Türk Spor Ajansı

Doç. Dr. Abdurrahman Demir

Doç. Dr. Abdurrahman Demir
A+
A-
02.01.2023
336
ABONE OL

Eski Milli Sporcu, Artvin Çoruh Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Abdurrahman Demir ile Artvin’i ve yakında adı bölge ile özdeşleşecek olan kürek sporlarını konuştuk.

RÖPORTAJ: REMZİ YILMAZ

ARTVİN (TSA)- Artvin, Karadeniz Bölgesi’nin en doğusunda, Gürcistan sınırında, oldukça sert çoğrafi yapısı, geçit vermeyen dağları, çoşkun akan Çoruh Nehri, ancak tüm bunların tersine yumuşacık kalpli insanların yaşadığı bir şehir. Rize kenti ile ortak havalanı kullanılarak gidilen bu şehre, sonrasında 2 saatlik çetin bir kara yolculuğunun ardından ulaşılabilirken, daha il sınırına geldiğinizde bile nasıl çetin bir doğa ile karşı karşıya olduğunuzun ipuçlarını alıyorsunuz. Kente yaklaştıkça da buradaki yaşamın hiç de gezdiğiniz onca kentte benzemediğini, çok daha farklı olduğunu anlıyorsunuz.

Ancak insanlarını tanıdıkça, o çetin yaşam koşullarına rağmen ne kadar sakin ve sevgi dolu olduklarını hemen fark ediyorsunuz.

TMOK Üniversiteler Fair Play Kervanı’nın 66. Durağı olarak gittiğimiz bu kent, orada geçirdiğimiz üç gün boyunca bizi bağrına bastı. Asıl işimizi yaparken, bir yandan da kenti bize tanıtmak, havasını, suyunu, yaşatıp tadını hissetmemiz için seferber oldular. Çoruh Üniversitesi BESYO Müdürü Prof. Dr. Sinan Güner başta olmak üzere, yardımcıları Dr. Öğretim Üyesi Gamze Ünaldı ve Doç. Dr. İrafan Kurudirek, Öğretim Üyeleri Doç. Dr. Abdurrahman Demir, Dr. Ezgi Samar, Dr. Ferhat Çitçi ve Dr. Hasan Tahsin Arslan ile Araştırma Görevlisi Büşra Erul, organizasyonda görev alan öğrenciler, üç gün boyunca bizleri hiç yalnız bırakmadılar.

Rafting sporuyla adını sıkça duyduğumuz Çoruh Nehri, yapılan baraj sonrası bu özelliğini kaybetmiş olsa da, bu sefer de, bölgenin coğrafi yapısıyla birleşerek bir başka özelliğe kavuşmuş. Okul yönetimi bize çevreyi tanıtırken, ülkemizde pek yaygın olmayan bir spor dalının burada gelişerek, belki de dünyaya adımızı duyurabileceğiz seviyeye gelebileceğini gördük. Mesleğimiz de gazetecilik olunca, bu fırsatı değerlendirip, eski milli sporcu, üniversitenin Öğretim Üyesi Doç. Dr. Abdurrahman Demir ile röportaj yaptık. Bugünden bakarak Artvin’in yakın bir gelecekte adını kürek sporuyla Türkiye’ye ve dünyaya duyuracağını görmek hiç de zor değil.

İşte bir milli sporcunun ağzından, onun akademik diliyle Artvin kenti:    

RY: Kürek sporları kategorisine giren sporlar nelerdir?

AD: Uluslararası Kano Federasyonu’na (ICF) ait Kano Disiplinleri şunlardır:

Artvin Çoruh Üniversitesi öğrencileri, bir yandan spor yaparken bir yandan da gençliğin tadını çıkarıyorlar.

• Canoe Sprint

• Canoe Slalom

• Paracanoe

• Extreme Canoe Slalom

• Canoe Marathon

• Canoe Polo

• Wildwater Canoeing

• Canoe Freestyle

• Dragon Boat

• Canoe Ocean Racing

• Stand up Paddling

Ayrıca Uluslararası Kano Federasyonu, kürek sporlarının daha fazla yayılması için çeşitliliğini ve derinliğini tüm dünyada sergileyen kürekle ilgili diğer disiplinleri de resmi olarak tanıma çabası içerisindedir. Dolayısıyla Kano Yelkenciliği, Rafting ve Waveski Sörfü gibi disiplinler hem popülerlikte hem de katılımcı sayısında artmaya devam etmektedir. Ayrıca bu disiplinler ICF için doğal ortaklardır.

