Türk Spor Ajansı

HAYALLER VE ACI GERÇEKLER

A+
A-
18.09.2022
104
ABONE OL

2022 Avrupa Basketbol Şampiyonası’nda (EuroBasket 2022) mutlu son olan zafere, finalde Fransa’ya 88-76’lık skorla üstünlük sağlayan İspanya ulaştı.

Soru şu; Biz ne yaptık?

Cevap bu; ”Batı cephesinde değişen bir şey yok” misali, son 12 yıldır sadece hayal kurduğumuz kupaya yine son 16 turunda veda edip, maçları uzaktan eğitimle evden seyrettik.

İşin acısı, 2019’da ABD ile oynadığımız ve uzatmaya giden maçta çok kritik 2 serbest atışı kaçıran NBA patentli Cedi Osman’ın Berlin’deki son 16 turunda Fransa karşısında da tıpkı ABD maçındaki senaryonun bir benzerini (son top bizde olmasına rağmen) sergilemesiyle birlikte yine AHLARLA ve VAHLARLA kaldık. İşte elimizden kaçırdığımızı düşündüğümüz bu Fransa finale kadar çıkarak Avrupa ikinciliğini elde etme başarısı gösterdi.

Peki, biz yine ne hayal etmiştik? Koç Ergin Ataman’ın turnuva öncesindeki deyimiyle Avrupa Şampiyonluğunu…

Peki, gerçek neydi?

Toplama bir takım olduğumuzun yanı sıra oyun kurucu ya da alternatif oyun kurucular pozisyonundaki eksikliğimiz ile kenardan gelip oyunun gidişatını değiştirecek elit oyuncular konusundaki yetersizliğimiz idi. Şampiyonada büyük ümitler beklediğimiz(!) devşirmemiz Shane Larkin takımın dümenine geçmekte yetersiz kaldı. Larkin’in elinden sakatlanıp İstanbul’a erken dönüş yapmasının ardından oyun kurucu pozisyonu için olmazları oldurmaya yani leyleklerden serçe yapmaya çalıştık. Yıllarca Orhun Ene ile Ufuk Sarıca arasında gidip gelen koç trafiğine kariyerli Ergin Ataman’ı getirerek rahatlık sağladığımızı düşündük ve artık işi hallettik zannettik ama nafile…Yani, biz temelsiz alt yapıya koca bir üst yapı yükleyerek yine büyük bir çöküntü yaşadık. ”Rakiplerimiz karşısında ezilmedik, maçları uzatmalarda kaybettik” diyenler tabii ki çıkacaktır. Ancak tarihin kazananları ve zafere ulaşanları hatırladığını düşünürsek, duygulardan arındırılmış gerçek bir tabloyu ortaya koymamız gerektiği de gün gibi açıktır.

Bu şampiyona ayrıca dünya aleme şunu gösterdi ki, bir veya birkaç yıldız ismin eline bakarak (Luka Doncic-Slovenya, Giannis Antetokounmpo-Yunanistan,3 NBA oyunculu-Türkiye gibi) belki birkaç maç kazanabilirsiniz ama kupayı asla.

İşte size oyuna girenin çıkanı aratmadığı, topun paylaşıldığı, herkesin yıldız kabul edildiği, duygulara esir olmak değil oyuna konsantrenin ön planda olduğu takım gibi takım; Avrupa Şampiyonu İspanya örneği…

2001’de Avrupa ikincisi, 2010’da Dünya ikincisi olmuş bir ülke olarak basketbol ülkesiyiz dedik demesine ama bu önemli kavramın ne yazık ki altını dolduramadık. Madem ki bir kere basketbol ülkesiyiz dediysek o zaman bizim rakiplerimiz; grubumuzdaki tek galibiyetini Milli Takımımız karşısında alan adı-sanı duyulmamış Gürcistan ve bunun gibi ekipler değildir. Gerçek rakiplerimiz; İtalya, Fransa, İspanya, Sırbistan, Slovenya ve Yunanistan gibi örnek alınacak takımlardır. Bu ülkelerin Avrupa arenasına sundukları 18-23 yaş arası elit jenerasyonunu görmemezlikten gelebilir miyiz? Bu arada bizim yapamadığımızı yapan Almanya ve Polonya basketbolunun nerelere geldiğini görmek bile içimizi acıtmadı diyebilir miyiz?

Tüm spor dallarında başarı için devamlılık yani süreklilik esastır. Basketbol ülkesi olabilmemiz için öncelikle Milli Takımlar seviyesinde, Euroleague arenasında sürekli çeyrek final, yarı final ve finalin yanı sıra kupa kazanma başarısını gösteren Anadolu Efes ve Fenerbahçe Beko gibi olmamız gerekir. Kısaca, Avrupa’da başarıdan başarıya koşan kulüp takımlarımızla paralel bir yol çizmemiz beklenir.

Şimdi de gelelim, güneşi balçıkla sıvayanlara…

Spor Medyamızda eli basketbol kalemi tutan ve ağzı basketbol lafı yapan kardeşlerim ne zaman bu hayal dünyasından kurtulacaklar, gerçekleri daha ne kadar görmemezlikten gelecekler, çok merak ediyorum. Öte yandan basketbolumuza yön verenlerimize bakıyorum ve acaba harekete geçecekler mi? diye düşünüyorum ama nedense bir türlü yaprak bile kımıldamıyor. Federasyonun başında, kilit noktalarında ve Milli Takım teknik sorumluluklarında hep eski milli basketbolcuların adları var. Bu arkadaşların arasından birileri çıkıp, hayalleri gerçeğe dönüştürecek, örneğin; Ligimiz takımlarına yabancı oyuncu kısıtlaması ile 1 ya da 2 yerli oyuncu oynatma zorunluluğu getirmenin yanı sıra U16 ve U19 Milli Takımlarımızın gençlerini sık sık bir araya getirip eksikliklerini törpülemek adına Beşiktaş basketbol takımının da yaptığı gibi yurt dışından fundamental koçu getirmek gibi önerilerde bulunmayı düşünemezler mi? diye hayal etmekten de kendimi alamıyorum.

Umutlu musun? Diyenlere cevabım; Tabii ki Evet olacaktır. Ancak umudumuzun ve hayallerimizin gerçeğe dönüşmesi sadece benim ve benim gibi düşünenler ile değil, topyekün elimizi taşın altına yerleştirmemiz ile mümkün olabilecektir.

O halde sen, ben yok Milli Takımımız için HEPİMİZ VARIZ.

YAZARIN EKLEMİŞ OLDUĞU YAZILAR
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.