Betpasgiris.vip restbetgiris.co betpastakip.com restbet.com betpas.com restbettakip.com güvenilir casino siteleri casino siteleri canlı casino siteleri deneme bonusu veren siteler

sporgüncel spor haberlerifenerbahçegalatasaraybeşiktaştrabzonspor
DOLAR
45,9046
EURO
53,3739
ALTIN
6.656,81
BIST
13.662,75
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Az Bulutlu
25°C
İstanbul
25°C
Az Bulutlu
Çarşamba Açık
28°C
Perşembe Hafif Yağmurlu
25°C
Cuma Parçalı Bulutlu
23°C
Cumartesi Az Bulutlu
23°C

Avni KÜPELİ

avnikupeli@hotmail.com TRT’de, uzun yıllar muhabir, spiker ve haber-spor dairesi başkan yardımcılığı görevlerinde bulundu. Türk Televizyonlarının ilk basketbol programı olan “Pota”yı 18 yıl aralıksız hazırlayıp, sundu. Bu dönem içinde TRT’nin yurt içi ve yurt dışında yayınladığı basketbol maçlarının televizyondan anlatımında bulundu. Çeşitli gazetelerde köşe yazarlığı da yapan, TMOK üyesi ve sürekli basın kartı sahibi. İstanbul Nişantaşı ve İstinye Üniversitelerinde Öğretim Görevlisi olarak yer alıyor.

Alkışlar Dünya Üçüncüsü Gençlerimize

02.07.2023
972
A+
A-

Macaristan’da düzenlenen FIBA 19 yaş altı erkekler basketbol Dünya Kupası’nda Ay-Yıldızlı Millilerimiz, 16 takım arasından üçüncü olarak, BRONZ MADALYANIN sahibi olurken, gelecek için ümit verdi.

İlk olarak gençlerimizin dünya üçüncülüğüne giden yolunu bir hatırlayalım:

Debrecen kentindeki şampiyonada (D) grubunda yer alan U19 Basketbol Milli Takımımız sırasıyla Arjantin’i 79-67, Güney Kore’yi 91-76 ve ev sahibi Macaristan’ı 90-64′ lük skorlarla geçip, grup birincisi olarak, top 16’da ben de varım dedi. Bu turda Mısır’ı 72-53’lük skorla saf dışı bırakan Millilerimiz, çeyrek finalde Kanada’yı da üstün bir oyunla 97-73’lük skorla mağlup ederek adını yarı finale yazdırdı. Yarı finalde rakip; bizim gibi yenilgisiz ve özellikle Lübnan karşısında elde ettiği 102-20’lik skorla (82 sayı) tarihi farka koşan İspanya idi. Kadrosundaki 12 oyuncusundan da katkı alan İspanya karşısında istediği oyunu parkeye yansıtamayan Milliler, maçtan 83-51 yenik ayrılarak, üçüncülük maçına kaldı. Bronz madalya mücadelesinde savunma zaaflı ABD ile karşılaşan U19 Milli Takımımız, baştan sona üstün götürdüğü karşılaşmadan 84-70’lik skorla galip ayrılarak, bu kategoride tarihinde ikinci kez şeref kürsüsünün üçüncü basamağında yer almayı başardı. Finalde, Fransa’yı 73-69 mağlup eden İspanya ise Dünya şampiyonluğunu kazandı.

Şampiyonada farklı skorlarla kazandığımız maçları bir kenara bırakırsak, bana göre kupada bizim ayarımızda Fransa ile birlikte gerçek iki rakibimizden biri olan İspanya maçını baz alıp, gelecek adına neleri doğru yapıp, neleri doğru yapamadığımıza kısaca bir göz atalım:

Önce artılarımız;

1-Oyuncularımızın cesareti ve kendilerine olan güvenleri en üst seviyedeydi.

2-Geri düştükleri maçta asla geri adım atmayı düşünmediler.

3-Fiziksel olarak rakiplerinden aşağıda değillerdi.

Sonra da eksilerimiz:

1-Fundamental olarak yeterli değildik.

2-Atletizm eksikliğimiz su yüzüne çıktı.

3-Topu paylaşamadık. Pas oyunu yerine, hemen her oyuncunun potayı gördüğü, yani takım oyunundan çok ferdi oyunu tercih ettik. (Üçüncülük maçında ABD’nin yaptığı gibi)

4-Şampiyonaya hazırlık döneminde serbest atışlara yeteri kadar önem verilmemiş olduğunu gördük. (Bu konu yıllardır basketbolumuzun adeta kanayan bir yarasıdır.)

Bu arada sizlere (A) Milli Takımımız adına gelecek vaat eden U19 Milli Takımımızın ALINLARINDAN ÖPÜLESİ pırıl-pırıl gençlerini takdim edelim:

Berke Büyüktuncel, Karahan Efeoğlu, Emir Arda Sivas, Samet Yiğitoğlu, Özgür Cengiz, Buğra Çal, Ege Tan Yıldızoğlu, Emre Melih Tunca, Eray Büyükcangaz, Kerem Kuthan Konan, Mehmet Efe Demirel ve Yiğit Hamza Mestoğlu.