RY:Ülkemizde bu sporların bağlı bulunduğu Türkiye Kano Federasyonu var. Biraz federasyonun yapısından bahseder misiniz?

AD: Türkiye’de kano sporu, son yıllarda oldukça gelişme gösteren bir spor dalıdır. Bu spor 1980’li yıllarınsonlarında ülkemizde yaşayan yabancılar tarafından rafting ile birlikte yapılmaya başlanmıştır. Olimpiyatlara talip olan ülkemizde, olimpik bir spor dalı niteliği taşıyan kano sporu 1993’te Kürek Federasyonuna bağlanmıştır. 1996 yılında Uluslar Arası Kano Federasyonu (İCF), Fransa’nın başkenti Paris’te yaptığı kongrede Türkiye’nin asil üyelik için yaptığı başvuruyu 52 ülkenin oyuyla kabul etmiştir. 2000 yılında Rafting branşı da eklenen Kürek ve Kano Federasyonu “Kürek Kano ve Rafting Federasyonu” adını almıştır. 2002 yılında Kano ve Rafting Federasyonu müstakil bir federasyon olmuştur. 2006 yılında Rafting ayrılmış, Türkiye Kano Federasyonu ismini almıştır. 2016 yılından itibaren Türkiye Kano Federasyonu başkanlığını Öğr. Gör. Alper Cavit KABAKÇI yürütmektedir. 2022 Aralık ayı itibariyle Türkiye’de 459 antrenör, 290 hakem, 1165 sporcu ve 93 kulüp bulunmaktadır. Türkiye Kano Federasyonuna genç bir federasyon diyebiliriz. İlk yıllarda antrenör ihtiyacını karşılamak ve bu sayede sporu tabana yaymak düşüncesi ile daha çok üniversite öğrencilerine yönelik çalışmalar yapılmıştır. Şuan bütçesi kapsamında durgunsu kano ve akarsu kano başta olmak üzere benzeri diğer branşlarla ilgili de yoğun çalışmalar yapılmaktadır. Federasyonun bu sporu Türkiye geneline yayma gibi hedefleri vardır. Ancak bu branşın Türkiye’de yeni bir branş olması ve antrenör sayısının az ve donanım olarak halen istenilen seviyelerde olmaması milli takım için yabancı antrenör ile çalışmayı zorunlu kılmıştır. Bu kapsamda yerli kano antrenörlerinin gelişimlerine katkıda bulunmak ve her kademede başarılı olacak potansiyele gelmeleri için antrenör gelişim seminerleri ve kurslar düzenlenmektedir.

RY-Artvin Çoruh Üniversitesi’nde Doçent olarak çalışmaktasınız. Durgunsu Kano ve Kayak sporu ile üniversitedeki göreviniz arasındaki ilişkiyi anlatır mısınız?

AD: Aslında üniversitedeki görevim ile kano sporu arasında doğrudan herhangi bir ilişki bulunmamaktadır.  2018 yılında Dr. Öğr. Üyesi olarak göreve başladığımda daha önceden alınan fakat atıl olarak duran 5 adet deniz kanosu 4 adet turing (antrenman) kanosu ve 1 adet racing (yarış) kanosu olduğunu gördüm. Resmi herhangi bir görevim olmamasına rağmen gönüllü ve herhangi bir maddi çıkar gözetmeden durgunsu kano branşını başlatmak için girişimlerde bulundum. Üniversitedeki birimlerden gerekli izni aldıktan sonra birinci sınıf öğrencileriyle Artvin’de durgunsu kano branşının temellerini atmaya başladık. Belirli bir yol kat ettikten sonra pandemiden dolayı tam bir buçuk yıl uzaktan eğitim yoluyla dersleri işlemek zorunda kaldık. Bu süreçte kano ile ilgili çalışmalar sekteye uğradı. Pandemi biter bitmez kaldığımız yerden devam ettik. Tamamen gönüllü ve herhangi bir resmi görevim olmadan öğrencilere kano branşını tanıtmak, sevdirmek ve bu branşı Türkiye’nin her yerine yaymak için elimden geleni yapıyorum.

RY-Artvin’in coğrafi yapısı, bu spor için ne derece elverişli? Bir başka deyişle, bu coğrafi yapının, bu spor dalı için avantajlı veya dezavantajlı yönleri neler?

