bahrivreskala@gmail.comİstanbul-İzmir Gençlik ve Spor e. İl Müdürü, TMOK Konsey Üyesi, İzmir KulüplerBirliği Kurucu ve Danışma Kurulu Üyesi, Türkiye Futbol Adamları Derneği İzmirŞube Başkanı, Genel Merkez Yönetim Kurulu Üyesi, Ege Tenis Eğitim VakfıKurucu Üye ve Başkanı, Atletizm, Futbol, Masa Tenisi, e. Hakemi, Atletizm, SualtıYüzme Federasyonları e. Üyesi.
Uzun yıllar çıkması beklenen, Spor Kulüpleri ve Spor Federasyonları Kanun Teklifi 22.Nisan.2022 tarihinde TBMM Genel Kurulu’nda kabul edilerek yasalaştı ve 26.Nisan.2022 tarihinde Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe girdi. Teklife göre, “sporkulüpleri”, dernek statüsünden çıkıp anonim şirkete dönüşebilecek. Ayrıca birleşerek federasyon ve konfederasyon şeklinde üst kuruluş oluşturabilecekler. Anonim şirket gibi örgütlenen kulüpler, şubeler açabilecek. Denk bütçe uygulanacak. Takımlar geliri kadar borçlanabilecek. Kulüpler belirli miktar üzerindeki ödeme ve tahsilatlarını bankalar üzerinden yaparak şeffaflaşacak. Yeni kanun ile Kulüp Başkanı ve yöneticileri bulundukları dönem borçlarından sorumlu olacaklar. Bana göre yeni kanunun en önemli maddesi budur. Bu güne kadar Kulüp Başkanları ve Yönetim Kurulu üyeleri sorumlu olmadıkları için kulüp adına yaptıkları harcamalarda tasarrufa dikkat etmediklerinden kulüpler çok ağır borç yükü altına giriyorlardı. Halbuki aynı Başkan ve Yönetim Kurulu Üyeleri kendi işlerindeki harcamalarda en ince detaylara kadar azami tasarrufa gidiyorlardı.
Ayrıca yeni kanun ile futbolcuların tüm anlaşmaları şeffaf olacak. Menajer, oyuncularla maksimum 2 yıl sözleşme yapabilecek. Komisyonu yüzde 3 – 5 arasında olacak. Federasyonların yönetim kurulunda en az iki milli sporcu yer alacak. Spor federasyonlarının her türlü (kuruluş kanunu bulunanlar hariç) harcamaları Spor Bakanlığı tarafından denetlenecek. Yer alan düzenlemeler kuruluş kanunu bulunan, spor federasyonları hakkında uygulanmayacak. Milli Savunma Bakanlığı kadro ve kuruluşunda yer alan askeri spor kulüpleri teklife göre tescil edilerek, spor faaliyetlerine katılabilecek ancak teklifin spor faaliyetlerine katılımı düzenleyen hükümleri hariç diğer hükümler bu kulüpler hakkında uygulanmayacak. Nefret ve ayrımcılık suçlarından mahkum olanların da spor kulübü, spor anonim şirketi statüsündeki bağlı ortaklığı ve iştiraklerindeki yönetim, denetim, disiplin ve ihtiyari diğer kurul üyelikleri, haklarındaki mahkeme veya ilgili kurul kararının kesinleştiği tarihte kendiliğinden sona erecek. Birleşme ve mal varlığının devri işlemleri, spor federasyonu tarafından belirlenen sezonun sona erdiği ve tescil edildiği tarihten itibaren yeni sezon başlangıcına kadar yapılabilecek.