(Bu oyuncularımızın adlarını gelecekte unutulmamaları adına özellikle belirtmek istedim.)

Şimdi de gelelim esas konuya…

Bakalım, basketbolumuzun geleceği olarak gördüğümüz bu gençlerimizden kaçı destek almadan kendi imkanları ile kendilerini geliştirip(!), eleğin üzerinde kalacaklar çok merak ediyorum doğrusu. Önceki yıllarda, Dünya ve Avrupa Alt yapı şampiyonalarında başarılı olan Milli Takımlarımızda çok iyi jenerasyonlar yakalamamıza rağmen, ne yazıktır ki karar vericilerimiz konuya sadece seyirci kalmış, bu gençlerimiz de takımlarındaki koçların yabancıları tercih etmeleri nedeniyle biri-ikisi dışında sadece kenarda havlu sallamakla yetinmiş, böylece yine eğitim zayiatı vermiş ve yine sınıfta kalmıştık.

Basketbolumuzun yetkililerini iş işten geçmeden ve bu eskimiş filmi tekrar tekrar görmemek adına bir kez daha göreve davet ediyorum. Artık, NBA’de forma giyen kaprisli ve ”Kendisini Bulunmaz Hint Kumaşı” zanneden (isimleri herkes tarafından bilinen) oyuncuların peşini lütfen bırakınız. Milli Takıma davet edilen bu isimlerden bahane uyduranlara (NBA yaz sezonunda kendimi geliştirmek istiyorum gibi) kapınızı lütfen kapatın. Yine artık, ”devşirmelerden ne medet umduk, ne bulduk” diyerek bu eski defterleri kapatıp, Türk oyun kurucuları (Örneğin; Ege Tan Yıldızoğlu ve niceleri gibi) yetiştirmeye zaman ayırın. Bu arada göstermelik toplantılarda, ”yabancı oyuncu kısıtlaması ile takımlarda yerli ve genç oyuncu oynatma zorunluluğu görüş alış- verişinde bulunduk(!)” gibi mazide kalmış demeçler karın doyurmuyor, bilesiniz.

Şimdi de konuyu (A) Milli Takım Koçu üzerinden değerlendirelim:

Soru: Koç Ergin Ataman neyi bekler ve neyi ister?

Cevap: Milli Takım formasını giymeye hazır oyuncuyu bekler ve ister.

Milli Takımın koçunun görevi, kadroya davet ettiği oyuncularına fundamental eğitimi vermek değildir. Onun temel görevi, board’a (taktik tahtasına) çizdiği oyun teknik ve taktiğini, yani oyun planını oyuncularının uygulamasını sağlamaktan ibarettir. Milli Takımın Koçu, fundamental’ı gelişmiş, takımlarında uzun süreler almış, sıcak Türk gençlerini ister. 85 milyonluk bir ülkenin 5 veya 10 takımından değil, alt ligler de dahil 30-40 takımından ve aynı ayarda elit 60-70 oyuncu arasından zorlanarak 12 oyuncu seçmek ister, ister de ister ama nafile, eldeki malzeme budur. Oysaki, basketbolumuzda, ”Ya bu malzemeyle işi götürürsün, ya da bu diyardan gidersin” mantığı egemendir.

Peki, çözüm nedir?

Çözüm; Yetkililerimizin iki dudağı arasındadır.

Artık, trene kaçmadan müdahale edilme zamanı gelmiştir ve hatta geçiyordur bile.

İşte size Türk Basketbolunun geleceğini oluşturan birbirinden değerli, DÜNYA ÜÇÜNCÜSÜ U19′ un 12 GENÇ ADAMI. Bu 12 Genç Adamı, ”12 DEV ADAMA” dönüştürebilmek sizin elinizde. Dünya basketbolunun en önemli ekollerinden Sırbistan’dan getirin bir fundamental koçunu, verin bu gençleri onun eline, ”eti senin, kemiği benim” deyin bakalım neler olacak? hep birlikte görelim. Sen nereden biliyorsun? diyenlere; Fransa, Yunanistan, İspanya ve İtalya örneklerini verelim. İşte, son yıllarda bu saydığım ülkeler (A) Milli Takımlar seviyesinde nerede, biz neredeyiz?  Bu konudaki yorumları da sizlere bırakıyorum.

Kısaca, ”Batı cephesinde değişen bir şey yok” ama gerçek olan bir şey var ki, o da U19 Erkek Basketbol Milli Takımımızın Macaristan’daki Dünya Kupası’nda büyük özveriyle oynadığı maçlarında ortaya koyduğu müthiş özgüven ve gelecek için yaktıkları güçlü ışık. Hayranlıkla izlediğim o arkadaşlık ve yüksek motivasyona sahip gençlerimize tebriklerimizi ve teşekkürlerimizi iletirken, baş antrenörümüz Fikret Doğan ve staff’ını da yürekten kutluyoruz.

TÜRKİYE SİZLERLE GURUR DUYUYOR GENÇLER…

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.