Betpasgiris.vip restbetgiris.co betpastakip.com restbet.com betpas.com restbettakip.com güvenilir casino siteleri casino siteleri canlı casino siteleri deneme bonusu veren siteler

sporgüncel spor haberlerifenerbahçegalatasaraybeşiktaştrabzonspor
DOLAR
45,9046
EURO
53,3739
ALTIN
6.656,81
BIST
13.662,75
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Az Bulutlu
25°C
İstanbul
25°C
Az Bulutlu
Çarşamba Açık
28°C
Perşembe Hafif Yağmurlu
25°C
Cuma Parçalı Bulutlu
23°C
Cumartesi Az Bulutlu
23°C

Avni KÜPELİ

avnikupeli@hotmail.com TRT’de, uzun yıllar muhabir, spiker ve haber-spor dairesi başkan yardımcılığı görevlerinde bulundu. Türk Televizyonlarının ilk basketbol programı olan “Pota”yı 18 yıl aralıksız hazırlayıp, sundu. Bu dönem içinde TRT’nin yurt içi ve yurt dışında yayınladığı basketbol maçlarının televizyondan anlatımında bulundu. Çeşitli gazetelerde köşe yazarlığı da yapan, TMOK üyesi ve sürekli basın kartı sahibi. İstanbul Nişantaşı ve İstinye Üniversitelerinde Öğretim Görevlisi olarak yer alıyor.

POTADA YİNE HÜSRAN YİNE HASRET VAR

22.08.2023
803
A+
A-

Kayahan ve Nilüfer’in eşsiz yorumlarıyla adeta dillere pelesenk olan ”Esmer Günler” şarkısının birkaç dizesini hatırlayalım:

-Demek yine bana hüsran

-Bana yine hasret var

-Yine bana esmer günler düştü, eyvah!

Bu dizeler, son yıllarda (A) Milli Basketbol Takımımız ile yaşadığımız ESMER GÜNLERİ ne güzel de açıklıyor değil mi?

Çok gerilere gitmeyelim; 2022 Avrupa Şampiyonası’nda son 16’dan yukarı çıkamayan, 2023 yılına sarkan FIBA Dünya Kupası’na henüz eleme aşamasında veda eden Milli Takım, son hüsranını ülkemizin ev sahipliği yaptığı 2024 Paris Olimpiyat Oyunları Ön Eleme turundan çıkamayarak yaşadı ve yaşattı.

Şimdi de turnuva öncesinde bünyemizde yaşananları bir hatırlayalım:

-(A) Milli Takım aday kadrosuna davet edilen nazlı NBA etiketli oyuncularımızdan bazılarının ”çok yorgunuz(!)” bahanesiyle kampa katılmak istememeleri ve sadece maçlarda oynayabiliriz mesajları vermeleri karşısında TBF’nin devreye girerek (Cedi Osman haricinde) orta bir yol bulmaya çalışması,

-Milli Takım formasını giymenin anlam ve önemini idrak edememeleri normal olan (!) iki devşirmemiz Shane Larkin ve Scottie Wilnbekin’in ”sakatlığımız var, aman bize dokunmayın” dedikten sonra telefonlara bile çıkmayarak, kayıplara karışmaları karşısında Fenerbahçe ve Anadolu Efes Kulübü yönetimlerinin oyuncularına sahip çıkma çabaları,

-TBF Başkanının, Shane Larkin ve Scottie Wilbekin ile ilgili bilinmeyenleri ve konunun perde arkasını, turnuva sona erdikten sonra açıklayacağım diyerek kafaları daha da karıştırması,

-Kamp döneminde gücümüzü sınayabileceğimiz güçlü rakiplerle maç yapmaktan kaçınmamız gibi, gibi…

