XS
SM
MD
LG
XL
{alanbaslik}
Türk Spor Ajansı
17.11.2019

ÜLKEMİZİN SPORU VE ÇOCUKLARIMIZA YAPAMADIĞIMIZ YATIRIM

 

 

Bir ülkenin gelişimliğinden söz ettiğimizde, o ülkenin geleceği olan çocuk ve gençlerine yapılan yatırımalara ve her alanda alınan başarılara bakmamız gerekir. Konu spor olunca kuşkusuz çok erken yaşlarda çocuklarımızın gerek zihinsel ve gerekse fiziksel gelişimlerine yaptığımız yatırımlar bizleri yakından ilgilenmektedir. Dünyada sporda başarıyı yakalamış ülkelere baktığımızda! Akademik olanaklarını erken yaşlarda çocuklarının gelişiminde uygulatmayı başarmış olan ülkeleri görmekteyiz.

 

Gardner’e göre ‘zekâ alanları’nı; Dilsel zekâ: Yazma, konuşma, espriler yapma, okuma, Mantıksal/Matematiksel zekâ: Problem çözme, sorgulama, hesap yapma, deney yapma, Görsel/Alansal zekâ: Boyama, çizme, harita okuma, motif çizme, örnek yaratma, Bedensel/Kinestetik zekâ: Dans, egzersiz, spor yapma, mümkün olduğunca hareket etme, Müziksel/Ritmik zekâ: Şarkı söyleme, tempo tutma, müzik dinleme, enstrüman çalma, Sosyal zekâ: Gruplarla çalışma, aracılık etme, birinin duygularını anlama, Kişiye dönük zekâ: Derin düşünce, hayal kurma, hedef koyma, yalnız olma diye sınıflandırmıştır.

 

Diğer taraftan Piaget çocukların bilişsel gelişimleri için gerekli olan öğeleri ele alırken, dış dünyadan gelen uyaranlara organizmanın yapacağı uyumun önemli olduğunu belirtmektedir (Piaget, 1985). Piaget çocuklarda bilişsel gelişim tamamlanabilmesi için çevresel yaşantılar yoluyla elde edilen şemaların önemli olduğunu vurgulamaktadır. Bu kapsamda bakıldığında çocukların yaşantıları içinde ortaya çıkan taklitler ya da ben merkezli davranışlar işte bu yaşantıların ve çocukların geliştirmeye çelıştıkları şemaların ürünü olmaktadır. 

 

Çocuklarda bilişsel şemaların gelişmesinde sporsal deneyimlerde önemli rol oynarlar. Bu doğrultuda özellikle somut işlemler döneminde çocukların yapacakları sporsal etkinlikler onların daha fazla işlem yapmasını sağlayarak bilişsel anlamda gelişmelerine yardımcı olabilecektir. Diğer yandan işlem öncesi dönemde de çocukların şemaların gelişebilmesi için spor istendik ve önemli bir araç olarak ele alınabilir (Gabbar, 2004).

 

Çevresel ve ekolojik yaklaşıma sahip olan kuramcılar ise çevrenin çocuk gelişimi içindeki yerinin vaz geçilmez olduğunu vurgulamaktadırlar başlangıçta ana- baba- çocuk üçlüsü arasında oluşan çevresel yapı daha sonra okul ve yaş grubu çocuklar ile yakınların katılmasıyla genişler bu iki aşama çocuğun gelişiminde önemlidir ama asıl exosystem olarak aktarılan yapıya dönüştürüldüğünde çocuk için artık daha büyük sistemlere gerek vardır. 

 

Bu sistemsel yapılar içinde ana babanın iş yeri, sosyal yakınlık içindeki bireyler ve arkadaş grubu, yerel yönetimlerin olanakları ve spor gibi daha büyük kurumsal yapılar devreye girer. Bu yapı içindeki spor çocuğun sosyalleşmesi, duygusal olarak gelişmesi ve gelecekte daha etkili ve istendik bir yetişkin olmasında önemli bir aracı olarak ele alınabilir (Bronfenbrenner, 1979). 

 

Çocukluk dönemindeki oyunlar ve sporsal etkinlikler aracılığı ile çocukların başkalarını düşünme ve paylaşma duygularının geliştirilmesi de olası görünmektedir (Lewitt ve ark. 1985).

 

Çocukların anti sosyal davranışlardan kurtularak başkalarını düşünen bireyler şekline dönüştürülmelerinde sporsal etkinlikler önemli rol oynayabilir. Bu nedenle sistemlenmiş oyun ve sporsal etkinliklerin sayısının artırılması yararlı olacaktır. 

 

Mountesorri çalışmalarında çocukların daha uyumlu olabilmeleri için sporsal etkinliklerin gerek enerji boşalımı, gerekse de çocukların paylaşımların geliştirilmesi ve kurallığının öğretilmesi açısından önemli olabileceğini belirtmektedir . 

 

 Görüldüğü gibi çocuk eğitimi ile ilgili önemli eğitim bilimciler, çocuğun zihinsel gelişiminde egzersizin ya da halk dilinde sporun ne kadar çok önemli olduğunu üstüne basarak açıklamaya çalışmışlardır. Durum böyle iken ülkemizde eğitimle ilgili kurum ve kuruluşların çocuk ve gençlerimizin sporda ve genel anlamda gelişimlerine ne kadar katkı koydukları ve çocuklarımıza bu alanda verdikleri desteğe bakmak durumundayız! Bunun ölçüsü kuşkusuz ülke düzeyinde sporda aldığımız başarı  ölçü olarak baz alınabilir. 

 

Ülke olarak sporun her alanında çok başarılı olduğumuzu söyleyebilmek mümkün değildir! İtirazı olan arkadaşlarıma hemencecik küçük bir sorum olacak; Ülkemizin seçkin futbol kulüpleri hele bir tanesi son günlerde maçlarına sahada 11 adet ismini bile sayamadığım yabancı uyruklu futbolcularla çıkmaktadır, bumudur ülke sporumuzun kalkınmışlığı? Daha buna benzer yüzlerce örnek verebilirim. Bir igi çekici örnek ise, Ulusal takımlarımızda yer alan devşirme sporcular? 30 milyona yaklaşan genç nüfusa sahip olan güzel ülkemize yakışıyormu? Doğrusu ben yakıştıramıyorum!  Bunun sorumluları hiç zaman kaybetmeden iyice düşünüp farklı bir yöntem bulmalıdırlar diye düşünüyor herkese saygılarımı sunuyorum. 

 

 

© Tüm hakları saklıdırWeb: Efasis Yazılım