AD: Durgunsu kano ve kayak, deniz, göl, nehir vb. durgun sularda yapılan oldukça çekişmeli bir spor dalıdır. Dolayısıyla bu spor için ideal olan suyun dalgasız ve durgun olmasıdır. Artvin ilinin merkezi de iki baraj arasında kalmıştır.  Barajlardan dolayı Çoruh Nehrinin eski asiliği kalmamıştır ve nehir baraj göletine dönüşmüştür. Bu bakımdan hem spor turizmi hem de performans sporu anlamında kano branşının yapılabilmesi için çok elverişli ortam oluşmuştur. Ayrıca Çoruh nehri, kıyılarının dik yamaçlara ve doğal manzaraya sahip olması açısından cazibe haline gelmektedir. Bundan dolayı hem rekreatif açıdan su sporları turizmi potansiyeli olan hem de performans sporcusu yetiştirme açısından uygun olan durgunsu kano ve kayak sporu gibi alternatif branşları yapmak anlamında avantajlıdır.

RY- Tesisiniz hakkında bilgi verir misiniz? Nasıl oluşturdunuz? Yeterli mi?

AD: Açıkçası üniversitemize ait herhangi bir tesisimiz bulunmamaktadır. Mevcut alanımız için ben kulübe kelimesini kullanmayı daha uygun görüyorum. Artvin Marina bölgesinde daha önce Artvin Belediyesine ait bir iskele bulunmaktaydı. Bu iskele atıl durumda ve kullanım ömrünün sonuna gelmişti. Artvin Belediyesi ile üç yıl süreyle iskeleyi iyileştirmek ve derslerde kullanmak için protokol yaptık. Protokol yaptıktan sonra üniversite olarak gerekli iyileştirmeleri yapıp alanımızı eğitime hazır hale getirdik. Fakat performans sporcusu yetiştirme anlamında alanımızın yeterli olmadığını söyleyebilirim. Sadece kano branşını tanıtmak ve rekreatif anlamda bu sporu yapmak için kulübemiz ve alanımız kullanışlıdır diyebilirim. Mevcut şartları etkili kullanıp Artvin’i su sporları merkezi haline getirme gibi düşüncemiz var. Uzun dönemde uluslararası standartlarda, içinde hem yaz aylarında hem de kış aylarında antenman yapmaya uygun olan kano tesisi kazandırma gibi hedeflerimiz bulunmaktadır.

RY-Artvin yerel yönetimlerinin (Valilik-Belediye) çalışmalarınıza ne gibi destekleri oluyor?

AD:Öncelikle daha önceden Artvin merkezde performans sporcusu yetiştirme anlamında su sporlarıyla ilgili çalışmaların olmadığı görülmektedir. Üniversitenin bir proje ile kano tekneleri, takip botu ve römork almasıyla ilk adımlar atılmış fakat yetkin olan kişilerin Artvin’den gitmesi ya da Artvin’e gelmemesi gibi nedenlerden dolayı faaliyetler durmuştur. Dolayısıyla bu tarz sporların daha önceden yapılmaması, kurumları da bu sporlara yabancılaştırmıştır. Özellikle Artvin’de gerek Valilik gerek de Belediye Başkanlığı her fırsatta bizi dinlemiş ve ellerinden gelen yardımları yapmak konusunda desteklerinin olacağını dile getirmişlerdir. Fakat kano malzemelerinin çok maliyetli olması bütçe açısından sorun yaşamamıza neden olabiliyor. Gerekli ve yeni malzemeleri alma konusunda sıkıntı yaşayabiliyoruz. O yüzden içinde Üniversite, Valilik, Belediye ve diğer paydaşların olduğu ortak bir çalışmayla gerekli malzemelerin temin edileceğini düşünmekteyim.

RY-Aynı soruyu özel sektör için sormak gerekirse, destekleyen firmalar var mı?