Tüm bu saydıklarımız madalyonun bir yüzüydü. Madalyonun diğer yüzüne yani İstanbul’daki Ön Eleme Turuna katılan takımlara baktığımızda ise bir zamanlar Dünya ve Avrupa ikinciliğine ulaşmış basketbolumuza karşı kendimize denk kabul edebileceğimiz tek rakibimiz vardı, o da Hırvatistan idi ve sonunda da turnuva, Türkiye ile Hırvatistan arasında final özelliği taşıyan elemelere yükselme maçına sahne oldu. Bu maç öncesinde grubumuzda ve yarı finalde oynadığımız dünya sıralamasında bizim çok gerimizde yer alan rakiplerimiz; İzlanda, Bulgaristan, Ukrayna ve İsveç karşısında farklı skorlara imza atmamızla coşan ve Alperen Şengün’ün ”one man show” resitallerine hayran kalan yazılı ve görsel (geleneksel) medyanın yanı sıra asparagas yayınların merkezi konumundaki sosyal medya, Milli Takımımızı şişirdikçe şişirdi ve bu maçlarda bile gözle görülen eksikleri görmemezlikten geldik ve bir anda kendimizi dev aynasında gördük ama ”kazın ayağı hiçte öyle değildi.” Yani, bu görüntüler zahiriydi, yani yanıltıcıydı. Bunu ne zaman mı anladık? Bunu, ancak Hırvatistan gibi bir  ”fundamental kayasına” çarparak anladık ama ”atı alan çoktan Üsküdar’ı geçmişti bile.”

Hırvatistan ile oynadığımız Olimpiyat Elemelerinde yer alma maçında takımımızın dümeninde (guard pozisyonunda) zaman zaman Şehmus Hazer, Kenan Sipahi ve Berk Uğurlu vardı ama yoktu. Bu 3 oyuncumuzun da oyun sitillerini beğenen bir basketbol insanı olarak, ne yazıktır ki bu değerlerimizin yeterli performansı sergileyemediklerine hep birlikte şahit olduk. Takımın beyni konumundaki bu pozisyonda gözlerimiz gerilere giderek Kerem Tunçeri,  Orhun Ene ve Ender Arslan’ın  oyunculuk dönemlerini aradı, durdu. Özellikle karşılaşmanın ilk yarısının sonlarına doğru rakibin yağmur gibi gelen 3 sayılık basketleri karşısında koç Ergin Ataman’ın 3 sayı savunmasını unutan oyuncularını uyandırmak ve maça asılmalarını sağlamak adına aldığı ”taktiksel teknik faul” bile olumsuz gidişatı düzeltmeye  yetmedi. Bu arada yıllardır sürekli olarak yaşadığımız serbest atışlarda 2’de 1 veya 2′ de 0 alışkanlığımız devam edince yapabileceğimiz fazla bir şey de kalmamış oldu. (Not: Oyunun taktiksel anlayışına değinerek sizleri daha fazla yormak istemiyorum.)

Uzun lafın kısası; Bir Olimpiyat Oyunları’na katılma hayali daha bir başka yaza kalmış oldu.

Biz yine önerimizi yapalım da günah bizden gitmiş olsun.

Sayın TBF Başkan ve yöneticilerine sesleniyorum;

Beyler, devşirme oyuncularla gidermeye çalıştığınız guard pozisyondaki probleme, devşirdiğiniz oyuncularınızın varlığına ve yokluğuna rağmen yine de bir çare bulamadınız. Onlarsız olmuyor diye düşünebilirsiniz ama gelin isterseniz bu pozisyon için yerli oyuncular bulma çabası içinde olalım ve bulduğumuz değerlerimizi de elit oyuncular haline getirmeye çalışalım. Örneğin; ABD’nin NCISAA Eyalet takımında en iyi oyuncu seçilen ve UC Irvine ekibinin 42. William Jones Kupası’nı kazanmasında başrolü oynayan 18 yaşında ve 1.93 boyundaki point guard Türk genci Derin Mark Saran’ı alın getirin, Milli Takıma monte edin bakalım neler olacak hep birlikte görelim. Yine bu yıl Dünya üçüncüsü olan U19 Milli Takımımızın oyun kurucuları da (A) Milli Takıma göz kırpıyor ama anlayana(!)

Ne dersiniz; ”lafla peynir gemisi yürümüyor” değil mi?

O halde vakit geçirmeden icraata geçmeye var mısınız?

 

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.