Türk Spor Ajansı

KAZANAN TÜRK TAKIMI OLDU

A+
A-
09.09.2021
183
ABONE OL

Geçen sene, 7 Eylül’ün Dünya Fair Play Günü olarak kutlanması kararı alınmıştı. Bunu güzel ve anlamlı bir gelişme olarak değerlendiriyorum. Çünkü hem fair play kavramının tanınırlığının yaygınlaşmasına katkı sağlayacak yeni oluşumların başlangıcı oldu hem de fair playin kurumsallaşması sürecine bir tarih daha eklenmiş oldu.

Bu yıl 2. si yapılan kutlamalar için hazırlıklar Mart-Nisan gibi başladı. Avrupa Fair Play Birliği (EFPM) Mayısın 31’inden 7 Eylül sabahına kadar 100 gün boyunca sürecek olan bir yarışma organize etti. Organizasyon sorumlusu EFPM Yönetim Kurulu Üyesi Katarina Raczova katılımcıların 5’er kişilik takımlar oluşturmaları; koşu, yürüyüş, bisiklet, yüzme gibi branşlarda yarışarak 1275 km’ ye ulaşmaya çalışmaları ve birer fair play sloganı oluşturmaları gerektiğini belirtti. Bu mesafeyi ilk tamamlayan takımın galip sayılacağı, eğer eşzamanlı tamamlayan takımlar olursa en özgün fair play sloganı olan takımın kazanacağı bildirildi.

Yarışmanın Türkiye ayağının sorumlusu olduğum için Türkiye’de yarışmanın duyurulması için hızlı bir şekilde hazırlıklara başladık. TMOK Fair Play Komisyon Üyesi arkadaşımız Sayın Remzi Yılmaz Bey’in davetlisi olarak Türk Spor Ajansı‘nın YouTube Kanalı’nda katıldığım yayında yarışmayı görseller eşliğinde ayrıntılı şekilde açıklamaya çalıştım. Ayrıca çeşitli sosyal medya kanallarında duyurularımız yer aldı.

Farklı yaş, meslek ve bölgelerden katılımcılıların dahil olduğu yarışma 31 Mayıs’ta coşkuyla başladı. EFPM’nin Facebook sayfasında zaman zaman paylaşımlarını ve sloganlarını takip ettiğimiz yarışmanın galip takımı 7 Eylül Dünya Fair Play Günü’nde  EFPM’nin web sayfasında ilan edildi. “Gentlemen of Mülkiye” adıyla kazanan takım üyeleri Türkiye’nin çeşitli yerlerinden Mülkiyeliler… Benim de mensubu olmaktan her zaman gurur duyduğum Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi (Mekteb-i Mülkiye) Osmanlı’dan beri devlete bürokrat yetiştiren önemli okullardan birisidir ve kendine özgü kurum kültürüyle öğrencisinden mezununa dayanışmanın sembol örneklerindendir. Mülkiye’nin Centilmenleri Takımının lideri Mustafa Güler; bir kamu çalışanı, spor onun yaşamının önemli bir parçası, ultra maraton koşusu favorilerinden, çeşitli koşu yarışlarına hobi amaçlı katılıyor. Umut Çağlayan bir bankada şube müdürü; tam bir spor tutkunu ve birçok spor branşıyla ilgileniyor. Eray Ünal bir holdingte yönetici, aileden aldığı spor kültürünü tam anlamıyla yaşıyor ve yaşatmak istiyor. Kürşat Soydan Radyo Televizyon Üst Kurulunda görev yapıyor, öğrencilik yıllarından beri futbol oynuyor, son 2 yıldır özellikle maraton koşuyor. Soner Kavlak bir sigorta acentesi sahibi, triatlon ve maraton hobileri arasında. Mülkiyeli arkadaşlarımızın ortak özellikleri yoğun iş tempolarında fiziksel aktiviteyi çok önemli bir yere koymaları, beslenme ve uyku alışkanlıklarını buna göre düzenlemeleri, sporu tamamen amatör ruhla ve karşılık beklemeden yapmaları… Mülkiyeli olmaları ise dayanışma ve sosyal sorumluluk bilincine sahip olmaları noktasında kendini belli ediyor, zaman zaman öğrencilere burs sağlama amacıyla koşuyorlar. Umut Çağlayan adil bir yenilgiyi sahte bir zafere tercih edeceğini vurguluyor, Eray Ünal  fair play anlayışı olan bir vatandaşın ülkesine katkı sağlayacağına inanıyor, Kürşat Soydan çok çalışmanın hedefe ulaşmanın yegane yolu olduğu bilincinden olanlardan, Soner Kavlak sporda mücadele ederken diğer sporcularla adil şekilde yarışmanın gerekliliğini dile getiriyor, Mustafa Güler ise kazanmak ya da kaybetmenin önemli olmadığının, özellikle ultra maraton koşarken koşuda tanıştığı bir başka yarışçıyla bitiş çizgisine birlikte el ele girebilmenin güzelliğini fark edenlerden…

Farklı ülkelerden de katılımcıların olduğu yarışmanın 11. gününde Mülkiye’nin Centilmenleri Takımı 1275 km’yi tamamlamıştı bile… Yani amatör sporcu olmalarına rağmen bu kadar kısa sürede hedefe ulaşmaları, bizlere kararlılık, azim, konsantrasyon kavramlarının ne kadar önemli olduğunu bir kez daha göstermiş oldu… Güzel olan şeylerden birisi de, kısa sürede yarışı bitirseler de 7 Eylül’e kadar takım üyeleri bu proje kapsamında etkinliklerine devam ettiler… Kazanmayı hedeflediler ama, fiziksel aktivite ve egzersiz yapmak, farklı fair play sloganları bulmak onlar için hala önemliydi..

Sevgili Mülkiye takımını tebrik ediyorum, fair play inancıyla sporun önemini anlayan, kavrayan ve yaygınlaştırmaya çalışan herkese saygılarımı sunuyorum.

Doç. Dr. Sevim GÜLLÜ

İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa

Spor Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi

TMOK Fair Play Komisyon Üyesi

YORUMLAR

  1. fatih kavlak dedi ki:

    Dünyaya iyilik, güzellik katmışsınız hep beraber. Tebrik ederim