nurselgulay@gmail.com
1945'te İzmir'de doğdu. Okul spor yurtlarında başladığı atletizme; milli sporcu, uluslararası hakem, hakem hocası, il temsilcisi, kulüp yöneticisi, federasyon üyesi olarak hizmet etti.
Spor muhabirliği ile başlayan meslek yaşantısında hep sporla iç içe görevlerde bulundu. İzmir Beden Terbiyesi Bölge Müdürlüğü ve Ege Üniversitesi Beden Eğitimi Spor Yüksek Okulu'nda memur olarak, İzmir AAK, Yu-Pi ve Çimentaş Kulüplerinde ise yönetici olarak çalıştı. İzmir Masters Derneği, Naili Moran Atletizm Vakfı, Bornova Kültür Sanat Spor Vakfı, İstanbul Atletizm Vakfı gibi kurumlarda çeşitli görevler alan Gülay, Türkiye Futbol Adamları Derneği tarafından 'İnsanlar Yaşarken de Anılmalıdır' organizasyonunda “Spora Hizmet Ödülü” ile taltif edildi. Gülay, Halen, TMOK ve Türkiye Atletizm Vakfi üyesi olarak Türk Sporuna katkısını sürdürmeye çabalıyor.
Her mesleğin sevdalısı aynı şeyi söyler; tozunu yutup, kokusunu aldın mı bırakamazsın. Bizim için de öyle sanırım, yeni kesilmiş çimler, toprak, start tabancasının barutu bile, kısacası atletizm pistinin büyüsüne kapılan, kolay kolay bu işten vazgeçemiyor. Bu işin emekliliği de yok; sahada değilsen tribünde dostların arasında, tribünde değilsen ekran başında hep iç içesin. Adanmış ömürler…
Benden 13 yaş büyük olan Hikmet Hoca’yı ilk gençlik yıllarımda atletizm pistinde tanıdım. Yaş farkı olunca arkadaş grupları da farklı oluyor elbette. Ama tüm aktif sporculuk yıllarımda o ve diğer sporcu ağabeylerim, ablalarım oralarda bir yerdeydi. Yıllar içinde o göz aşinalığı, belki uzun sohbetlere, kelimelere dökülmeyen farklı bir ‘kardeşlik’, dostluğa dönüşüyor: Saha arkadaşlığı.
Aradan yıllar geçti, Beden Terbiyesi Spor Bürosu’nda ben memur, o Basketbol İl Temsilcisi olarak sahanın dışında ama yine sporun içinde karşılaştık ve deyim yerindeyse hiç kopmadık. Ege Üniversitesi memuriyetimde, Yu-Pi, Çimentaş Kulüplerinde son olarak Masterler Kulübü’nde neredeyse 50 yıla yakın birlikte mücadele ettik.
Hikmet Hoca; özel ağızlığıyla içtiği Birinci sigarası, hep dolu çay bardağı, her zaman telaşlı, bir yerlere yetişme çabası, zamanı yetiştirememe kaygısı, İzmir’in her sokağını ezbere bilen Vespa motoru, kaskı, öğrencileri, madalyaları, hedefleri, aklındakini pat diye söyleyen açık sözlülüğü ile sadece benim değil herkesin tanıdığı en nevi şahsına münhasır insanlardan biri oldu.
Hikmet Hoca, yaptığı her işi hep ciddiye alır, hakkını verir, daha iyisini yapmak için çabalar, bildiğini saklamaz, paylaşır. Sorumluluktan kaçmaz, politik olmadan doğrunun peşinden gider. İyi sporcu, iyi idareci, iyi hocadır.
Yaşamının son döneminde, tüm spor hayatının en parlak dönemini veteran atlet olarak değerlendiren Hikmet Hoca, kazandığı sayısız Avrupa ve Dünya Şampiyonluğu ile başarısını taçlandırırken hepimizin gurur kaynağı oldu.
İşin bence en can yakan kısmı da burada başlıyor. Hikmet Hoca’ya, ya da Hikmet Hoca gibi yaşamını spora adayan bir avuç insana devlet ya da toplum olarak değerinin karşılığını verebiliyor muyuz?
Sizlerle geçtiğimiz günlerde karşıma çıkan ve beni müthiş etkileyen bir fotoğraf paylaşmak istiyorum.
Balkondaki sarı mayolu genç Jonas Vingegaard, henüz 25 yaşında ve geçtiğimiz günlerde ülkesi Danimarka’ya Fransa Bisiklet Turu Şampiyonluğunu getirdi. Kopenhag Meydanı’ndaki on binlerce insan Vingegaard’ı bekleyerek coşkuyla karşıladı.
Takım sporlarında alışık olduğumuz bu coşkulu karşılamayı, bisiklet gibi nispeten gözden uzak bir spor dalında görmek ne kadar mutluluk verici ve bir o kadar da düşündürücü.
Hiç durmadan yorulmadan çalışan, üreten… 85 yaşına kadar ülkesinin bayrağını 5 kıtada dalgalandıran Hikmet Hoca’ya, Hikmet Hocalara, hak ettikleri ilgiyi gösterebiliyor muyuz, ne dersiniz?
1945’te İzmir’de doğdu. Okul spor yurtlarında başladığı atletizme; milli sporcu, uluslararası hakem, hakem hocası, il temsilcisi, kulüp yöneticisi, federasyon üyesi olarak hizmet etti.
Spor muhabirliği ile başlayan meslek yaşantısında hep sporla iç içe görevlerde bulundu. İzmir Beden Terbiyesi Bölge Müdürlüğü ve Ege Üniversitesi Beden Eğitimi Spor Yüksek Okulu’nda memur olarak, İzmir AAK, Yu-Pi ve Çimentaş Kulüplerinde ise yönetici olarak çalıştı. İzmir Masters Derneği, Naili Moran Atletizm Vakfı, Bornova Kültür Sanat Spor Vakfı, İstanbul Atletizm Vakfı gibi kurumlarda çeşitli görevler alan Gülay, Türkiye Futbol Adamları Derneği tarafından ‘İnsanlar Yaşarken de Anılmalıdır’ organizasyonunda “Spora Hizmet Ödülü” ile taltif edildi. Gülay, Halen, TMOK ve Türkiye Atletizm Vakfi üyesi olarak Türk Sporuna katkısını sürdürmeye çabalıyor.