Türk Spor Ajansı

2020 AVRUPA FUTBOL ŞAMPİYONASI BİTERKEN

A+
A-
10.07.2021
192
ABONE OL

2020 yılında yapılması gerekirken Covid 19 nedeniyle 2021 yılına ertelenen Avrupa Futbol Şampiyonası bana göre sürprizlerle dolu bir şampiyona olarak tarihe geçti. En önemli sürprizler, son şampiyon Portekiz, ardından son Dünya şampiyonu Fransa ve sırası ile Löv ile son turnuvaya çıkan Almanya’nın yanı sıra, ön elemelerde büyük sükse yaparak Fransa’yı da yenerek grup  ikincisi olarak şampiyonaya katılma hakkını elde eden Türk Milli Futbol Takımımız yaptı. Milli takımımız bu Avrupa Şampiyonası’nda önemli bir derece alarak eve döneceklerini ima ederken şampiyonluktan da söz ediyorlardı. Milli takımımız, bırakın şampiyon olmayı ve derece yapmayı az kalsın hiç gol atmadan kalesinde bol bol gol görerek sıfır puanla grubunun sonuncusu oarak eve dönmesi bana göre en büyük sürprizlerdi.

Ülke futbolumuz hakkında çok fazla bir şey söylemek istemiyorum, daha önceleri çok yazıp çizdim ama nafile! Bir defa herşeyden önce neremiz doğru da futbolumuz doğru olsun! Diye sormadan geçemiyeceğim. Sporcuların tutum ve davranışlarından ve dolayısı ile performanslarından söz etmek istemem ama Milli takımı oluşturan sporcuların birçoğu Avrupa’nın sayılı ve önemli takımlarında yer alan ve yeteneklerinden şüphe duymayacağımız kişilerden oluşuyor. Demek ki burada hem yönetim ve hem de teknik adamlarımızın büyük yanlışlıkları mı oldu acaba! Nitekim şampiyonadan eli boş dönen Şenol Güneş bu sonucun tüm sorumluluğunu kendi üzerine alarak güya günah tazeledi. Ben Şenol Güneş hocamızı hiç bu kadar çaresiz görmemiştim.

Diğer taraftan İtalya, Avusturya, İsviçre, Belçika, Danimarka, İngiltere ve hiç kuşkusuz İspanya başlangıçta bocalasalarda bu turnuvanın istikrarlı takımları idi. Sonuç olarak finale önce İtalya ve ardından İngiltere geldiler ve Pazar günü final maçı oynanacak ve şampiyon belli olacak.  Öyle sanıyorum ki İngiltere ev sahipliği avantajınıda kullanarak belkide bu yılın Avrupa şampiyonluğunu alacak!

Buradan en son oynanan İngiltere-Danimarka yarı final maçına değinmeden geçemiyeceğim,  ilk gölü atan Danimarka, rakip kaleye attıkları golden sonra kaptanları  aracılığı ile kendi kalelerine (ki bu turnuvada çok karşılaşılan kendi kalelerine gol atan sayısı çoktu) gol atmasından sonra maç berabere sonuçlandı, uzatmalarda nereden olduğu belirsiz bir penaltı ve kaptan Kane’nin penaltısı ilk vuruşta kaleciden döndü ama ardından dönen topu farklı köşeye atarak durumu 2-1 yapmasıyla Danimarka maalesef saf dışı kaldı.

Sonuç; Bir Avrupa Futbol şampiyonası daha sona erdi ve biz ülke olarak inişli çıkışlı grafiğimizdan hiç şaşmadık, elimiz kolumuz boş olarak, gruptanda çıkmadan evimize döndük. Şimdi soruyorum sizlere Grup eleme maçlarında fırtına gibi esen ve hatta Dünya şampiyonu Fransayı yenen takım gitmiş yerine sahanın içerisinde adeta hayalet gibi gezen bir futbolcu grubu ile karşılaştık! Sizce bunun sorumlusu kim? Federasyon mu? Teknik kadro mu? Futbolcuların kendileri mi? Yoksa şampiyona öncesi yalan yanlış yorumlar yaparak herkesi inandırmaya çalışan sahte ve gerçekçi olmayan kendilerine futbol eleştirmeni dedirten spor yazar ve eleştirmenleri mi? Kim?

Antrenman ve hareket biliminde Kondüsyonel yetenekler (Kuvvet-sürat-dayanıklılık) ile Koordinatif yetenekleri (Hareketi öncelleme-hareketi algılama-denge-çeviklik-koordinasyonve daha birçok unsur) olmayan bir ekip izledik. Hereketi öncelleyemeyen, pas yapmayı unutmuş pas atmayı dahi beceremeyen, rakip takımın sahasına bile girmekte zorlanan ve kendi sahasında adeta kitlenen bir takımım başarılı olması düşünülemez.

Ayrıca bu şampiyonaya hazırlanırken, hazırlık müsabakalarında seçilen takımları, kamp yerleri ve rakım acaba maçların oynandığı yere ve rakiplerimize uygunmuydu? Zaten binbir zorlukla biten (pandemiden dolayı) bir koca sezon, sporcuların bu şampiyonaya yeteri kadar hazırlanabilme imkanı sunuldu mu? Gençleştirilmiş bir milli takımdan söz ediliyordu ama hep aynı kişilerle ve yaş ortalaması yüksek bir ekibin sahaya sürüldüğü gözlemledik. Hele bana göre sadece tirübünlere oynayan Burak Yılmaz ısrarını anlayabilmek mümkün değildi.

Ayrıca Şenol güneş tüm sorumluluğu kendi üzerine aldığını söylerken, arkasından sürekli oyuncularını suçlaması,  Milli takımı eleştiren Hamit Altıntop’u ise onun görevi Ümit Milli Takım diyerek değersiz kılmaya çalışması, dolayısı ile takımı kendi oluşturdu taktiği kendisi verdi ama basın toplantısında sorumluluk benim derken arkasından hem basını hem sosyal medya kullanıcılarını hemde oyuncularını eleştirmesini hiç doğru bulmuyorum. Sevgili Şenol Güneş, sevgili öğretmen arkadaşım, bu sana hiç ama hiç yakışmadı. Söz konusu ilgililerin bu sorunu bir an önce çözmeleri gerekir derken, hoca konusunda bir değişime ihtiyacın var olduğunu düşünüyorum. Ülkemizde daha yürekli ve daha bilgili teknik adamların olduğuna da inanıyorum. Ama maalesef futbol sporu en akademik kişilikleri bile rahat kirletebilen bir spor dalı olduğunu biliyorum! Kısacası işimiz çok zor…

Saygılarımla

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.