ozellutfu@gmail.com
Gazeteciliğe Yankı Dergisi'nde başladı. Ankara Ün.SBF ve AÜ. İkt. Fak. bitirdi. Gelişim Grubu'na, Hıncal Uluç'un ekibine girdi; Burada Söz Gazetesi ile birlikte aralarında Gelişim Spor, Erkekçe, Kadınca, Nokta gibi dergilerin bulunduğu yayınlarda, Sabah Grubu'nun Aktüel, Para dahil bütün dergilerinde, Yeni Yüzyıl, Radikal/Fanatik ve 16 yıl sürecek Vatan Gazetesi'nde muhabir, büro şefi, haber müdürü, temsilci olarak görev yaptı. Bu arada Ankara Radyosu, Türkiye'nin Sesi Radyosu, TRT 1, TRT 2, TRT Spor ve TRT Türk kanallarında yorumcu ve moderatör olarak çalıştı. NTV ve NTV Spor başta olmak üzere pek çok tv kanalında spor yorumcusu olarak yer aldı. 12 yıldır Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi'nde Spor Gazeteciliği dersi veriyor. Halihazırda TRT SPOR ve TRT Ankara Radyosu’nda spor yorumcusu olarak yer alıyor.
Fiyasko arayacaksak Kuntz’a değil, ondan önce görev yapan teknik direktörlere bakmak gerekir.
En son söylenecek lafı başta dillendirerek başlayalım!
A Millilerin neler yapabileceklerine ilişkin, eksik kadroyla gelen Norveç’i yenebilmek için gerekli işleri herkes sıraladı, ben dahil. Alman Teknik Direktör’ün yapabileceği şeyler elbette sınırlıydı. Malzeme futbolculardı. Sahaya baktık, ağırlıklı olarak fazla bir şeyin değişmediğine tanıklık ettik. Futbolda istatistik her şeyi doğru ve anlaşılır göstermez, tamam ama takımın yarısının işe yarar hareketlerde, isabetli şut, kilit pas, isabetli orta vs. gibi işlerde sıfır çektiği anlaşıldı. Golü attıktan sonra yaslandık. Ne oldu, nasıl oldu? Hakan İnter’de, Cengiz Marsilya’da, Burak Lille’de oynuyor, Merih’i, Kaan’ı daha birçok oyuncusu Avrupa’da top koşturuyor bu takımın, Ekim ayındayız, sezon başı sendromu da yok, nasıl böyle döküldüler? Gol dışında kaleye paralel giden kimsenin dokunamadığı iki top var. Yusuf’la, Ozan’la dağları taşları dövdük, Orta alanda Hakan dahil kimse oyuna katkı sağlayamadı, Kerem gol dışında yoktu, Caner ve Zeki Norveç’e çalıştılar sanki, vs.
Ama bir sorun olmalı o öyle değil mi?
O sorun varsa Kuntz’la alakası yok!
Bu futbolcular yeni hocalarına kendilerini göstermek isterler, milli maç bu, canlarını dişlerine takarlar ve hatta bu maç özelinde rakibi sahasına tıkar, taktik, stratejiyi de bir kenara bırakır bam bam işine bakar dedik, yanıldık!
Ne oldu peki?
Kimse bilmiyor anlamadı!
Norveç’te Sörloth, Haaland olsaydı yenilirdik de.
Şimdi üç maçın peşine düştük. Kazansak bile hepsini yetmeyebilir. Diğer maçlara bakacağız. Ben bu konuda olumsuz düşünmüyorum. Turnuva maçları bunlar, önemli olan sonda ne olduğu. Letonya’yı yenmemiz gerekir öncelikle söylemine itirazım yok, aynen böyle düşünüyorum.
Beni bundan sonrası daha fazla ilgilendiriyor.
Futbola, milli takıma, federasyona çöreklenmiş ve çöreklenmek için fırsat arayan güruh ve onların medyatik tetikçileri Şenol Güneş gitti ne oldu diyor!
Çok şey oldu? Kibirden, ben merkezcilikten, egolu tercih ve davranışlardan, kendisiyle aynı düşünmeyenleri aşağılayan bakış açısından kurtuldu milli takım. Sırf bu yüzden futboldan soğuyan kesim en azından umut yeşertti. Daha ne olsun? 5 kişilik ekip kurdu adam, elinden gelen her şeyi yapacak! Ama futbolcu takımı da ayak uydursun, köstek olmasın diye bekleyeceğiz. Örneğin ilk Burak’tan kurtulmak gerekir. Sonra Caner’den. Can çıkar huy çıkmaz, kendisini yere atarak penaltı almaya çalışıyor hala o kafa. Öbürü sıfıra inip kör orta yapmaktan başka iş elinden gelmiyor. Pasların çoğu rakibe, geri koşma keza. Rıdvan ondan çok daha fazla canını dişine takar ve mücadele eder. Son lig maçında da gösterdi bunu. Koy Burak yerine Güven’i; o da milli takım için oynar.
Yani daha açık deyişle bizim kafa değişikliğine ihtiyacımız var. Toptan ama. Federasyon Başkanımızın imza törenindeki mutsuz yüzünün kaynağı neyse ona ihtiyacımız var. Bu milli takımı Selim Soydan’a teslim eden düşünce yapısından kurtulmamıza ihtiyacımız var.
Üç maçı kazanıp Dünya Kupası finallerine Katar’a gidersek dahi durum budur!
Gazeteciliğe Yankı Dergisi’nde başladı. Ankara Ün.SBF ve AÜ. İkt. Fak. bitirdi. Gelişim Grubu’na, Hıncal Uluç’un ekibine girdi; Burada Söz Gazetesi ile birlikte aralarında Gelişim Spor, Erkekçe, Kadınca, Nokta gibi dergilerin bulunduğu yayınlarda, Sabah Grubu’nun Aktüel, Para dahil bütün dergilerinde, Yeni Yüzyıl, Radikal/Fanatik ve 16 yıl sürecek Vatan Gazetesi’nde muhabir, büro şefi, haber müdürü, temsilci olarak görev yaptı. Bu arada Ankara Radyosu, Türkiye’nin Sesi Radyosu, TRT 1, TRT 2, TRT Spor ve TRT Türk kanallarında yorumcu ve moderatör olarak çalıştı. NTV ve NTV Spor başta olmak üzere pek çok tv kanalında spor yorumcusu olarak yer aldı. 12 yıldır Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi’nde Spor Gazeteciliği dersi veriyor. Halihazırda TRT SPOR ve TRT Ankara Radyosu’nda spor yorumcusu olarak yer alıyor.