AD:Devlet kurumları gibi özel sektör de bu branşı daha tanımamaktadır. Buna rağmen çalışmalarımızı gören ya da bir şekilde kano faaliyetlerimizden haberdar olanlar ilgiyle takip etmektedir. Yaptığımız faaliyetlerin spor turizmini de geliştireceği yönünde geri bildirimler alıyoruz. Özellikle antrenman alanımızın olduğu Marina bölgesinde ‘Artvin Çoruh Sofrası Marina Tatil Köyü’ ile spor turizmi ve rekreatif kano ile ilgili ortak çalışma planları yapmaktayız. Henüz daha yeni olduğumuz için sponsorluk anlamında girişimlerde bulunmadık. Fakat özel sektör desteği ile ilgili girişimlerde bulunma hedeflerimiz var. Bu branşla ilgili görünürlüğümüzü artırdıkça sponsorluk desteği de bulacağımıza inanıyorum.

RY-En önemli konu, öğrencilerin, halkın, bölgenin gençlerinin bu spora ilgisi nasıl?

AD:Bu branşın ön koşulu yüzme biliyor olmak. Üzülerek söylüyorum ki öğrencilerimizin çok büyük bir oranı yüzme bilmiyor. Kesin bir istatistik tutmadım ama bir sınıfta ‘kimler yüzme biliyor’ diye sorduğumda yaklaşık olarak yüzde yirmi oranında parmak kalktığını görüyorum. Üniversite çağına gelen istisnasız herkesin yüzme bilmesi gerektiğini düşünmekteyim. Haliyle yüzme bilmeyen öğrencilerimiz de bu spora ilgisiz kalıyor. Diğer yüzde yirmilik kısımda ise aşırı derecede ilgi olduğunu görüyorum. Çünkü öğrenciler için alternatif spor yapmak çok ilgi çekici oluyor. Artvin gibi küçük bir şehirde ise bu tarz aktiviteler yapmak öğrenciler için olumlu oluyor. ‘Hocam eskiden yatay geçiş yapmayı düşünüyordum ama kano takımına girdiğim için artık yatay geçiş yapmayacağım’ diyen öğrencim olmuştu. Kano branşının bu anlamda katkısını da görmekteyiz. Artvinli gençlerin de ilgisi çok yüksek. Özellikle Artvin’in dağlık yapısından dolayı fiziksel aktivite konusunda gençlerin hareketsiz bir yaşam sürdüğünü söyleyebilirim. Gençlerin de alternatif bir etkinlik olan kano branşına ilgi duyması son derece normal. Fakat gençler için uygun antrenman ortamını oluşturmak gerekiyor. Henüz emekleme aşamasında olduğumuz için süreç içerisinde Artvin gençlerinin antrenman alanına rahatlıkla gidip geleceği, antrenman yapacakları uygun ortamı oluşturmamız gerekmektedir.

RY-İlgiyi artırmak için ne gibi çalışmalar yapıyorsunuz?

AD: Aslında bu branşın doğal yapısı sayesinde ekstra bir çaba sarf etmeye gerek yok. Kano teknelerinin yapısı itibariyle göze hitap etmesi, bireysel olarak yapılması ve su yüzeyinde kas gücüyle hareket etmesinden dolayı başarı hissi oluşturması gibi nedenler ilgi çekici gelmektedir. Ayrıca rekreatif amaçlı deniz kanolarıyla düzenlenen keşif turları Milli bir park olan Hatila Vadisi’ndeki nesli tükenmekte olan su samurlarını gözlemleme, yamaçların eşsiz güzelliğini görme ve yaban hayatına tanıklık etme konusunda doğa ve sporseverlere eşsiz deneyimler yaşatma imkânı sunmaktadır. Performans sporcusu yetiştirme anlamında ise bu branşı tabana yaymak için dikkat çekmeli ve çocukların ilgilerini bu alana kaydırmak gerekmektedir. Bunun için İl Milli Eğitim Müdürlüğü, Gençlik ve Spor Hizmetleri İl Müdürlüğü ve Artvin Çoruh Üniversitesi olarak ortak hareket etmek gibi girişimlerimiz bulunmaktadır. Bu bağlamda alanda başarılı sporcuları Artvin’e getirip hedef kitleye sporculuk hayatında yaşadığı deneyimlerden bahsetmesini sağlamak ve gerekirse antrenmanlara katılım gibi etkinlikler düzenlemek gibi planlarımız vardır. Genelde kano yapmaya başlayan üniversite öğrencileri çok etkilendiği için bir sonraki çalışmaya arkadaşlarını da getirmektedirler. Çocuklara yönelik yapacağımız çalışmalarda da bu durumun devam edeceğini düşünmekteyim. Çocuklar kanoya başladıktan sonra arkadaşlarını da bu branşa başlatıp katılımı artıracaktır. Gelen çocukların bu branşı sevmesi, mutlu olması, kendilerine bir hedef belirlemesi ve başarıya motive olmaları devamlılığı artıracaktır. Böylece çocukların da uzun süreli katılımını sağlamış oluruz.