Yeni kanun ile Spor Kulüplerinin dernek statüsünden çıkarılarak, spor anonim şirketi vasfı kazanacak olmaları kulüpler için büyük bir yeniliktir. Böylece Spor kulüpleri ve spor anonim şirketlerinde ; ciddi bir şekilde hesap verilmesinin, denetlenmesinin sağlanması, ve şeffaflık yönünden yeni düzenlemelere gidilmesi, denk bütçe sisteminin getirilmesi, Anonim şirketler gibi örgütlenecek kulüplerin, şubeler açabilmeleri, gelirleri kadar borçlanabilecek olmaları, belirli miktar üzerindeki ödeme ve tahsilatlarını bankalar üzerinden şeffaf bir şekilde yapılacak olması, Başkan ve Yönetim kurulu üyeleri ile yöneticilerin, mevzuat, tüzük ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kasıt veya ihmalle ihlal ettikleri takdirde kulüp, şirket, pay sahipleri ve alacaklılara karşı verdikleri zararlardan müteselsilen sorumlu olmaları, Kulüp Başkanı ve Yönetim Kurulu Üyelerinin bulundukları dönem borçlarından sorumlu olmaları, sporumuzun kurtuluşu için atılan, çok büyük bir adımdır.Spor kulüpleri ve spor anonim şirketleri, önceki yıl brüt gelirlerinin en fazla yüzde 10’una kadar borçlanabilecek. Kulüp başkanları ve yöneticiler, yaptıkları fazla borçlanmadan sorumlu tutulacak. Mevcut yöneticilerden önceki borçlar için de spor kulüplerine bir ödeme takvimi çıkartılacak.Yeni düzenleme ile kulüplerdeki kayıt dışılığının önüne geçilecektir. Bu durum sporumuz için bir milattır.
Ancak her yenilikte olduğu gibi yeni spor Kanunundan memnun olmayanlar da var. Başta Kulüpler Birliği olmak üzere, Süper Lig Kulüplerinde görev almış bazı hukukçulardan itirazlar geldi. Daha önceki spor yasası çalışmalarında Beşiktaş Kulübünü temsil eden Avukat Rıza Dizdar, Spor Kanunu gerekliliğini vurgulamış ama ihtiyaçlara uygun düzenlenmediğini örnekler vererek belirtti ; Cezalarda geriye dönüş olmaz diye bir kaide var, doğru ama iki kanun arasında yapılan ihlallerde hangi kanun lehte ise o uygulanır. Bu, şirketleşmeye giderek yargılamanın ortadan kalkacağını gösteriyor. Bu kanun bir nevi kulüpleri zarara borca sokan bir kanun. Beşiktaş’ın kongresinde ibra edilmeyen Fikret Orman hakkında yasal alacak davası şimdi açılacak iken bu yasadan dolayı gerçekleşemeyecek.
Ayrıca şirketi batıranlar hakkında ceza var mı? Yasa onların iflas etmesine sebep olunca bu sefer iflas hukuku devreye girecek. Burada yapılması gereken kamu yararına olan derneklerin yönetim kurulu üyelerinin şahsi mallarıyla da sorumlu olacaklarına dair taahhütname vermeleriydi. Devletten para alıyorlar sonra bir yasa çıkıyor ve affa gidiyor. Olması gereken bir yasa olduğu şekilde çıkmadı. Bu yasa ile spor kulüplerinin satışının önü açılacak diyor.
Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan bir diğer AvukatGurur Gaye Günal ise, bu kanun ile spor kulüplerinin ve federasyonların, bakanlığın denetimine girmesinin kolaylaştığını belirtti ve yeni Spor Kanunu ile kulüp ve federasyonların özerkliğinin zedelendiğinin altını çizerek, “Türk Ticaret Kanunu (TTK) veya özel hukuk hükümlerine göre, kurulan kulüp ve federasyonların, bakanlık organlarınca denetlenmesi, yürütmenin kararıyla kurulur hale getirilmesi, özel hukuk tüzel kişilerinin bakanlığa tescil edilmesi gibi kriterler kulüplerin ve federasyonların bağımsız ve özerk olmalarını bir anlamda zedeleyerek federasyon ve kulüpleri bir anlamda yarı bağımlı hale getirmiştir” demiş, mevcut kanun metni ile Spor Bakanlığının artık kulüpler ve federasyon üzerindeki denetim ve inceleme yapma imkanları arttığını ifade etmiştir.
Kulüpler Birliği Vakfı da 08.Nisan. 2022 tarihinde Yeni Spor Kulüpleri ve Spor Federasyonları kanunun teklifine karşı çıkan bir açıklama yayınlayarak çıkarılacak yeni yasaya itiraz etmiştir.
