Türk Spor Ajansı

Hanri Benazus ve Yu Pi AAK

A+
A-
03.05.2022
161
ABONE OL

Öncelikle bu satırları okuyan tüm arkadaşlarımın bayramını kutluyorum. Birçoğunuz ile sosyal medya gruplarında bayramlaşmıştık, ancak bir kez de buradan küçüklerimin gözlerinden, çok özlediğim arkadaşlarımın yanaklarından öpüyorum. Geçen yazımda Arman’ı anarken, İzmir Amatör Atletizm İhtisas Kulübü’nün, Hanri Benazus’un desteği ile Yu Pi Amatör Atletizm Kulübü’ne dönüşümünden birkaç satırla söz etmiştim. Bugün bu süreci sizlerle biraz daha detaylı olarak paylaşmak istiyorum. Daha önce de bahsettiğim gibi sürdürülebilir bir başarı elde etmek için ister amatör, ister profesyonel olsun sporda da maddi gücün önemi çok büyük. 1960’larda hepimiz ya semtimizin ya da gönül verdiğimiz takımların formalarını gerçekten amatör ruhla giyerdik. Çıktığımız seyahatler, biriktirdiğimiz anılar, kazandığımız başarılar ve elbette Milli formayı giymek hepimiz için bu işi yapmamızın temel motivasyon kaynaklarıydı. 1980’lerde ise İstanbullu büyük kulüplerin amatör branşlara daha fazla bütçe ayırmasıyla birlikte bulup yetiştirdiğimiz çok değerli sporcuları kaybetmeye başladık. Zira iş, sadece çocuklara eşofman, forma almakla bitmiyor; çoğu dar gelirli ailelerin çocukları antrenmana gidiş dönüş yol masrafı, ya da derecesini çok geliştireceği özel bir ayakkabı, sırık, antrenman sonrası karnını doyurmak… Hepsi ihtiyaç, hepsi maddi güce bağlı. Türkiye’de iş yaşamı inişli çıkışlı. Baştan bu işe gönüllü olup bir iki ay destek olanlar, işlerinin biraz sendelemesiyle çok haklı olarak desteklerini geri çekiyorlardı. Bu arada Arman’ın müthiş pratik zekâsı ve sosyal ilişkilerine verilecek güzel bir örneği de anlatmadan geçmek istemiyorum. Arman, kendi işçilerine her gün 2-3 öğün yemek çıkaran 500-1000 kişilik büyük sanayi kuruluşlarından ricacı oldu. Nasılsa kazanınız kaynıyor diyerek sporcular için de yemek almaya ikna etti ve stada yemek getirtmeye başladı. Antrenman sonrası zamanlar, gelen 3 kap sıcak yemek ile önce 15 kişiyle, kısa sürede artarak 50’ye yakın sporcunun, hatta saha çalışanının günün en sevdiği saati haline getirdi. Ancak yine de bu kısıtlı olanaklarla ‘taşıma suyu ile’ değirmenin dönmeyeceği, artan rekabet ile iyice belirginleşti ve Hanri Bey, tam zamanında hızır gibi imdadımıza yetişti. Hiç unutmadığım o gün, Arman ile birlikte Hanri Bey’i Pınarbaşı’ndaki tesisinde ziyaret ettik. Arman beni tanıştırdı ve “Nursel Hanım, kulübümüzle Yu Pi arasındaki bağı sağlayacak, kulüp adına tüm yazışmalarımızı, sporcular ile ilişkileri kendisi sağlıyor, sizin bu iş için ek bir pozisyon açmanıza ya da görevlendirmeye ihtiyacınız olmayacak” dedi. Hanri Bey de Yu Pi tarafında, Alber Dalva ve bir muhasebe görevlisini yetkilendirince kısa bir sürede uyumlu bir ekip olarak çalışmaya başladık. Yu Pi’nin kurumsal olarak işin içine girmesiyle birlikte büyük bir hareket alanına kavuştuk, rekabete direnir, hatta kulüp olarak tercih edilir hale geldik. Sporcularımıza ve antrenörlerimize çok küçük de olsa aylık maaş, seyahatlerde daha iyi oteller, daha iyi beslenme, daha iyi spor malzemeleri, çok kısa süre içinde zaten var olan takım ruhumuzu daha da artırdı. Bunun yanında benim fahri olarak yürüttüğüm kulüp işlerini, Yu Pi çatısı altında, Yu Pi bordrosunda tam zamanlı olarak sürdürmeye başlamam, kulübün Beden Terbiyesi, çalışılan kurumlar ve okullar ile bürokratik işlerini de hızlandırdı. Antrenörlerimiz ve sporcularımız için her arandığı zaman bulunur bir sorumlunun olması güven duygusunu geliştirdi. Bununla da kalmadı, pek çok başarılı sporcumuz, lise, üniversite eğitimlerinin ardından çalışma yaşamlarına iş bulma kaygısına girmeden hemen Yu Pi’de başladı. Günümüzde bir spor kulübünün en temel nitelikleri arasında sayılan bu mütevazı organizasyon yapısı, 1980’lerin Türkiye’si ve İzmir’i için gerçekten devrim niteliğindeydi. Bu devrim, çok kısa bir süre içinde hem Türkiye’de, hem de katıldığımız Avrupa müsabakalarında kazandığımız başarılarla karşılığını buldu. Arman’ın Hanri Bey ile el ele başlattığı, benim de içinde bulunma şansına eriştiğim bu güzel yapı, sadece İzmir’de değil, tüm Türkiye’de örnek gösterildi. Pek çok iş insanının amatör spor dallarına olan ilgisini artırdı. Bu başarı öyküsü bize ilerleyen yıllarda Çimentaş ile birlikte çok daha güçlü bir organizasyonun kapılarını da açacaktı. Tüm bu süreci birlikte yaşadığımız; sporcu, idareci, hakem, antrenör, saha görevlisi tüm arkadaşlarımı saygı ve minnetle anıyorum. Umarım gelecek nesiller için güzel bir örnek oluşturmayı başarabilmişizdir.

YAZARIN EKLEMİŞ OLDUĞU YAZILAR
26 Nisan 2022
15 Nisan 2022
8 Nisan 2022
1 Nisan 2022
25 Mart 2022
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.