Betpasgiris.vip restbetgiris.co betpastakip.com restbet.com betpas.com restbettakip.com güvenilir casino siteleri casino siteleri canlı casino siteleri deneme bonusu veren siteler

sporgüncel spor haberlerifenerbahçegalatasaraybeşiktaştrabzonspor
DOLAR
44,9122
EURO
52,7368
ALTIN
6.873,44
BIST
14.375,40
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Yağmurlu
10°C
İstanbul
10°C
Yağmurlu
Perşembe Az Bulutlu
14°C
Cuma Az Bulutlu
17°C
Cumartesi Parçalı Bulutlu
19°C
Pazar Parçalı Bulutlu
19°C

Nursel GÜLAY

nurselgulay@gmail.com 1945'te İzmir'de doğdu. Okul spor yurtlarında başladığı atletizme; milli sporcu, uluslararası hakem, hakem hocası, il temsilcisi, kulüp yöneticisi, federasyon üyesi olarak hizmet etti. Spor muhabirliği ile başlayan meslek yaşantısında hep sporla iç içe görevlerde bulundu. İzmir Beden Terbiyesi Bölge Müdürlüğü ve Ege Üniversitesi Beden Eğitimi Spor Yüksek Okulu'nda memur olarak, İzmir AAK, Yu-Pi ve Çimentaş Kulüplerinde ise yönetici olarak çalıştı. İzmir Masters Derneği, Naili Moran Atletizm Vakfı, Bornova Kültür Sanat Spor Vakfı, İstanbul Atletizm Vakfı gibi kurumlarda çeşitli görevler alan Gülay, Türkiye Futbol Adamları Derneği tarafından 'İnsanlar Yaşarken de Anılmalıdır' organizasyonunda “Spora Hizmet Ödülü” ile taltif edildi. Gülay, Halen, TMOK ve Türkiye Atletizm Vakfi üyesi olarak Türk Sporuna katkısını sürdürmeye çabalıyor.

SERBEST ÇAĞRIŞIM

25.07.2023
1.048
A+
A-

Geçtiğimiz haftanın hepimiz için en güzel olayı, hiç kuşkusuz Kadın Milli Voleybol Takımımızın hepimizin göğsünü kabartan başarısı oldu. Kızlarımızın şampiyonluğa giden maçlarını soluksuz izlerken neler hissetim, neler düşündüm, hafızam beni nerelere götürdü, bu yazıda sizlerle bunları paylaşmak istiyorum.

Elbette Filenin Sultanları son derece yetenekli ve deneyimli sporculardan oluşuyor, ancak siz de takdir edersiniz ki Melissa Vargas’ın ‘tanrı vergisi yeteneği’ şampiyonluk yolunda en büyük silahımız oldu.

Sporla iç içe geçen koca bir ömürde bu tür yeteneklerle kimi zaman karşılaşırsınız. Adeta o spor dalı için doğmuştur, herkes ‘o noktaya’ gelebilmek için olağanüstü çabalar sarf ederken o müthiş yetenek, adeta günlük hayatının bir parçası gibi mücadele eder ve başarıya ulaşır.

Örneğin Çimentaş Atletizm Kulübü’nde yetişen sporcularımdan Ruhan İşim tam da böyle bir yetenekti ve o yeteneği ona önce ulusal başarıları ardından ABD’de iyi bir üniversitede eğitimin kapılarını araladı. Yeteneğin getirdiği güzel derecelere iyi bir yaşamın kapılarını açan iyi bir eğitim…

Spora başladığım ilk yıllara döndüm. Karşıyaka Kız Meslek Lisesi’nde okuyan, 7 çocuklu bir ailenin 5. sıradaki ilk kız çocuğuyum. Ekonomik olarak oldukça güç koşullarda yaşıyoruz. Hepsi okul yaşlarında birer ikişer yaş arayla tam 7 çocuk. İşte tam bu koşullarda, önce beden eğitimi dersinde, ardından okul spor yurtlarında kendimi gösterdiğim spor yaşantım başladı.

Benim için spor sahası; belki de hayatın tüm zorluklarından uzak, içinde herkesin aynı ayakkabıyı, aynı formayı giydiği, para harcamak zorunda kalmadığın, başarının ödüllendirildiği, sıkı arkadaşlıkların yaşandığı bir alan olduğu için çok değerliydi.

Kısa sürede kendimi geliştirdim, İzmir Takımı’na seçildim. Okulda Pazartesi sabahı bayrak töreninde o hafta sonu başarı kazanan arkadaşlarımla birlikte okula takdim edildim. Başarılarım önce onurlandırılarak ödüllendirildi.

Ardından hiç unutamadığım o gün, durumlarımızı da takip eden coğrafya öğretmenimiz iki üç arkadaşımla birlikte çağırıp: “Çocuklar sizlerle gurur duyuyoruz. Okulumuz, sizin gibi başarılı sporculara destek olmak için kitap, kırtasiye masraflarınızın önemli kısmını karşılıyor ayrıca öğlen yemeklerinde kullanmanız için yemek fişi de veriyor” dedi. Başımızı önümüze eğdik, utandığımızı anlayan öğretmenimiz; “bunda utanılacak hiçbir şey yok, bu sizin başarınızın karşılığı” deyince rahatladık.

Tüm spor yaşantımın en anlamlı, en lezzetli köfte ekmeğini, ben ‘hak ettiğime inandığım’ o fişle yedim.

Spor sahası artık sadece ‘herkesin eşit olduğu’ bir yerin ötesinde, minik de olsa bir maddi karşılık da veriyordu.

İtiraf edeyim, yetenekliydim, azimliydim, yarışmacıydım, sporcu ruhum vardı ama benim başta belirttiğim gibi ‘tanrı vergisi’ çok özel bir yeteneğim yoktu. Zaten bu tür sporcular her kuşakta ancak bir kez denk gelir. Belki de benim ve birlikte disk attığımız arkadaşlarımızın şansına, o dönem o nitelikte bir rakibimiz de yoktu…

Günümüzde, Vargas’ı Küba’nın küçük bir kentinden Türk Vatandaşlığına, oradan Dünya Kupası’nın En Değerli Oyunculuğuna getiren, Ruhan’a ABD’ye iyi bir eğitim olanağı sağlayan yetenekleri, 1960’lı yılların Türkiye’sinde genç sporculara; kitap, kalem, defter ve öğle yemeği fişi verebiliyordu.

O yıllarda bu vizyona sahip tüm öğretmenlerimi, idarecilerimi saygı ve minnetle anıyorum.

Onlardan aldığım meşaleyi ilerleyen yıllarda tüm idarecilik yıllarımda gururla taşıdım. Diğer yönetici arkadaşlarımızla birlikte ekonomik olarak zorda olduğunu bildiğimiz tüm sporcularımıza kimi zaman kulüp imkanlarını zorlayarak yardımcı olmaya çabaladık.

Şimdi gururla bizim alıp yeni nesillere devrettiğimiz meşalenin aynı güçle yandığını görüyorum. En büyük mutluluk budur.

Yazarın Diğer Yazıları
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.