1955 yılında Ankara’da doğdu. Atletizm sporuyla 1968’de tanıştı. Çekiç atma branşında 20 yıl spor yaptı. 1988 yılında antrenörlüğe başladı. Türkiye şampiyonları, dünya ve Avrupa madalyalı, olimpiyat madalyalı sporcular yetiştirdi.
Atletizm Federasyonu’nun antrenörlük kurslarında atma branşı eğiticisi olarak dersler vermektedir. Yaşamına Ankara’da devam ettirmektedir.
Türkiye Fair Play Büyük Ödülü sahibi Artun Talay, ayrıca Dünya Fair Play Şeref Diploması Ödülüne layık görülmüştür.
Münir Yaraş, Nurullah Candan’ın eleştirel görüşleri: MÜNİR YARAŞ: Beklenmedik ülkeler başarılı oldu. 400 engel ve 1500m için altın madalya adayı çoktu. Allah için koşarlarken mecburen dünya rekorlarını kırmış oldular. Altın madalya için sıkışma dünya rekoru olarak karşımıza çıktı. Kadın sporcularımızın başarılı ve üstün olduklarını gördük. Dördüncü olarak madalya alamadığımız, cirit atma ve okçulukta bile kadın başarısı var. Madalyaları ucu ucuna kaçırdılar. Seyircinin olmadığı olimpiyat olmaz, hakem olarak Can Korkmazoğlu’nun başarısı muhteşemdi. Onun başarısı diğer ülkelerin baş hakemlerini kıskandıracak düzeydeydi. Hele Eda’yla aynı yarışta bir kez daha görev alması, onun aranan hakem olduğunu gösterdi. Uluslararası kuruluşlarda çoğalmalıyız daha çok üyemizin bulunması gerekir. Halil İbrahim Çömlekçi’yi Ersu gibi sporcuları yetiştirdiği için bir kez daha rahmetle anıyorum. Ersu’da önemli bir potansiyel görüyorum. Bubka’nın antrenmanlarda defalarca 6.30 m’yi geçtiğini atletizmin mutfağında olan herkes biliyor. Atletizmin popülaritesi artsın diye santimle rekor kırıyordu. Bunu da hatırlatmak isterim. Seyircisiz olimpiyatın olamayacağını gördük. Final yarışan bütün sporcularımızı candan kutluyorum. NURULLAH CANDAN: Bu olimpiyat oyunları bir fiyaskodur. Sürekli kafamda evirip çeviriyorum. Ben farklı bakmaya çalışıyorum. Klişe konuşmak bana yakışmaz. Dünya sporunun içinde bulunduğu durumu anlamıyorum. Olimpiyatlarda 1980 ve 1990’lardaki hava yok. Olimpiyatı bu kadar çeşitlendirmeye hiç gerek yok. Bir sürü dal ekleyerek olimpiyat kurtarılmaz. IOC uygulamalarını utanç verici olarak buluyorum. IOC başkanının konuşmasını hiç beğenmedim. Milyonlarca insan pandemiden ölmüş, böyle konuşma mı olur? Bu olimpiyat yöneticilerin olimpiyatı olmuş. Japon halkının %75’i olimpiyatı istemezken olimpiyatın iptal edilmesi gerekirdi. Japonları anlıyorum, kendilerini korumak istiyorlar. Millet yer değiştirmekten korkarken, IOC başkanı şampiyon olanla fotoğraf çektiriyor. Olimpiyat kültürel bir olaydır. Başarı madalya ile değerlendirilemez. Bu olimpiyatın özüne ihanettir. Ayrıca adalet nerede, olimpiyat yayın haklarında neden IOC aslan payını, Japonlar azını alıyor, tamamen saçmalık. Pandemi döneminde Japonların olimpiyat için çok büyük fedakarlık yaptıkları ortada. Madalya alamasalar da atletlerimizi başarılı buluyorum. Birçok ülke yarı final yarışan sporcusunu bile başarılı görürken, ille de madalya merakını onaylamıyorum. Oraya giden elinden geleni yaptı mı, yapmadı mı ben ona bakarım. Bir kez daha söylüyorum, olimpiyat insanların değil, yöneticilerin olimpiyatına dönüşmüş durumda. Çok yazık!
1955 yılında Ankara’da doğdu. Atletizm sporuyla 1968’de tanıştı. Çekiç atma branşında 20 yıl spor yaptı. 1988 yılında antrenörlüğe başladı. Türkiye şampiyonları, dünya ve Avrupa madalyalı, olimpiyat madalyalı sporcular yetiştirdi.
Atletizm Federasyonu’nun antrenörlük kurslarında atma branşı eğiticisi olarak dersler vermektedir. Yaşamına Ankara’da devam ettirmektedir.
Türkiye Fair Play Büyük Ödülü sahibi Artun Talay, ayrıca Dünya Fair Play Şeref Diploması Ödülüne layık görülmüştür.