e.aripinar@gmail.comTürk Spor Ajansı’nın Kurucusu ve Genel Yayın MüdürüBalıkesir Lisesi mezunu, Edebiyat Fakültesi Tarih bölümünde okudu. Askerliğini Yedek Subay Öğretmen olarak Erzincan Lisesi’nde yaptı.75 yıllık gazeteci Türkiye Spor Gazetesi’nde muhabir, Cumhuriyet Gazetesi’nde Spor Servisi Şefi, Günaydın Gazetesi’nde Genel Müdür, Hürriyet Gazetesi’nde Haberler Müdürü olarak çalıştı. Basın Şeref Kartı sahibi.TGC üyesi, TSYD’nin Kurucu Genel Sekreterliğini yaptı. Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi’nin en kıdemli üyesi. TMOK Fair Play Komisyonu Başkanı, CIFP (Dünya Fair Play Konseyi) Başkan Yardımcısı, EFPM (Avrupa Fair Play Birliği) Onursal Üyesi, Azerbaycan Bakü Spor Akademisi’nden Fahri Doktora Unvanı sahibi, IOC’nin en büyük ödülü ‘Olimpic Order’ nişanına sahip. 6 Yaz 1 Kış Olimpiyatı ile Türkiye’nin en çok olimpiyat izleyen gazetecisi.Oy Sandığı, Ülkemin Sporu İçin ve Fair Play adlı 3 kitabı, 2024 yılında yayınlanan Kağıt Fener adlı bir de şiir kitabı var.
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun’u ilk günden beri yakinen izliyorum. Yerini dolduran birisi. Son olarak yaptığı açıklama tüm ülke için amma; ben bunun sporumuzdaki örneklerini de görünce, elbirliği ile Spor dünyamıza da bulaşan bu virüsle savaşmamız gerektiğini yazmak istedim.
Sayın Altun’un açıklamasının her şeyi söyleyen başlığı şöyle “Yalan haber ve sahte içerik dijital imha silahıdır.’’ Geriye doğru son altı aydaki gazetelere, sitelere, önüne gelenin kullandığı dijital saldırışlara, yorumlara bir bakın. Ellerinde belge olmayan, hedefleri toplumu yanıltmak olan yüzlerce haber: Maaş haberi, transfer haberi, aşk haberi, kavga haberi, hastalık haberi, şike haberi, ne ararsanız var. Biz gazeteciliğe başlarken bir haberin nasıl analiz edileceğini öğrenmiştik. Şu soruların cevabı olmayan haber haber değildir: (KİM, NE ZAMAN, NEREDE, NASIL, NEDEN, KİMDEN?) Bu soruların cevaplarını barındırmayan haber, kamu oyuna sunulamaz, sunulursa toplumsal suç olur. Bu tür haberleri özellikle bilerek ülkeyi, toplumu sabote edenler kullanıyor, yayıyor, çoğaltıyorlar.
Spor dünyamızda da öyle. Ülkemizden sorumlu devletimiz mutlaka tüm dünyanın da şikayetçi olduğu bu duruma bir çare bulacaktır. Amma; ben spor dünyamızı yönetenlerin bir araya gelerek, suyu bulandıranlara karşı, kim olursa olsunlar, tek cephe olarak karşı gelmelerinin, kendilerinin ve kulüplerin yasal haklarını kullanmalarının şart olduğunu düşünüyorum. Sportif barış ancak böyle tesis edilebilir diyorum.
Hep beraber savaşalım. Böylece toplumsal adalet karşısında ülkeyi karalayanların elleri de yürekleri de kara kalır.
Türk Spor Ajansı’nın Kurucusu ve Genel Yayın Müdürü
Balıkesir Lisesi mezunu, Edebiyat Fakültesi Tarih bölümünde okudu. Askerliğini Yedek Subay Öğretmen olarak Erzincan Lisesi’nde yaptı.
75 yıllık gazeteci Türkiye Spor Gazetesi’nde muhabir, Cumhuriyet Gazetesi’nde Spor Servisi Şefi, Günaydın Gazetesi’nde Genel Müdür, Hürriyet Gazetesi’nde Haberler Müdürü olarak çalıştı. Basın Şeref Kartı sahibi.
TGC üyesi, TSYD’nin Kurucu Genel Sekreterliğini yaptı. Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi’nin en kıdemli üyesi. TMOK Fair Play Komisyonu Başkanı, CIFP (Dünya Fair Play Konseyi) Başkan Yardımcısı, EFPM (Avrupa Fair Play Birliği) Onursal Üyesi, Azerbaycan Bakü Spor Akademisi’nden Fahri Doktora Unvanı sahibi, IOC’nin en büyük ödülü ‘Olimpic Order’ nişanına sahip. 6 Yaz 1 Kış Olimpiyatı ile Türkiye’nin en çok olimpiyat izleyen gazetecisi.
Oy Sandığı, Ülkemin Sporu İçin ve Fair Play adlı 3 kitabı, 2024 yılında yayınlanan Kağıt Fener adlı bir de şiir kitabı var.