Betpasgiris.vip restbetgiris.co betpastakip.com restbet.com betpas.com restbettakip.com güvenilir casino siteleri casino siteleri canlı casino siteleri deneme bonusu veren siteler

sporgüncel spor haberlerifenerbahçegalatasaraybeşiktaştrabzonspor
DOLAR
45,9050
EURO
53,4602
ALTIN
6.689,52
BIST
13.662,75
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Parçalı Bulutlu
25°C
İstanbul
25°C
Parçalı Bulutlu
Çarşamba Açık
28°C
Perşembe Hafif Yağmurlu
25°C
Cuma Parçalı Bulutlu
22°C
Cumartesi Az Bulutlu
23°C

Doç. Dr. Recep CENGİZ

rcengiz1965@gmail.com 01.06.1965 Diyarbakır doğumlu. Lisans, Yüksek lisans ve Doktora eğitimini: Ankara Gazi Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor A.B.D.’da tamamladı. Ulusal ve uluslararası bilimsel Kongre ve Sempozyumlarda 84 bildirisi bulunmaktadır. Ulusal ve uluslararası spor bilimleri dergilerinde 45 yayınlanmış makalesi yer almıştır. “O Küçe Senin Bu Küçe Benim”, “Kulübümüz Köklü, Camiamız Büyük Allah Kerim”, “Köşeli Yazılar”, “Top Patladı Şimdi Onarma Zamanı”, “İletişim”, “Sporda İletişim”, “Futbolda Yıldırma” ve “Her Sorun Futbola Gol Oluyor” kitaplarını yazdı. TBMM ve bazı bakanlıklarda çeşitli komisyonlarda görev aldı. TMOK Fair Play Komisyonu üyesi. Birçok ödül sahibi, Manisa Celal Bayar Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi Rekreasyon Anabilim Dalı Öğretim Üyesi olan yazar evli ve iki çocuk babası.

HAKEMLERİN BASKI SORUNU

27.12.2021
829
A+
A-

Başarıyı yalnızca sonuçların belirlediği futbolumuzda hakem eleştirileri “huylu huyundan, deli soyundan, bir karış boyundan vazgeçmez” misali hep aynı devam ediyor.

Hakemler, kendi yönetim yetenek ve becerisinde değil, başkalarının değerlendirmeleri etkisinde, sürekli olarak yetersizlik, beceriksizlik veya birilerinin adamı olmakla suçlanıyorlar. Özellikle büyük takımların puan kaybettiği her maç bitiminde hakemler futbol sahasından değil, sorgu odasından çıkmış gibiler…

Hakemleri ‘iyi’ ve ‘kötü’ diye sürekli ikiye bölmek ve sert eleştirinin normalleştirilmesi, aynı zamanda futbolun marka değerini kaybetme sürecidir.  Buna paralel olarak hakemlerin taraflı oldukları algısının gelişmesi ve taraflı olmalarının normal kabul edilmesi güvenirliği zayıflatan önemli bir sorundur.

Her puan kaybı takımların değil hakemlerin eksik tarafını açığa çıkarıyor. Gördüğünü değil, görmesi gerekenleri çalan bir hakem profili yaratılıyor. Bunun doğal bir sonucu olarak hakemlere “güvensizlik” sezon boyunca belirli bir dinamik oluşturuyor ve şiddetin nedeni haline dönüşebiliyor. Bu durumda geriye sadece hata yapmamak için “yönet” denildiği için müsabaka yöneten, müsabaka yönetme coşku, aruz ve isteği kalmamış, hata yapma olasılığı yüksek hakem kalıyor.

Hakemlerin taraflı ve maçın önüne geçme duygularının olduğu sadece hakemlere değil, sahada mücadele eden futbolcuların emeğine karşı yapılmış bir haksızlıktır. Dolayısıyla, her puan kaybında hakemi merkeze koyan “nedensel” açıklamalar yerine hakemlere güvensizliğin nasıl sabitleştiğini ve hakemlerin taraflı olamayacaklarını anlamaya çalışmak, insanlarda “adil”, “dürüst” ve “tarafsız” müsabaka yönetilmeyeceği “önyargısı” istenmedik yanıltıcı bir durumdur.

Düşünmesi gerekenler ile düşündükleri arasında farklı olan yöneticilerin, kulüplerinin büyüklüğünü göstermesi için hakemleri eleştirmesi gerekmiyor. Kaygı, yöneticilerin rahatlıkla tartışmaya istekli oldukları duygusal bir deneyimdir. Ancak, hakemlerin “taraf tutmayacaklarını” veya “şike yapmayacaklarını” ama “hata yapabileceklerini” düşünmek mümkündür.

Hakemlerin hata yapmalarının birincil nedeni üzerlerinde yaratılan “baskı” sorunudur. Bu anlamda sorulması gereken soru baskı altında bir müsabakanın “nasıl”  ideal yönetileceğidir.

Aslında üst düzey veya zorluk derecesi yüksek her müsabaka da baskı normaldir. Baskı direnç yaratılabilir ve yönetilebilirse avantaja dönüştürülebilir. Bir hakemin klasman atlaması bu tür baskıları kaldırabilecek yönetim becerisine sahip olduğunu işaret etmektedir.

Bir hakem müsabakayı ne kadar iyi yönetirse; kendi adını, birikimlerini o kadar iyi yönetiyor demektir. Hakemlerin sorunlarını çözmek yerine sorununu çözebilen, değişim ve gelişimini tamamlayabilen hakemler yetiştirmek önemlidir. Dolayısıyla baskı kaldıramayan, baskıya direnemeyen, kendini geliştir(e)men hakemlerin niyetleri değil “liyakatleri” yani “nasıl” üst klasman oldukları sorgulanmalıdır.

Yazarın Diğer Yazıları
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.