RY-Federasyonun bölgeye olan ilgi ve desteği nasıl? Okul veya Federasyon olarak bölgeye ülkemizin sonrasında dünyanın ilgisini çekmek için plan ve çalışma var mı?

AD: Türkiye Kano Federasyonu, özellikle rafting, akarsu kano ve durgunsu kanonun yapılabildiği birkaç şehirden biri olduğu için Artvin’e önem veriyor ve destekliyor. Bunun için de öncelikle yerelden bir takım girişimlerin olmasını bekliyor. Bu yüzden önce yerelde bir takım çalışmaların yapılıp gerekli alt yapı için zemin oluşturulması gerekiyor. Daha sonraki aşamada ise federasyon, antrenör desteği ve başlangıç aşamasında ihtiyaç duyulan eğitimleri minimum düzeyde verecektir. Artvin Çoruh Üniversitesi, Artvin Belediyesi, Artvin Valiliği, Artvin Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdürlüğü, Bazı Özel Kuruluşlar ve Kano Federasyonunun iş birliği ile kürek sporlarının her çeşidinin yapılabileceği birkaç şehirden biri olan Artvin, Türkiye’de kano denilince akla gelen şehirlerden biri olacaktır. 1993 yılında Çoruh’ta 4. Uluslararası Akarsu Şampiyonası yapılmış ve Artvin ilini dünyaya tanıtmıştır. Bu tarz organizasyonların tekrar canlandırılması gerekiyor. Ayrıca Artvin’den sporcu yetiştirip ulusal ve uluslararası organizasyonlara katılmak, Artvin adını başka yerlerde de duyuracaktır. Örneğin 28 Mayıs 2022 tarihinde, İstanbul Haliç’te düzenlenen Ünilig Dragon Yarışlarına katıldığımızda Artvin ilinden katılmış olmamız herkesin ilgisini çekmişti. Tüm gözler üzerimizdeydi. Bu tarz etkinliklere daha fazla katılmak gerekmektedir. Ayrıca asgari şartları sağladığımızda yerli ve yabancı rafting, akarsu kano ve durgunsu kano meraklılarını Artvin’e çekme şansımız olacaktır. Bu nedenle hem sportif hem de turizm açısından düzenli bir biçimde girişimlerde bulunulmalıdır. Bu işin zor olduğunu biliyoruz ama uluslararası anlamda yabancı turistleri Artvin’e getirebileceğimizi de biliyoruz.

RY-Bölgenizden ya da okulunuzdan yetiştirdiğiniz sporcu var mı?

AD:Henüz Türkiye’de derece alacak sporcumuz yok. Genelde üniversite öğrencilerine yönelik çalışmalar yaptığımız için sporcularımız da bu branşa haliyle 19-20 yaşlarında başlamış oluyor. Bu yüzden öğrencilerimize bu branşın inceliklerini öğretmenin yanı sıra bir eğitimci ve antrenör olacak şekilde eğitim vermekteyiz. Şu aşamada Türkiye Kano Federasyonunun açmış olduğu kurslara katılarak başarılı olup biri 2. Kademe diğer ikisi de 1. Kademe antrenörlük belgesi alan 3 öğrencimiz bulunmaktadır. Bu sayı giderek artacaktır. Alt yapıya yönelik çalışmalarımız başladığında ise Artvin’den de Milli sporcu çıkacağına olan inancım sonsuzdur.

RY-10 yıl sonra Artvin ve Durgunsu Kano ve Kayak sporunu nerede görüyorsunuz?

