Betpasgiris.vip restbetgiris.co betpastakip.com restbet.com betpas.com restbettakip.com güvenilir casino siteleri casino siteleri canlı casino siteleri deneme bonusu veren siteler

sporgüncel spor haberlerifenerbahçegalatasaraybeşiktaştrabzonspor
DOLAR
47,2310
EURO
53,8755
ALTIN
6.149,78
BIST
14.077,67
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Parçalı Bulutlu
27°C
İstanbul
27°C
Parçalı Bulutlu
Cuma Az Bulutlu
27°C
Cumartesi Yağmurlu
22°C
Pazar Parçalı Bulutlu
27°C
Pazartesi Açık
30°C

Prof. Dr. Seyhan HASIRCI

dr.hasirci@t-online.de TMOK Üyesi ve Fair Play Komisyonu üyesi olan Prof. Dr. Seyhan Hasırcı, Koblenz Landau Üniversitesi Spor Bilimleri Enstitüsünde ders verdi. İstanbul Nişantaşı Üniversitesi Öğretim Üyesi, 2003 ten beri Almanya Olimpik Spor Birliği bünyesinde bulunan Türkiye masası danışmanı olarak görevini sürdürmekte. UEFA Taraftar experi olan Hasırcı, 2014 Yılından itibaren Spor Psikoloğu olarak çalışmalar yapmakta. Prof. Dr. Hasırcı’nın Spor Psikolojisi alanında birçok kitap ve makaleleri bulunmakta. 

Ülkemiz Çocuklarına Sunamadığımız Spor Eğitimi

13.07.2023
606
A+
A-

Bir ülkenin gelişmişliğinden söz ettiğimizde, o ülkenin geleceği olan çocuk ve gençlerine yapılan yatırımalar ve her alanda alınan başarılara bakmamız gerekir. Konu spor olunca kuşkusuz çok erken yaşlarda çocuklarımızın gerek zihinsel ve gerekse fiziksel gelişimlerine yaptığımız yatırımlar bizleri yakından ilgilenmektedir. Dünyada sporda başarıyı yakalamış ülkelere baktığımızda! Akademik olanaklarını erken yaşlarda çocuklarının gelişiminde uygulatmayı başarmış olan ülkeleri görmekteyiz. Bana göre ülkemizde bu başarıyı yakalayabilmek hiç de zor değildir.

Eğitim, amaçları, süreçleri ve yöntemleri olan önemli bir oluşumdur. Düşünce kaynağını FELSEFEDEN, doğruluğunu BİLİMDEN ve düzenini de TOPLUMDAN alan bir insan biçimlendirme sanatıdır. İnsanı biçimlendirme oluşumunda spor eğitiminin genel eğitime katkısı hiç kuşkusuz çok büyüktür. Biz Spor bilimcileri diyoruz ki; genel eğitim felsefesi Spor eğitimini de pozitif etkilesin ki, ülkemizde çok erken yaşlardan itibaren yetenekli çocuklarımız ortaya çıkarılsın ve onların gelişmelerini bilimsel bir bakış açısı ile eğitilmeleri sağlanarak bu döngü içerisinde birbirlerini karşılıklı besleyerek büyüsün.

Bu bağlamda; Gardner’in ‘zekâ alanlarını;

Dilsel zekâ: Yazma, konuşma, espriler yapma, okuma,

Mantıksal/Matematiksel zekâ: Problem çözme, sorgulama, hesap yapma, deney yapma,

Görsel/Alansal zekâ: Boyama, çizme, harita okuma, motif çizme, örnek yaratma,

Bedensel/Kinestetik zekâ: Dans, egzersiz, spor yapma, mümkün olduğunca hareket etme,

Müziksel/Ritmik zekâ: Şarkı söyleme, tempo tutma, müzik dinleme, enstrüman çalma,

Sosyal zekâ: Gruplarla çalışma, aracılık etme, birinin duygularını anlama,

Kişiye dönük zekâ: Derin düşünce, hayal kurma, hedef koyma, yalnız olma diye sınıflandırdığını biliyoruz.

Çocuklarda bilişsel şemaların gelişmesinde sporsal deneyimler de önemli rol oynarlar. Bu doğrultuda özellikle somut işlemler döneminde çocukların yapacakları sporsal etkinlikler, onların daha fazla işlem yapmasını sağlayarak bilişsel anlamda gelişmelerine yardımcı olabilecektir. Diğer yandan işlem öncesi dönemde de çocukların şemalarının gelişebilmesi için spor istendik ve önemli bir araç olarak ele alınmalıdır.

