avnikupeli@hotmail.comTRT’de, uzun yıllar muhabir, spiker ve haber-spor dairesi başkan yardımcılığı görevlerinde bulundu. Türk Televizyonlarının ilk basketbol programı olan “Pota”yı 18 yıl aralıksız hazırlayıp, sundu. Bu dönem içinde TRT’nin yurt içi ve yurt dışında yayınladığı basketbol maçlarının televizyondan anlatımında bulundu. Çeşitli gazetelerde köşe yazarlığı da yapan, TMOK üyesi ve sürekli basın kartı sahibi. İstanbul Nişantaşı ve İstinye Üniversitelerinde Öğretim Görevlisi olarak yer alıyor.
FİBA 2023 Dünya Kupası Avrupa Elemelerine Belarus yenilgisiyle başlayan (A) Milli Basketbol Takımımız, Büyük Britanya galibiyetinin ardından Yunanistan ile üst üste oynadığı 2 maçtan da galibiyet çıkaramayarak, (B) grubundaki ilk 3 şansını zora soktu.
Avrupa basketbolunun sayılı ülkelerinden bir olan ancak son yıllarda içinde bulunduğu yeniden yapılanma süreci kapsamında sıradan bir Milli Takım görünümündeki Yunanistan karşısında da yine “Batı Cephesinde Değişen Bir Şey Yok” ları oynadık.
Diyelim ki deplasmandaki ilk maçın yenilgisini, son anlardaki hakemin anlamsız faul düdüğüne ve koç Orhun Ene’nin yine son anlarda Shane Larkin’i kenarda unutmasına bağladık bağlamasına ama İstanbul’daki ikinci maça ne demeli?
Sinan Erdem Spor Salonunu dolduran 13 bin seyircimiz ve ekranları başındaki milyonlarımız ne umdu, ne buldu derseniz, cevabımız; koca bir “HİÇ” olacaktır. Mücadele etmeyi ve direnç göstermeyi maçın üçüncü periyodunun sonunda fark 16 sayıya yükselince hatırlayan Milli Takım, son periyota 14-0’lık seriyle başlamasına rağmen, nefesi yetmeyince maçın sonunu da getiremedi. Yani, “Atı Alan Üsküdar’ı Geçti.”
Yunanistan ile oynadığımız iki karşılaşmada da gördük ki, bizim gibi yeniden yapılanma sürecindeki Yunanistan yine elit oyuncuları bulup çıkarmış ve Avrupa Basketbolunun hizmetine sunmuş bile. Biz ise 2001 ve 2010’daki 12 Dev Adamları yine mumla aramaya devam ediyoruz. Elit kabul ederek Milli Takıma kucak açtığımız gençlerimizin maalesef devamlılıkları yok. Gençlerimiz maç içinde öylesine basit hatalar yapıyorlar ki adeta gözlerimize inanamıyoruz. Kısaca, oyuncu bazında da tarafımızda yine DEĞİŞEN BİR ŞEY YOK.
Dünya Kupası Elemelerindeki son iki maçımızı, 30 Haziran’da Belarus ile İstanbul’da, 3 Temmuz’da Büyük Britanya ile deplasmanda oynayacağız. Hedef; son 2 maçta 2’de 2 galibiyet alarak, bir üst tura adım atabilmek olacak olmasına ama bu 5 bilinmeyenli sistemsiz oyun ve elleri titreyen gençlerimiz ile ilerisi için bir umut ışığı görebilmemiz de mümkün değil.
Yıllardır Milli Takımımız bazında atılması gereken adımları yazıp, çiziyor ve söyleyip duruyoruz ama nafile. Hiç kimseden çıt çıkmıyor. Maalesef bakıyoruz ama gerçekleri görmemezlikten geliyoruz. Yine günü kurtardığımıza seviniyor, gözümüzün önündeki örneklere bakmıyoruz bile. TBF Başkanı Hidayet Türkoğlu ve ekibi mi dediniz? Ortada değil mi? Bu cephede de DEĞİŞEN BİR ŞEY YOK. Yani eski tas, eski hamam misali…
TRT’de, uzun yıllar muhabir, spiker ve haber-spor dairesi başkan yardımcılığı görevlerinde bulundu. Türk Televizyonlarının ilk basketbol programı olan “Pota”yı 18 yıl aralıksız hazırlayıp, sundu. Bu dönem içinde TRT’nin yurt içi ve yurt dışında yayınladığı basketbol maçlarının televizyondan anlatımında bulundu. Çeşitli gazetelerde köşe yazarlığı da yapan, TMOK üyesi ve sürekli basın kartı sahibi. İstanbul Nişantaşı ve İstinye Üniversitelerinde Öğretim Görevlisi olarak yer alıyor.