AD: Şu an üniversite öğrencilerine yönelik durgunsu kano ve kayak çalışmalarına devam etmekteyiz. Öncelikle mevcut şartlar doğrultusunda amacımız üniversite öğrencilerine bu branşı tanıtmak ve öğretmektir. Daha sonra Artvin Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdürlüğü ile ortak çalışıp Artvinli çocuklara yönelik çalışmalar yapmaktır. Artvinli çocuklar ile ilgili çalışmaları başlatabilirsek kano ve kayak branşında alt yapıyı oluşturabiliriz. Alt yapı oluştuktan sonra bu çocukları performans anlamında elit düzey kanocu seviyesine çıkartma şansımız olacaktır. Gerek sporculuğum gerek de geçmiş antrenörlük deneyimlerime göre bu branşta asgari şartlar sağlandığında başarılı olma şansımızın da arttığını söyleyebilirim. Artvinli çocuklar Türkiye’de başarılı oldukça daha çok yatırım yapılacağı kanaatindeyim. Şu anda eksikliğini duyduğumuz tesis, kano teknesi ve ekipman ihtiyacı ortadan kalkmış olacak, bu branşla ilgilenen kulüpler artacak ve sporcu sayısı da doğal olarak artmış olacaktır. On yıl içerisinde Artvin, Türkiye Şampiyonasına ev sahipliği yapacak potansiyelde olup ulusal yarışlar düzenleyecektir. Bugünün sporcuları yarının antrenörleri olacak ve Artvin’e daha fazla hizmet edip sporcu yetiştireceklerdir.

RY-Hem sporcu hem eğitici olarak gençlere ne gibi tavsiyelerde bulunursunuz?

AD: Kano ve kayak, tüm hava koşullarında yıl boyunca düzenli antrenman gerektirir. Kano ve kayakta başarılı olabilmek için mümkün olduğu kadar teknede antrenman yapmak önemlidir. Fakat hava şartlarından dolayı bunun mümkün olmadığı durumlarda, kürek çekme antrenmanı ile aynı iş yükü ve yoğunlukta yapılması gereken ilave spor ve egzersizler eklenmelidir. Bu antrenmanların amacı sporcunun yarışmalara yönelik fiziksel ve zihinsel hazırlığını arttırırken aynı zamanda teknik düzeylerini de mükemmelleştirmektir. Bu sporun temel gereksinimleri, dayanıklılık, kas gücü (maksimum, dayanıklılık ve patlayıcı), kürek çekme tekniği, kürek vuruş hızı ve yarışma için zihinsel hazırlıktır. Bundan dolayı başarılı olmak isteyen bir sporcu dengeli bir antrenman programı ile düzenli olarak antrenman yapmalıdır. Tüm bu bilgiler ışığında sporculuğun bu işin en zor kısmı olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim.  Antrenman yapmanın yanında sabırlı, istekli, heyecanlı ve hırslı olmak gerekmektedir.  Özellikle sporcular, antrenörlerini iyi tanımalıdır.  Sadece antrenörün sporcusunu tanıması yetmez. Çünkü sporcu başarıya odaklanmışken aynı zamanda antrenman anında çevresinde olup biteni fark etmeli ve antrenörünün ne istediğini bilmelidir. Uzun vadede tecrübelenecek, antrenör olduklarında bu tecrübelerini kullanarak yaşanabilecek stres, zorlanma ve sporcu psikolojisine olumlu anlamda dönütler verebilecektir.

***

Doç. Dr. ABDURRAHMAN DEMİR hakkında

1985 yılında Şanlıurfa’da doğdu. İlk, orta ve lise eğitimini Şanlıurfa’da tamamladıktan sonra 2006 yılında Harran Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Öğretmenliği Bölümünden mezun oldu. Aynı yıl Şanlıurfa’nın Birecik ilçesine atandı ve 4 yıl Birecik’te çalıştı. Milli Eğitim’in çeşitli kademelerinde öğretmenlik yaparken aynı zamanda 2012 yılında Harran Üniversitesinden yüksek lisans, 2018 yılında da Mersin Üniversitesinden doktora eğitimini tamamladı. 2018 yılında Artvin Çoruh Üniversitesi, Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu, Spor Yöneticiliği Bölümünde Dr. Öğretim Üyesi olarak başladığı görevini, 2022 yılından itibaren Doçent olarak sürdürmekte. Dalgıç olmak için katıldığı bir kursta kano sporuyla tanıştı. Kano sporuna başladıktan sonra bu branşın kendisine uygun olduğunu anladı. Türkiye’de çeşitli dereceler elde ettikten sonra kano milli takımına seçildi. Ülkemizi yurt dışında defalarca temsil etti. Aktif spor yapmayı bıraktıktan sonra Şanlıurfa’da antrenörlük yapmaya başladı. Şu an Artvin’de durgunsu kano branşının gelişimi için mevcut imkanları kullanarak çalışmalar yapmakta.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.