Çevresel ve ekolojik yaklaşıma sahip olan kuramcılar ise çevrenin çocuk gelişimi içindeki yerinin vazgeçilmez olduğunu vurgulamaktadırlar. Başlangıçta ana- baba- çocuk üçlüsü arasında oluşan çevresel yapı, daha sonra okul ve yaş grubu çocuklar ile yakınların katılmasıyla genişler bu iki aşama çocuğun gelişiminde önemlidir ama asıl exosystem olarak aktarılan yapıya dönüştürüldüğünde çocuk için artık daha büyük sistemlere gerek vardır.

Bu sistemsel yapılar için de ana babanın iş yeri, sosyal yakınlık içindeki bireyler ve arkadaş grubu, yerel yönetimlerin olanakları ve spor genel müdürlüğü gibi daha büyük kurumsal yapılar devreye girer. Bu yapı içindeki spor, çocuğun sosyalleşmesi, duygusal olarak gelişmesi ve gelecekte daha etkili ve istendik bir yetişkin olmasında önemli bir aracı olarak ele alınmalıdır. Çocukluk dönemindeki oyunlar ve sporsal etkinlikler aracılığı ile çocukların başkalarını düşünme ve paylaşma duygularının geliştirilmesi de olası görünmektedir (Lewitt ve ark. 1985). Çocukların anti sosyal davranışlardan kurtularak başkalarını düşünen bireyler şekline dönüştürülmelerinde sporsal etkinlikler önemli rol oynayabilir. Bu nedenle sistemlenmiş oyun ve sporsal etkinliklerin sayısının artırılması yararlı olacaktır.

Montessori, çalışmalarında çocukların daha uyumlu olabilmeleri için sporsal etkinliklerin gerek enerji boşalımı gerekse de çocukların paylaşımların geliştirilmesi ve kurallığının öğretilmesi açısından önemli olabileceğini belirtmektedir.

Görüldüğü gibi çocuk eğitimi ile ilgili önemli eğitim bilimciler, çocuğun zihinsel gelişiminde egzersizin ya da halk dilinde sporun ne kadar çok önemli olduğunu üstüne basarak açıklamaya çalışmışlardır. Durum böyle iken ülkemizde eğitimle ilgili kurum ve kuruluşların çocuk ve gençlerimizin sporda ve genel anlamda gelişimlerine ne kadar katkı koydukları ve çocuklarımıza bu alanda verdikleri desteğe bakmak durumundayız! Bunun ölçüsü kuşkusuz ülke düzeyinde sporda aldığımız başarı ölçü olarak baz alınabilir.

Ülke olarak sporun her alanında çok başarılı olduğumuzu söyleyebilmek mümkün değildir! İtirazı olan arkadaşlarıma hemencecik küçük bir sorum olacak; Ülkemizin seçkin futbol kulüpleri, hele bir tanesi son günlerde maçlarına sahada 11 adet ismini bile sayamadığım yabancı uyruklu futbolcularla çıkmaktadır, Neden? Ülke sporumuzun kalkınmışlığı bu mudur?

Daha buna benzer yüzlerce örnek verebilirim. Bir ilgi çekici örnek ise, Ulusal takımlarımızda yer alan devşirme sporcular. 30 milyona yaklaşan genç nüfusa sahip olan güzel ülkemize yakışıyor mu? Doğrusu ben yakıştıramıyorum! Bunun sorumluları hiç zaman kaybetmeden iyice düşünüp farklı bir yöntem bulmalıdırlar. Bir başka sorum da; milyonlarca genç içerisinden bulup çıkardığımız ve Fenerbahçe Spor Kulübünden Real Madrid’e transfer ettiğimiz Arda Güler ile ilgili olacak: Arda neden Avrupa’yı tercih etti? Arda gibi onlarca sporcu neden yetiştiremiyoruz? Hiç kendinize bu soruyu sordunuz mu? Doğrusunu isterseniz bu soruların cevabını siz değerli okurlarımdan öğrenmek isterim! Ve Arda daha 18 yaşında. Arda’nın bundan sonraki eğitimi ne olacak? Merak etmiyor değilim. Bu arada hatırlatmak isterim! Çok küçük yaşlarda Beşiktaş’tan Barcelona’ya transfer olmak üzere İspanya’ya giden Muhammet’e ne oldu? Bence Muhammet Maradona’ya değil kendi özüne döndü! Yani yazık oldu Muhammet’e

Yazarın Diğer Yazıları
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.