulüp başkanlarına burun kıvıranları bildiğimiz için yadırgamamak elde değildi…   
Amatör spor kulüplerine eşdeğer olanların bile imkanları çok çok fazla. En önemlisi de kent kulüplerine belediye ve halkın tamamen sahip çıkması. Sporun alt yapısına verilen önem, bizim üst yapıda dağıtılan paralar kadar çok… Bırakın ligde oynayanları, spor yapanları teşvik etmeleri kıskanılacak gibi…  
Sonra diyoruz ki; spor biz de neden böyle?..
AB ülkesi konumundaki Bulgaristan modern çağa ayak uydurmuş. Giyim, kuşam, hareketlilik Karşıyaka’dan geri kalmıyor… Gündüz sokaklar boş ama, gece parklar özellikle de kafelerde adım atacak yer yok… 
Biz kafeteryada yer bulmadık mı, bulduk… 
Dedim ya; Ceylan Demirev’in Pleven’de havası çok fazla… Dolayısıyla biz de bundan nasibimizi aldık… Danstaki ünü kadar ödülleri o kadar fazla ki, evin dolaplarını aşıp dans salonuna taşmış…     
Kaylaka kentin gezilecek yerlerinden birisi. Park, yapay gölet büyük ilgi çekiyor. Ancak daha çok beğendiğim, dokunulmayan doğa harikası içinde çağlayanların olduğu  ormanlık alana hayran kaldım. Zirvedeki Devetaşka Mağarası’nı vakit darlığı nedeniyle bir sonraki ziyaretimize sakladık.  
Şehrin merkezindeki kestane ağaçlarının gölgelediği parktaki çağlayanlı havuzlar harika. Hele gece ışıklarla rengerenk… Belli saatte müzik eşliğinde su gösterisi çoluk çocuk herkesi havuzların etrafına topluyor… Sularda en çok hoşuma giden de suyun yeşil kırmızı renklerle dansıydı…   

© Tüm hakları saklıdırWeb: Efasis Yazılım