Son iki yılda yeni spor kanunu çalışmaları için kulüpler olarak Ankara’ya birkaç defa davet edildiklerini, yasa teklifi üzerindeki görüşlerini ilgili temsilcilere sözlü ve yazılı olarak ilettiklerini, ancak önerilerinin ciddiye alınmadığı için üzüldüklerini belirtmişlerdir. Devamında yürürlüğe giren yeni yasada içerik olarak yetersiz olmakla birlikte amaçladığı hedefler ile sonuçları birbirinden çok uzak olduğunu, yeni kanunun;
*Denetim değil, kamu kurumlarının müdahale imkanını arttırdığını,
*En genel ifadeyle, spor kulüpleri üzerinde çok güçlü bir Bakanlık vesayeti bulunduğunu,
*Aynı zamanda, spor kulüplerinin “Sivil Toplum Kuruluşu” olma özelliği tümden yok edildiğini, *Kamu kurumlarının, mali ve idari konularda, kulüplerin yönetimine müdahale etme yetkileriyle birlikte sporun özerk yapısının zedelendiğini,
*Haksız rekabete meydan verebilecek sayısız düzenleme barındıran Kanun metninde Bakanlık ve Spor Federasyonlarına ölçüsüz takdir yetkileri tanındığını,
*Mali kontrol değil, orantısız ve yoruma açık yaptırımların olduğunu,
*Kanun Teklifinin asıl amaçları anlatılırken kulüplerin borç batağından kurtulması ifade edildiğini, ancak Yasanın içeriğine bakıldığında ise maalesef bu amaca hizmet ettiği düşünülen maddelerin gerçekçilikten uzak ve orantısız yaptırımlarla dolu olduğunu,
* Dünyadaki tüm spor otoriteleri kulüplerdeki finansal bozulmanın nedeni olan harcamaları kontrolü altına alırken, yasada ise iş işten geçtikten sonra ortaya çıkan borçlanma ve temlikleri cezalandırma yolunun seçildiğini,
* Borçlanma kavramının tanımının yapılmadığını, Bakanlığın yorumuna ve takdirine bırakıldığın, *Borçlanma ve denk hesap denetim mekanizmaları çerçevesinde, ülkemizin gerçeği olan enflasyon ve kur farklarının dikkate alınmadığını,
* Bununla birlikte, denetime tabi mali ve idari konulara ilişkin genel kurul toplantı nisapları da gerçekçilikten çok uzak şekilde düzenlendiğini,
* Tüm bu yoruma açık, gerçekçilikten uzak ve orantısız cezalar içeren düzenlemeler spor kulüplerinin ve spor anonim şirketlerinin devamlığını ve sürdürülebilir mali yönetimini zora sokacak nitelikte olduğunu.
* Kulüp Başkan, yönetim kurulu üyeleri ve yöneticileri için öngörülen hapis cezaları, maddi ve manevi yaptırımlar da Türk spor kulüplerinin yönetilebilirliğini ve Türk sporunun yeni yatırımlar alması ihtimalini imkansız bir hale getirildiğini,
* Ayrıca, FIFA, UEFA v.b. uluslararası spor otoritelerinin ülkemiz sporunun bağımsızlığına olan bakış açılarının ne şekilde etkileneceğinin bilinmediğini, bunun tartışma konusu olabileceğini,
* Kamu kurumlarının spor üzerindeki etkisinin artacağını,
* Mevcut borçlu kulüplerin istisnasız tüm yöneticilerinin, hapis cezasıyla yargılanabilecek duruma düşeceklerini,
* Yeni seçilecek Başkan, yönetim kurulu üyesi ve hatta atanacak profesyoneller arasından nitelikli ve dürüst olanları bu riskleri almak istemedikleri için görevlere talip olmayacaklarını,
* Sahipli kulüpler üzerindeki kontroller ve hapis cezasına gidecek olan yaptırımlar nedeniyle spor sektörüne gelmesi muhtemelen tüm yurt içi ve yurt dışı yatırımların önünün kesileceğini, ifade etmiştir.
Görüleceği üzere hem Kulüpler Birliği hem de Süper Lig Kulüplerinden bazılarının hukukçularının yeni spor kanunu ile ilgili görüşleri olumsuzdur. Yeni Spor Kanunun yetersiz olduğunu ifade etmektedirler. Ancak 60 yıldır sporumuza hizmet eden biri olarak uzun zamandır özlemle beklenen Spor Yasasının hazırlanmasında spora emeği geçmiş, deneyimli, duayen spor adamlarının, hukukçularının da görüş ve önerilerinin alınması bu tür itirazları engelleyebilirdi. Hangi tarafın haklı çıkacağını zaman gösterecektir.