ozellutfu@gmail.com
Gazeteciliğe Yankı Dergisi'nde başladı. Ankara Ün.SBF ve AÜ. İkt. Fak. bitirdi. Gelişim Grubu'na, Hıncal Uluç'un ekibine girdi; Burada Söz Gazetesi ile birlikte aralarında Gelişim Spor, Erkekçe, Kadınca, Nokta gibi dergilerin bulunduğu yayınlarda, Sabah Grubu'nun Aktüel, Para dahil bütün dergilerinde, Yeni Yüzyıl, Radikal/Fanatik ve 16 yıl sürecek Vatan Gazetesi'nde muhabir, büro şefi, haber müdürü, temsilci olarak görev yaptı. Bu arada Ankara Radyosu, Türkiye'nin Sesi Radyosu, TRT 1, TRT 2, TRT Spor ve TRT Türk kanallarında yorumcu ve moderatör olarak çalıştı. NTV ve NTV Spor başta olmak üzere pek çok tv kanalında spor yorumcusu olarak yer aldı. 12 yıldır Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi'nde Spor Gazeteciliği dersi veriyor. Halihazırda TRT SPOR ve TRT Ankara Radyosu’nda spor yorumcusu olarak yer alıyor.
Benim hayalim 2002’de Şenol Güneş’le Dünya 3.sü olan Türkiye’nin 20 yıl sonra 2022’de yine benzer ya da elbette daha iyi başarılara yine hocamızla imza atmasıydı.
İlginç bir ülkeyiz vesselam. Avrupa Ligi’nden düştük tamam; Avrupa Şampiyonası finallerine gidebiliyoruz. Dünya Kupası elemelerine fırtına gibi başlangıç yapıyoruz. Avrupa Futbol Şampiyonası’nın en kötü takımı oluyoruz. Travma devam ediyor; Dünya Kupası elemelerinde yıllar sonra 6 yiyoruz; sürekli zikzak!
Futbolda her şey olur. Ama bizdeki milli takım olayı bir türlü bir zemine oturmuyor. Temeli insan olan her şeyde her türlü saçmalıklar, anlaşılmazlıklar oluyor elbette. Futboldaki durum tam da bu. Teknik direktörlerimiz, futbolcularımız, yönetenler, diğer bütün unsurlar hepsi derin bir anlaşılmazlık ve saçmalık içinde icraatlarda bulunabiliyorlar, kararlar alabiliyorlar.
Milli futbol takımızla ilgili en radikal olaylar 2002 Dünya Kupası’nda üçüncü olduğumuz dönemle başlar diye düşünürüm. Federasyon Başkanı ile spordan sorumlu bakan arasında yaşanan gerilim, üçüncülükten sonra para para diye tutturan futbolcular, kıyafetine kadar didik didik edilen bir teknik direktörle başlanan süreç, medya mensuplarına “içimizdeki İrlandalılar” diyen hocalarımızla devam etti. Basın toplantısında “utanmazlar” diye fırça çeken hocaya kadar ulaştı. İş uçakta gazeteci boğazlamaya, hocasına ana avrat küfreden futbolcuya kadar gitti. Bütün olaylarla birlikte hep para, prim de konuşuldu. Şüphesiz geçmişi sürekli kurcalayarak bir yere varamayız. Ama ses çıkarmayınca da yapan yaptığı ile kalıyor. Başa dönüyoruz sürekli işte..
Şimdi yeni bir teknik adam ve ekibiyle umut üretmek istiyoruz. Olur mu? Elbette olur! Aynı kadro, hemen hemen, o zikzakların en ucunu, yani başarı kısmını yaşattı bize. Sonradan ne olduysa oldu. Olanı da olanlara neden olanı da sevmiyorum, sevmiyoruz. Şımarıklar, fütursuzca hareket edenler, saygısız ve terbiyesiz bir güruh. Hala varlar! Sadece şimdi kapı arkasına saklanıp olanı biteni izlemekle yetiniyorlar. En küçük bir parazitte fırlayacaklar ortalığa! Yanlarına medyada yer alan sözüm ona futbol yazan konuşan birileriyle.
Başarılı elbette olur, karışan, baskı kuran, futbolcu ayarlayan, ayarlanmaya müsait futbolcu olmazsa her şey olur. Kuntz’un yaptığı açıklamalar umut verici. Akademi kurulmasından bahsediyor, ama bizim arkadaşlar tazminat, prim soruyor.
Ya da en kestirme yolla bakarsak pek çok alanda olduğu gibi burada da insan “kalitesi” anlamında çok eksiğiz. Ortalık yıkılıyor, Ali Palabıyık’ın Muslera’ya kart göstermemesinin skandal olduğu ile ilgili; haspalarım “ne var bunda, asla kart değil” diyor. Bu kafayla da bir yere varamayız! Varamıyoruz yıllardır zaten! Milli takımın teknik sorumlusuna ilk toplantıda tazminat, prim sormayı akıl ediyor işte, daha ne olacak!
Kuntz, Hamit Altıntop’la birlikte işi yürütebilirlerse geleceğe yatırım işleri ortaya çıkar. Tekrar edeyim, kimse karışmayacak ama! Yoksa kamuoyunu meşgul etmeye gerek yok. Norveç’i yener miyiz? Tabii ki yeneriz, Letonya’yı da, diğerlerini de. Futbolcu kalitemiz sağlam. Yeni isimler yetiştirmek isteyen yeni bir hocamız da var! Olur umarız.
Ama artık Şenol Güneş, Fatih Terim kaosunu tekrar yaşamayalım. Bir durun be kardeşim, yeter artık!
Gazeteciliğe Yankı Dergisi’nde başladı. Ankara Ün.SBF ve AÜ. İkt. Fak. bitirdi. Gelişim Grubu’na, Hıncal Uluç’un ekibine girdi; Burada Söz Gazetesi ile birlikte aralarında Gelişim Spor, Erkekçe, Kadınca, Nokta gibi dergilerin bulunduğu yayınlarda, Sabah Grubu’nun Aktüel, Para dahil bütün dergilerinde, Yeni Yüzyıl, Radikal/Fanatik ve 16 yıl sürecek Vatan Gazetesi’nde muhabir, büro şefi, haber müdürü, temsilci olarak görev yaptı. Bu arada Ankara Radyosu, Türkiye’nin Sesi Radyosu, TRT 1, TRT 2, TRT Spor ve TRT Türk kanallarında yorumcu ve moderatör olarak çalıştı. NTV ve NTV Spor başta olmak üzere pek çok tv kanalında spor yorumcusu olarak yer aldı. 12 yıldır Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi’nde Spor Gazeteciliği dersi veriyor. Halihazırda TRT SPOR ve TRT Ankara Radyosu’nda spor yorumcusu olarak yer alıyor.